I. "Davam Bitmiyor" Sorunu ve Anayasal Dayanağı
Bir dava yıllarca sürdüğünde, taraflar genellikle bunu "adaletin gecikmesi" olarak yaşar — ama bu aynı zamanda anayasal bir hakkın ihlali anlamına gelebilir. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesiyle birlikte okunduğunda "makul sürede yargılanma hakkı"nı da kapsar; ayrıca Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrası, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargının görevleri arasında sayar.1 Bir yargılama bu makul süreyi aştığında, taraf Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla bu ihlali ileri sürebilir ve — şartları oluşmuşsa — devletten tazminat alabilir. Bu, çoğu davacının veya sanığın bilmediği, ama pratikte oldukça işlek bir başvuru yoludur.
II. "Makul" Süre Nasıl Belirlenir? AYM'nin Dört Temel Kararı
Anayasa Mahkemesi, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarını değerlendirirken uygulanacak anayasal ilkeleri dava türüne göre ayrı ayrı belirlemiştir: hukuk davaları için Güher Ergun ve diğerleri (B. No: 2012/13, 02.07.2013), idari davalar için Selahattin Akyıl (B. No: 2012/1198, 07.11.2013), ceza davaları için B.E. (B. No: 2012/625, 09.01.2014) kararları temel ölçütleri koymuştur; ceza davalarındaki ölçütler daha sonra Genel Kurul'un Nevriye Kuruç kararıyla (B. No: 2021/58970, 05.07.2022) güncellenmiştir.2 Bu dört karar, AYM'nin binlerce sonraki başvuruda referans aldığı gerçek anlamda "ilke kararları"dır — mahkemeler de kendi kararlarında istikrarlı biçimde bunlara atıf yapmaktadır.
III. Sürenin Makul Olup Olmadığı Nasıl Tartılır?
AYM, bir yargılama süresinin makul olup olmadığını değerlendirirken sabit bir yıl sayısı belirlemez; bunun yerine her somut olayı kendi koşulları içinde değerlendirir. Dikkate alınan başlıca ölçütler şunlardır: davanın karmaşıklığı (taraf sayısı, delil türü, teknik bilirkişi gerekliliği), yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve yetkili makamların yargılama sürecindeki tutumu (gereksiz erteleme talepleri, tebligat kaçırma gibi davranışlar başvurucu aleyhine değerlendirilebilir) ve davanın başvurucu için taşıdığı önem (örneğin işe iade veya velayet gibi aciliyet arz eden konularda daha kısa bir süre "makul"ün sınırını oluşturabilir).3 Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nin yakın tarihli bir kararında da bu çerçeve hatırlatılarak, dört yılı geçmeyen bir yargılama süresinin somut olayda makul kabul edildiği ve başvurunun bu nedenle reddedildiği görülmektedir — yani "makul süre" tek bir sayı değil, davanın niteliğine göre değişen bir eşiktir.4
IV. 2024 Reformu: Yol Artık Önce Tazminat Komisyonu'ndan Geçiyor
Bu konudaki genel bilgilendirmelerin çoğu hâlâ makul sürede yargılanma şikâyeti için doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılabileceğini anlatır. Ancak 2.3.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 12.3.2024'te yürürlüğe giren değişiklikleriyle bu usul köklü biçimde değişmiştir: 6384 sayılı Kanun'un (Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun) 2. maddesine eklenen (3) numaralı fıkranın (a) bendi, ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat istemiyle yapılan müracaatları da Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonu'nun görev alanına almıştır.5 Bu değişiklikten sonra, dava türü ayrımı yapılmaksızın — hukuk, ceza veya idare yargılaması olsun — makul süre şikâyetinin ilk adresi artık AYM değil, bu idari komisyondur.
Anayasa Mahkemesi de bu yeni yolu tanımıştır: Ahmet Kartalkuş kararında (B. No: 2019/39635, T. 19.03.2024) Tazminat Komisyonu'na müracaatı erişilebilir ve başarı şansı sunan etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul ederek, bu yol tüketilmeden yapılan bireysel başvuruları bireysel başvurunun ikincillik niteliğiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.6 Bu içtihat, yakın tarihli Uğur Kartal kararıyla da (B. No: 2022/681, T. 24.12.2025) sürdürülmektedir.7 Dolayısıyla bugün itibarıyla yıllardır süren bir davası olan kişi, doğrudan AYM'ye değil, önce Tazminat Komisyonu'na başvurmalıdır.
V. Komisyon Süreci: Başvuru Süresi, Karar, İtiraz ve Ödeme
Komisyona müracaat için süre sıkıdır: 6384 sayılı Kanun'un 5/A maddesine göre başvuru, soruşturma, kovuşturma veya yargılama süreci içinde ya da en geç bu sürecin kesin bir kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılmalıdır; haklı bir mazeret varsa mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ek süre kullanılabilir.8 Kanun, makul süre müracaatları için ayrı bir karar süresi öngörmemiştir — 6384 sayılı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasındaki dokuz aylık süre, yalnızca 2. maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamındaki (AİHM'e yapılmış başvurulara ilişkin) müracaatlar için geçerlidir; makul sürede yargılanma şikâyetleri 2. maddenin üçüncü fıkrası kapsamında ayrı bir kategoridir ve bu dokuz aylık süreye tabi değildir. Komisyon, kararını verirken Anayasa Mahkemesi'nin ve AİHM'in emsal kararlarını gözetir — yani makul sürenin nasıl tartılacağına ilişkin yukarıda anlatılan içtihat (II. ve III. bölümler) hâlâ geçerlidir, sadece kararı veren merci değişmiştir. Komisyon kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz edilebilir; bu itiraz öncelikli işlerden sayılır ve üç ay içinde karara bağlanır, verilen karar kesindir. Ödenmesine karar verilen tazminat ise kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Adalet Bakanlığı tarafından ödenir.9 Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu tamamen kapanmış değildir — ama ancak bu idari süreç (Komisyon ve varsa Ankara BİM itirazı) tükendikten sonra, verilen tazminatın yetersiz kaldığı iddiasıyla devreye girer.
VI. Reform Öncesi AYM Tazminat Örnekleri
2024 reformundan önce AYM'nin doğrudan verdiği tazminat kararları, Komisyon'un bugün uygulamak zorunda olduğu ölçütler bakımından hâlâ yol göstericidir — çünkü Komisyon, kararlarını bu emsallere göre vermektedir. 2016 tarihli bir kararda AYM, makul sürenin aşıldığını tespit ederek başvurucuya 8.600 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.10 Daha dramatik bir örnekte, 1981 yılında başlayan ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararıyla sonuçlanan bir ceza yargılamasının toplam süresinin yaklaşık 30 yıla ulaştığı tespit edilmiş, mahkeme bu süre karşısında makul sürenin açıkça aşıldığını kabul etmiştir.11 Bir başka örnekte ise, hukuk yargılamasının uzun sürmesi nedeniyle yapılan toplu bir başvuruda AYM, her bir başvurucu için ayrı ayrı belirlenen tutarları içeren bir tabloyla tazminata hükmetmiştir.12 Rakamlar davadan davaya büyük farklılık gösterir ve sabit bir tarife yoktur — ama bugün bu değerlendirmeyi yapan merci AYM değil, Tazminat Komisyonu'dur.
VII. Güncel Yol Haritası: Nasıl ve Ne Zaman Başvurulur?
Özetle güncel usul şöyle işler: (1) yargılama sürerken veya kesinleştiğinin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde Tazminat Komisyonu'na müracaat edilir; (2) Komisyon gerekçeli kararını verir — makul süre müracaatları için kanunda ayrı bir karar süresi öngörülmediğinden bu aşamanın ne kadar süreceği başvurudan başvuruya değişebilir; (3) karara razı olunmazsa tebliğden on beş gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz edilir; (4) kesinleşen tazminat üç ay içinde Adalet Bakanlığı tarafından ödenir. Başvuru dilekçesinde, yargılamanın başlangıç ve (varsa) bitiş tarihleri, geçen aşamalar (ilk derece, istinaf, temyiz) ve bu süreçte yaşanan gecikmelerin somut dökümü yer almalıdır — çünkü Komisyon da değerlendirmesini büyük ölçüde bu kronolojiye dayandırır. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru, ancak bu yol tükendikten ve verilen tazminatın yetersiz kaldığı değerlendirildikten sonra mümkündür; yani AYM artık ilk başvuru mercii değil, denetim mercii konumundadır. Ceza yargılamalarında tutukluluk süresinin makullüğü ayrı bir inceleme konusu olduğundan (CMK m.102 kapsamında azami tutukluluk süresi), makul yargılama süresi şikâyeti ile tutukluluk süresi şikâyeti birbirine karıştırılmamalıdır; ikisi farklı anayasal temellere (m.36 ve m.19) dayanır ve ayrı ayrı değerlendirilir.
Sonuç
Makul sürede yargılanma hakkı hâlâ Anayasa'nın 36. ve 141. maddelerinde güvence altındadır ve AYM'nin dört ana ilke kararı (Güher Ergun, Selahattin Akyıl, B.E., Nevriye Kuruç) "makul"un nasıl ölçüleceğini belirlemeye devam etmektedir. Ama 12.3.2024'ten itibaren yürürlükte olan 7499 sayılı Kanun değişikliğiyle başvuru yolu tamamen değişmiştir: ilk adres artık Anayasa Mahkemesi değil, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonu'dur; AYM de Ahmet Kartalkuş ve Uğur Kartal kararlarıyla bu yolu tüketmeyen başvuruları kabul edilemez bulmaktadır. Yıllarca süren bir davası olan herkesin, önce bu bir aylık başvuru süresini kaçırmadan Komisyon'a başvurması, AYM'yi ise ancak bu sürecin sonunda bir denetim mercii olarak düşünmesi gerekir.
Dipnotlar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.36 ve m.141; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6/1 — adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede yargılanma hakkı.
- Anayasa Mahkemesi, Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, T. 02.07.2013 (hukuk davaları); Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, T. 07.11.2013 (idari davalar); B.E., B. No: 2012/625, T. 09.01.2014 (ceza davaları); Nevriye Kuruç [GK], B. No: 2021/58970, T. 05.07.2022 (ceza davaları, güncellenmiş ilkeler).
- Anayasa Mahkemesi, Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, T. 02.07.2013, §41-45 — makul sürenin tespitinde dikkate alınan ölçütler.
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1725, K. 2025/1279, T. 16.10.2025 — dört yılı geçmeyen yargılama süresinin somut olayda makul kabul edilmesi.
- 6384 sayılı Kanun m.2, (3) numaralı fıkra, (a) bendi (Ek: 2.3.2024-7499/24 md.) — Tazminat Komisyonu'nun görev alanının hukuk, ceza ve idare yargılamalarının makul sürede sonuçlanmaması şikâyetlerine genişletilmesi.
- Anayasa Mahkemesi, Ahmet Kartalkuş, B. No: 2019/39635, T. 19.03.2024 — Tazminat Komisyonu yolunun etkili iç hukuk yolu sayılması ve bu yol tüketilmeden yapılan başvuruların kabul edilemez bulunması.
- Anayasa Mahkemesi, Uğur Kartal, B. No: 2022/681, T. 24.12.2025 — Ahmet Kartalkuş içtihadının sürdürülmesi.
- 6384 sayılı Kanun m.5/A (Ek: 2.3.2024-7499/28 md.) — Tazminat Komisyonu'na müracaatın şekli ve süresi.
- 6384 sayılı Kanun m.7 — (1) fıkrasındaki dokuz aylık karar süresi, 7499 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle değiştirilerek yalnızca m.2/1-2 kapsamındaki (AİHM başvurularına ilişkin) müracaatlarla sınırlandırılmıştır; m.2/3-a kapsamındaki makul süre müracaatları için ayrı bir karar süresi öngörülmemiştir. (4) fıkra: Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne on beş gün içinde itiraz; (5) fıkra: kesinleşen tazminatın üç ay içinde Adalet Bakanlığı'nca ödenmesi.
- Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/2542, T. 08.06.2016 — makul sürede yargılanma hakkı ihlali, 8.600 TL manevi tazminat (2024 reformu öncesi dönem).
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4058, K. 2024/4852, T. 01.10.2024 — yaklaşık 30 yıl süren yargılamada makul sürenin aşıldığının kabulü.
- Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/3072, T. 16.12.2020 — hukuk yargılamasının uzun sürmesi nedeniyle başvurucular için tablo usulüyle manevi tazminat belirlenmesi (2024 reformu öncesi dönem).
Kaynakça
- Anayasa Mahkemesi, Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, T. 02.07.2013.
- Anayasa Mahkemesi, Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, T. 07.11.2013.
- Anayasa Mahkemesi, B.E., B. No: 2012/625, T. 09.01.2014.
- Anayasa Mahkemesi, Nevriye Kuruç [GK], B. No: 2021/58970, T. 05.07.2022.
- Anayasa Mahkemesi, Ahmet Kartalkuş, B. No: 2019/39635, T. 19.03.2024.
- Anayasa Mahkemesi, Uğur Kartal, B. No: 2022/681, T. 24.12.2025.
- 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun, m.2, m.5/A, m.7 (2.3.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la değişik).
- Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/2542, T. 08.06.2016.
- Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/3072, T. 16.12.2020.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4058, K. 2024/4852, T. 01.10.2024.
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1725, K. 2025/1279, T. 16.10.2025.