I. Giriş: Borçla Ölen Bir Yakının Mirası İçin Ne Kadar Süre Var?
Bir yakının ölümünün ardından aylar geçer ve bir gün bankadan bir ihtarname ya da icra dairesinden bir ödeme emri gelir. Ölenin kredi borcu, başkasına verdiği bir kefalet ya da ödenmemiş vergisi ortaya çıkar. Mirasçılar çoğu zaman bu borçlardan habersizdir. Oysa Türk hukukunda miras, mirasçı ayrıca kabul ettiğini söylemese de ölümle birlikte kendiliğinden geçer. Mirasçı, ölenin borçlarından kişisel olarak sorumlu olur ve diğer mirasçılarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulur.1
Bu sonuçtan kurtulmanın temel yolu mirası reddetmektir. Kanun bunun için üç aylık bir süre tanır. Süre kısadır, ama uygulamada asıl sorun sürenin kendisinden çok, ne zaman başladığı, hangi davranışların ret hakkını ortadan kaldırdığı ve süre kaçırılınca neler yapılabileceğidir.
Bu yazıda bu soruları Yargıtay'ın güncel kararları ışığında ele alıyoruz. Terekenin borca batık olduğunun ispatına ilişkin hükmen ret davasını ayrı bir yazıda incelemiştik. Burada o yola, süre kaçırıldığında başvurulabilecek bir seçenek olarak değineceğiz.
II. Mirası Reddetmek Ne Sağlar, Hangi Ret Yolları Var?
Türk Medeni Kanunu (TMK) iki ayrı ret biçimi öngörür. Birincisi gerçek rettir: yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir (m.605/1). İkincisi hükmen rettir: miras bırakanın ödemeden aczi ölüm tarihinde açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (m.605/2).2
İki yol arasındaki fark uygulamada belirleyicidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre gerçek retde mirasçının ret süresi içinde mirası kayıtsız şartsız reddettiğini sulh hâkimine açıklaması ve reddi tescil ettirmesi gerekir; bu süre içinde hiçbir şey yapmamak mirası kabul sonucunu doğurur. Hükmen retde ise reddin açıklanması ve tescili gerekmez, bu yol bir süreye de bağlı değildir. Ancak hükmen ret yalnızca alacaklılara karşı açılacak bir davayla ya da itiraz veya savunma yoluyla ileri sürülebilir.3
Gerçek ret için terekenin borca batık olduğunu ispatlamak gerekmez. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2026 tarihli bir kararına göre mirasçıların mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini sözlü veya yazılı olarak beyan etmeleri yeterlidir. Başvuru herhangi bir alacaklıya husumet yöneltilmeden, yani hasımsız olarak yapılır. Dilekçede terekenin borca batık olduğunun belirtilmesi de talebi hükmen ret davasına dönüştürmez. Daire bu gerekçeyle, kendini görevsiz sayan sulh hukuk mahkemesinin kararını bozmuştur.4
Mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.5 Hukuk Genel Kurulu'na göre mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olduğundan, para alacağı için alacaklı bütün mirasçılara karşı takip yapmak zorunda değildir. Dilediği bir veya birkaç mirasçıya karşı takip yapabilir ya da dava açabilir.6
III. Üç Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
A. Kural: Süre Ölümün Öğrenildiği Gün Başlar
TMK m.606'ya göre miras üç ay içinde reddedilebilir. Süre yasal mirasçılar için miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlar. Mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat ederlerse süre bu öğrenme tarihinden işler. Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için süre, miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar. Hukuk Genel Kurulu bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu vurgulamaktadır.7
Kanun süreyi borcun öğrenildiği güne değil, ölümün ya da mirasçılık sıfatının öğrenildiği güne bağlamıştır. Ölümden aylar sonra ortaya çıkan bir borç üç aylık süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz. Bu durumda başvurulabilecek yollar sürenin uzatılması talebi ile hükmen rettir. İkisi aşağıda ayrıca ele alınmıştır.
"Mirasçı olduğunu sonradan öğrenme" istisnası, ölenle hiçbir bağı kalmamış ya da akrabalık ilişkisinden haberi olmayan kişiler için önem taşır. Kanundaki "ispat edilmedikçe" ifadesi nedeniyle bu olguyu ispat yükü mirasçıdadır. Bu nedenle öğrenme tarihini gösteren belgelerin (tebligat, ihtarname, nüfus kaydı yazışması gibi) saklanması gerekir.
B. Sonradan Mirasçı Olanlar: Torunlar ve Diğer Yakınlar
Bir mirasçının mirası reddetmesi üzerine miras daha önce mirasçı olmayan kişilere geçerse, bu kişiler için ret süresi önceki mirasçıların mirası reddettiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.8
Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin incelediği olayda babaanne 08.02.2015 tarihinde ölmüş, mirasçılarından biri, yani torunun ebeveyni, mirası 27.05.2015 tarihli ve 29.07.2015 tarihinde kesinleşen kararla reddetmişti. Torun 12.10.2015 tarihinde ret başvurusunda bulundu. İlk derece mahkemesi üç aylık sürenin dolduğu gerekçesiyle talebi reddetti. Daire, torunun süresinin babasının reddini öğrendiği tarihten başladığını belirtti. Mahkemenin toruna öğrenme tarihini ispat imkânı tanıması gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.9
C. Özel Durumlar
Koruma önlemi olarak terekenin yazımına karar verilmişse ret süresi, yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından mirasçılara bildirilmesiyle başlar.10
Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer. Bu kişiler için süre, kendi miras bırakanlarına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, ölen mirasçıya tanınan ret süresi dolmadıkça sona ermez.11
IV. Ret Nasıl ve Hangi Mahkemeye Yapılır?
Mirasın reddi, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve kayıtsız şartsız olmalıdır. Sulh hâkimi beyanı bir tutanakla tespit eder. Süresi içinde yapılan ret beyanı mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır. Reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.12 Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), mirasın reddi beyanının tespiti ve tescilini çekişmesiz yargı işleri arasında sayar.13
Yetkili mahkeme. Çekişmesiz yargı işlerinde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m.384). Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 07.09.2026 tarihli kararında bu kuralı mirasın gerçek reddine uyguladı. Olayda ölenin son yerleşim yeri İstanbul'du; mirasçılar ise başvuruyu Balıkesir'deki bir sulh hukuk mahkemesine yapmıştı. Önce Balıkesir'deki, ardından İstanbul'daki mahkeme yetkisizlik kararı verdi. Daire, HMK m.384'e dayanarak başvurunun yapıldığı Balıkesir'deki mahkemeyi yargı yeri olarak belirledi.14 Kısacası mirasçı, ölenin yaşadığı şehre gitmek zorunda olmadan kendi oturduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurabilir.
Sulh hâkiminin incelemesi. Gerçek ret başvurusunda sulh hâkimi, reddin süresinde yapılıp yapılmadığını ve reddedenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını inceler. Bu iki koşul gerçekleşmişse ret beyanını tespit ve tescil eder.15 Gerçek retde reddin sebebi sorulmadığından hâkim, terekenin borca batık olup olmadığını araştırmaz.
Avukat aracılığıyla ret. Yargıtay, vekil aracılığıyla yapılan başvurularda mirasın reddi yetkisini açıkça içeren özel vekâletname aranmasını istiyor. 7. Hukuk Dairesi 04.03.2026 tarihli bir hükmen ret dosyasında, bu vekâletname temin edilmeden hüküm kurulmasını bozma sebepleri arasında saymıştır.16 Genel dava vekâletnamesine güvenip süreyi son güne bırakmak bu nedenle risklidir.
Çocuk adına ret. Anne veya baba hem kendi adına hem de küçük çocuğu adına mirası reddediyorsa, yasal temsilci ile çocuğun menfaatleri çatışabilir. Yargıtay böyle bir dosyada TMK m.426'nın 2. bendi uyarınca küçüğe temsil kayyımı atanmasını, davanın kayyım tarafından sürdürülmesini istemiştir. Yargılama sırasında reşit olan çocuğun yapılan işlemlere muvafakatinin alınması gerektiğini de belirtmiştir.17 Kayyım atanması zaman alabileceğinden çocuk adına yapılacak başvurularda süreyi son güne bırakmamak gerekir.
V. Hangi Davranışlar Mirası Kabul Sayılır ve Ret Hakkını Düşürür?
TMK m.610/2'ye göre ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmasını önlemek için dava açılması ve icra takibi yapılması ret hakkını ortadan kaldırmaz.18
Hangi davranışın "karışma" sayılacağı konusunda Hukuk Genel Kurulu'nun 1950 tarihli bir kararındaki ölçüt bugün de uygulanıyor. Bu ölçüte göre belirleyici olan, işlemi yapan mirasçının amacıdır. Amaç mirasçı sıfatıyla terekede tasarruf etmek değil de mirası kabul ederse ileride doğacak zararı önlemekse, işlem olağan yönetim sayılır. Kararda malların çalınmaması için önlem almak, malları deftere geçirmek, zamanaşımını kesmek için dava açmak ve davayı önlemek için acil borçları ödemek örnek olarak gösterilmiştir.19
A. Ret Hakkını Düşüren Davranışlar
Tapuda intikal. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2024 tarihli kararına konu olayda mirasçılar, ölümden yaklaşık üç ay sonra miras bırakana ait taşınmazları veraset ilamıyla kendi adlarına tescil ettirmişti. Daha sonra açtıkları hükmen ret davasında bankanın borcu ölümden bir yıl sonra bildirdiğini ileri sürdüler. Daire, taşınmazların mirasçılar adına tescilinin terekenin sahiplenildiğini gösterdiğini kabul ederek davanın reddini onadı.20
Tereke malının satışı. Kapatılan 14. Hukuk Dairesi'ne göre mirasçıların terekedeki bir taşınmazın payını satması, tereke mallarını kendine mal etme, yani mirasın benimsenmesi anlamına gelir ve mirasçıyı ret hakkından yoksun bırakır.21 Hukuk Genel Kurulu bu kurala aşağıda anlatılan sınırlı bir istisna getirmiştir.
B. Ret Hakkını Düşürmeyen Davranışlar
7. Hukuk Dairesi 2021 tarihli bir kararında üç durumu açıkça ayırmıştır. Birincisi, mirasçının kendisine yönelik haciz baskısı altında miras bırakanın bir borcunu ödemesidir; bu ödeme tereke işlemlerine karışma sayılmaz. İkincisi, mirasçının yasal yükümlülüğünü yerine getirerek veraset ve intikal vergisi beyannamesi vermesidir; bu da mirası kabul anlamına gelmez. Üçüncüsü, miras bırakanın sağlığında yaptırdığı hayat sigortası nedeniyle ödenen tazminattır. Bu tazminat hak sahipliği sıfatından doğar ve terekeye dahil değildir.22
Aynı Daire 2024 tarihli bir kararında, mirasçıların borcun tamamından habersizken haciz baskısından kurtulmak için ihtirazi kayıtla kredi borcunu yapılandırmasının mirası kabul anlamına gelmediğine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Olayda banka, ölüm üzerine hesabı kat etmiş ve borç bir hafta içinde ödenmezse yasal yola başvurulacağını bildirmişti.23
C. Hukuk Genel Kurulu'nun İstisnası: Borçtan Habersizken Elde Edilen Cüzi Değer
Hukuk Genel Kurulu'nun 15.11.2022 tarihli kararına konu olayda miras bırakan 27.09.2012 tarihinde bekâr ve çocuksuz olarak ölmüştü; annesi ve kardeşi mirasçı oldu. Ölenin, çalıştığı şirketin kredisine kefil olmasından doğan ve 03.04.2014 tarihinde 814.210,09 TL'ye ulaşan bir borcu vardı. Mirasçılar bu borçtan habersiz olarak veraset ve intikal vergisi beyannamesi verdi. Ölene babasından kalan bir taşınmazdaki pay da 31.03.2014 tarihinde taşınmazla birlikte satıldı. Kurulun yaptığı hesaba göre ölenin bu taşınmazdaki payının değeri yalnızca birkaç bin liraydı.
Hukuk Genel Kurulu, fahiş bir tereke borcu karşısında borç bilinmeden terekeden çok cüzi bir değer elde edilmesinin TMK m.610/2 anlamında mirasın benimsenmesi sayılamayacağına karar verdi. Kurula göre aksi kabul dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olurdu. Kurul bu gerekçeyle yerel mahkemenin direnme kararını oybirliğiyle onadı.24
Bu istisnanın sınırları dardır. Kararda iki unsur birlikte aranmıştır: mirasçıların borçtan habersiz olması ve elde edilen değerin borçla kıyaslanamayacak kadar küçük kalması. Bu iki unsur bulunmadığında, intikal ve satış gibi işlemler kural olarak ret hakkını düşürür. Kanaatimizce ret düşünülen dönemde tereke mallarına hiç dokunulmaması en güvenli yoldur.
VI. Ailede Kimlerin Reddetmesi Gerekir?
Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığında kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer.25 Bunun pratik sonucu şudur: yalnızca baba mirası reddederse onun payı, kendi çocuklarına, yani ölenin torunlarına geçebilir. Torunlar için ret süresi, babalarının reddini öğrendikleri tarihten başlar (yukarıda III/B).
En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse sonuç farklıdır. Bu durumda miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; tasfiye sonunda bir değer artarsa, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.26 Altsoyun tamamı mirası reddederse ise onların payı sağ kalan eşe geçer.27 Bu nedenle eşin de ayrıca karar vermesi gerekir.
Hukuk Genel Kurulu 12.02.2025 tarihli kararında bu ayrımı netleştirdi. Olayda ölenin eşi ve dört çocuğu en yakın yasal mirasçılardı. Bunlardan dördü mirası 2016'da sulh hukuk mahkemesinde reddetmiş, kalan mirasçının mirası reddettiğine dair hüküm de eldeki davada kurulmuştu. Davayı ayrıca mirası reddedenlerin çocukları da açmıştı. Bölge adliye mahkemesi bu torunların mirasçı sıfatı kazandığını kabul etti. Hukuk Genel Kurulu ise farklı düşündü: en yakın yasal mirasçıların tamamının reddi hâlinde miras sonraki derecedeki mirasçılara geçmez, sulh hukuk hâkimi kendiliğinden resmî tasfiye yoluna gider ve tasfiye yapılmadan mirasçılara intikal yapılamaz. Kurul torunların davada taraf sıfatı bulunmadığına karar vererek direnme kararını oybirliğiyle bozdu.28
Kanun ayrıca reddeden mirasçılara, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılara mirası kabul edip etmeyeceklerinin tasfiyeden önce sorulmasını isteme imkânı tanır. Bu durumda sonra gelen mirasçılar bir ay içinde kabul etmezlerse mirası reddetmiş sayılırlar.29
VII. Ret Süresi İçinde Mirasçılar Hakkında İcra Takibi Yapılabilir mi?
İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.53'e göre terekenin borçlarından dolayı takip, ölüm günüyle birlikte üç gün geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse takip, Medeni Kanun'da belirtilen süreler geçinceye kadar geri kalır.30
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu kuralın kamu düzeninden olduğunu vurgulamaktadır. Kararına konu olayda bono keşidecisi 06.11.2014 tarihinde ölmüş, alacaklı 24.11.2014 tarihinde takip başlatmıştı. Ödeme emri bu nedenle mirasçılara gönderildi. Mirasçılar, mirası 10.02.2015 tarihli kararla reddettiklerini ancak 10.01.2022'de icra mahkemesine başvurarak ileri sürdü ve takibin iptalini istedi. Bölge adliye mahkemesi başvuruyu süre aşımı nedeniyle reddetti. Daire ise üç aylık ret süresi dolmadan mirasçı aleyhine yapılan takibin İİK m.53'e aykırı olduğunu belirtti. Bu aykırılık kamu düzenine ilişkin olduğundan şikâyetin süreye bağlı olmadığına hükmederek kararı bozdu.31
Uygulamada ret kararından sonra da ödeme emri gelebilir. Mirası reddeden mirasçının ret belgesini alması ve hakkındaki takiplerde bu belgeyi icra mahkemesine sunması gerekir.
VIII. Üç Aylık Süre Kaçırıldıysa Ne Yapılabilir?
A. Sürenin Uzatılması veya Yeni Süre Verilmesi
TMK m.615'e göre önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir. HMK da mirasın reddi süresinin uzatılmasını çekişmesiz yargı işleri arasında sayar.32
Kapatılan 14. Hukuk Dairesi'nin incelediği olayda miras bırakan 2008'de ölmüş, geride eşi ve o sırada 16 yaşında olan kızı kalmıştı. Mirasçılar, ölenin borcu olmadığını düşündükleri için mirası reddetmediklerini ve vergi borcunu yeni öğrendiklerini belirterek 2013'te ret süresinin uzatılmasını ve reddin tespitini istedi. Mahkeme talebi hükmen ret davası sayarak görevsizlik kararı verdi. Daire ise talebin m.615'e dayandığını belirtti ve inceleme görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle kararı bozdu.33 Kararda önemli sebebin bulunup bulunmadığı tartışılmamıştır. Bu değerlendirme, ilk derece mahkemesinin yapacağı inceleme sonucuna bırakılmıştır.
Kanun "önemli sebep" kavramını tanımlamaz; değerlendirme hâkimin takdirindedir. Kanaatimizce talebin dayandığı olgunun (borcun gizli kalması, mirasçının ağır hastalığı ya da yurt dışında bulunması gibi) belgelerle ortaya konması ve olgu öğrenilir öğrenilmez başvurulması talebin kabul şansını artırır.
B. Hükmen Ret: Süreye Bağlı Olmayan Yol
Süre kaçırıldıysa en sık başvurulan yol hükmen rettir. Hukuk Genel Kurulu'na göre mirasçı, terekenin borca batık olduğunun tespitini bir süreye bağlı kalmaksızın alacaklılara karşı açacağı bir davayla isteyebilir. Kendisine karşı açılan bir davada bu durumu itiraz ya da savunma yoluyla da ileri sürebilir.34
7. Hukuk Dairesi'nin 04.03.2026 tarihli kararı bu davanın usulünü özetler. TMK m.606'daki üç aylık süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Mahkeme, ölenin ölüm tarihindeki malvarlığını ve borçlarını bankalar, trafik tescil, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğünden sorarak araştırmalı, mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığını da incelemelidir.35 Hükmen ret yolu da m.610/2'deki davranışlarla kapanır. Yukarıda anlatılan intikal ve satış örnekleri bu davada da mirasçının aleyhine sonuç doğurur. Terekenin borca batıklığının nasıl ispatlanacağını hükmen ret yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
IX. Mirası Reddettikten Sonra Alacaklılar Ne Yapabilir?
Mirasçının kendi alacaklıları. Malvarlığı kendi borçlarına yetmeyen bir mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali davası açabilir. Reddin iptaline karar verilirse miras resmen tasfiye edilir ve reddeden mirasçının payına düşen değerden önce itiraz eden alacaklıların alacakları ödenir.36 Yargıtay uygulamasında mirasın reddi, şartları varsa tasarrufun iptali davasına da konu edilebilmektedir.37
Ölenin alacaklıları. Ödemeden aciz bir miras bırakanın mirasını reddeden mirasçılar da tamamen sorumluluktan kurtulmuş olmayabilir. TMK m.618'e göre bu mirasçılar, ölenin alacaklılarına karşı, ölümden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumludur. Olağan eğitim ve öğrenim giderleri ile âdet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır. İyi niyetli mirasçılar ise ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olur.38
7. Hukuk Dairesi 25.12.2024 tarihli kararında, ölenin alacaklısının açtığı "mirasın reddinin iptali" davasını bu madde kapsamında değerlendirdi. Daire bu davanın şartlarını şöyle sıraladı: miras açılmış olmalı, ödemeden aciz bir miras bırakan bulunmalı, miras süresinde reddedilmiş olmalı ve reddeden mirasçıya kazandırma yapılmış olmalıdır. Dava bütün mirasçılara yöneltilmelidir. Daire, terekenin ölüm tarihindeki aktif ve pasifi kurum kayıtlarıyla tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmeden ve m.618'in şartları tartışılmadan verilen kararı bozdu.39
X. Mirası Reddetmeden Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
- Tarihleri not edin. Ölüm tarihi ve ölümün öğrenildiği tarih üç aylık sürenin başlangıcıdır. Sonradan mirasçı olunduysa önceki mirasçının reddinin öğrenildiği tarih belgelenmelidir.
- Borçları erken araştırın. Banka, vergi dairesi, Sosyal Güvenlik Kurumu, tapu ve trafik kayıtları ilk haftalarda incelenmelidir. Borçların kapsamı belirsizse, mirası reddetme hakkı olan her mirasçı bir ay içinde sulh hâkiminden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir.40
- Terekeye dokunmayın. Tapuda intikal, tereke malının satışı, aracın devri ve benzeri işlemler ret hakkını düşürebilir. Veraset ve intikal vergisi beyannamesi vermek ve hayat sigortası tazminatını almak ise tek başına ret hakkını düşürmez.
- Ailece karar verin. Yalnız bir kısım mirasçının reddetmesi, payın onların çocuklarına geçmesine yol açabilir. Eşin ve çocukların durumu birlikte değerlendirilmeli, çocuk adına ret yapılacaksa kayyım ihtiyacı dikkate alınmalıdır.
- Doğru mahkemeye, doğru vekâletnameyle başvurun. Başvuru mirasçının oturduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine de yapılabilir. Avukat aracılığıyla başvuruluyorsa vekâletnamede mirasın reddi yetkisi açıkça yer almalıdır.
- Ret belgesini saklayın. Mirası reddettiğini gösteren belge, sonradan gelecek ödeme emirlerine karşı icra mahkemesinde kullanılır.
- Süre kaçtıysa vakit kaybetmeyin. Önemli bir sebep varsa sürenin uzatılması istenmeli; terekenin borca batık olduğu belgelenebiliyorsa hükmen ret yoluna başvurulmalıdır.
Sonuç
Mirasın reddinde üç aylık süre, borcun değil ölümün ya da mirasçılık sıfatının öğrenildiği günden başlar. Süre içinde hiçbir şey yapılmaması mirasın kabulü sonucunu doğurur ve mirasçı ölenin borçlarından kişisel olarak sorumlu olur. Yargıtay kararları, reddin de sonuç doğurması için birkaç noktaya dikkat edilmesi gerektiğini gösteriyor. Ret döneminde tapuda intikal ve satış gibi işlemlerden kaçınılmalıdır. Ailede kimin reddedeceği önceden düşünülmeli, çocuklar için kayyım ihtiyacı göz önünde tutulmalıdır. Avukat aracılığıyla başvuruluyorsa vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır. Süre kaçırıldığında kapı tamamen kapanmaz: sürenin uzatılması istenebilir ya da süreye bağlı olmayan hükmen ret yoluna gidilebilir. Ancak bu yollar, zamanında yapılacak bir ret beyanına göre daha uzun, daha masraflı ve sonucu daha belirsiz yollardır.
Dipnotlar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.599/1-2 ve m.641/1.
- TMK m.605.
- Yargıtay HGK, E.2019/719, K.2022/752, T. 26.05.2022, §§ 21-23.
- Yargıtay 7. HD, E.2025/3699, K.2026/1459, T. 23.03.2026.
- TMK m.610/1.
- Yargıtay HGK, E.2019/719, K.2022/752, §§ 15 ve 24.
- TMK m.606; Yargıtay HGK, E.2023/1071, K.2025/35, T. 12.02.2025, Değerlendirme § 3.
- TMK m.608/3.
- Yargıtay (kapatılan) 14. HD, E.2016/16559, K.2020/6613, T. 22.10.2020.
- TMK m.607.
- TMK m.608/1-2.
- TMK m.609.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.382/2-c-7.
- HMK m.384; Yargıtay 5. HD, E.2026/2208, K.2026/12260, T. 07.09.2026 (yargı yeri belirlenmesi).
- Yargıtay (kapatılan) 14. HD, E.2016/16559, K.2020/6613 (sulh hâkiminin inceleme görevine ilişkin kısım).
- Yargıtay 7. HD, E.2026/963, K.2026/1227, T. 04.03.2026; Daire bu gerekliliği Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük m.39/2'ye dayandırmaktadır.
- TMK m.426; Yargıtay (kapatılan) 14. HD, E.2017/2891, K.2020/1815, T. 17.02.2020.
- TMK m.610/2-3.
- Yargıtay HGK, E.2020/241, K.2022/1515, T. 15.11.2022, § 17'de aktarılan HGK, 08.02.1950, 140/20 sayılı karar.
- Yargıtay 7. HD, E.2022/6347, K.2024/73, T. 09.01.2024 (bölge adliye mahkemesi kararının onanması).
- Yargıtay (kapatılan) 14. HD, E.2016/7738, K.2017/9698, T. 26.12.2017; bozma gerekçesi Yargıtay HGK, E.2020/241, K.2022/1515, § 10'da aktarılmıştır.
- Yargıtay 7. HD, E.2021/1573, K.2021/3721, T. 09.12.2021, §§ 6.2.3-6.2.5.
- Yargıtay 7. HD, E.2023/1353, K.2024/1413, T. 07.03.2024 (bölge adliye mahkemesi kararının onanması).
- Yargıtay HGK, E.2020/241, K.2022/1515, T. 15.11.2022, §§ 20-22 (oybirliği).
- TMK m.611/1.
- TMK m.612.
- TMK m.613.
- Yargıtay HGK, E.2023/1071, K.2025/35, T. 12.02.2025, Değerlendirme §§ 7-15 (oybirliği).
- TMK m.614.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.53/1.
- Yargıtay 12. HD, E.2023/4307, K.2024/1104, T. 08.02.2024; İİK m.16/2.
- TMK m.615; HMK m.382/2-c-7.
- Yargıtay (kapatılan) 14. HD, E.2016/95, K.2016/3094, T. 10.03.2016.
- Yargıtay HGK, E.2019/719, K.2022/752, §§ 22-23 ve 25-26.
- Yargıtay 7. HD, E.2026/963, K.2026/1227, T. 04.03.2026.
- TMK m.617.
- Yargıtay 12. HD, E.2025/8784, K.2026/3989, T. 03.06.2026 (kamu alacağına dayalı tasarrufun iptali davasında mirasın reddi).
- TMK m.618.
- Yargıtay 7. HD, E.2024/4628, K.2024/6006, T. 25.12.2024.
- TMK m.619.
Kaynakça
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/1071, K.2025/35, T. 12.02.2025 — en yakın yasal mirasçıların tamamının reddi; miras sonraki derecedeki mirasçılara geçmez, resmî tasfiye.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2020/241, K.2022/1515, T. 15.11.2022 — borçtan habersizken terekeden elde edilen cüzi değer mirasın benimsenmesi sayılmaz; olağan yönetim ölçütü.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2019/719, K.2022/752, T. 26.05.2022 — gerçek ret ile hükmen ret farkı; hükmen reddin savunma yoluyla ileri sürülmesi; mirasçıların müteselsil sorumluluğu.
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E.2026/2208, K.2026/12260, T. 07.09.2026 — mirasın gerçek reddinde yetkili mahkeme (HMK m.384).
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2025/3699, K.2026/1459, T. 23.03.2026 — gerçek retde sulh hukuk mahkemesinin görevi ve hasımsız başvuru.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2026/963, K.2026/1227, T. 04.03.2026 — hükmen ret davasının usulü; özel vekâletname.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2024/4628, K.2024/6006, T. 25.12.2024 — ölenin alacaklısının TMK m.618'e dayalı davası.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2023/1353, K.2024/1413, T. 07.03.2024 — haciz baskısıyla ve ihtirazi kayıtla borç yapılandırması.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2022/6347, K.2024/73, T. 09.01.2024 — tapuda intikal terekenin sahiplenilmesidir.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2021/1573, K.2021/3721, T. 09.12.2021 — veraset ve intikal vergisi beyannamesi, hayat sigortası tazminatı ve haciz baskısıyla ödeme.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2023/4307, K.2024/1104, T. 08.02.2024 — ret süresi içinde yapılan takip; İİK m.53'e aykırılığın süresiz şikâyete tabi olması.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2025/8784, K.2026/3989, T. 03.06.2026 — tasarrufun iptali davasında mirasın reddi.
- Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesi, E.2016/16559, K.2020/6613, T. 22.10.2020 — sonradan mirasçı olan torunun ret süresi (TMK m.608/3).
- Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesi, E.2017/2891, K.2020/1815, T. 17.02.2020 — çocuk adına retde menfaat çatışması ve temsil kayyımı.
- Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesi, E.2016/95, K.2016/3094, T. 10.03.2016 — ret süresinin uzatılması talebinde görevli mahkeme (TMK m.615).
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.426, m.599, m.605-619, m.641; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16, m.53; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382, m.384.