Karar Künyesi
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, Başvuru No: 2021/54035, Karar Tarihi: 17/2/2026, Oybirliği. Başkan: Hasan Tahsin Gökcan; Üyeler: Recai Akyel, Selahaddin Menteş, Muhterem İnce, Yılmaz Akçil; Raportör: Kamber Ozan Tutal.
I. Olayın Özeti
Başvurucu İhsan Oluç, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde araştırma görevlisi olarak çalışmaktayken 22/7/2016 tarihinde kamu görevinden uzaklaştırılmış; 29/10/2016 tarihli ve 675 sayılı OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Başvurucu Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna itiraz etmiş; itirazın reddi üzerine Ankara 19. İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 31/12/2019 tarihinde davayı kabul ederek ihraç işlemini iptal etmiştir. Başvurucu 22/5/2020 tarihinde kamu görevine iade edilmiştir.
Başvurucu göreve iade edilmesinin hemen ardından, 27/5/2020'de üniversiteye başvurarak uzaklaştırıldığı tarihten iade edildiği tarihe kadar geçen döneme ait maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. Üniversite 30/5/2020'de birikmiş maaşları faizsiz olarak ödemiş; 16/7/2020 tarihli yazısında ise ilgili mevzuatın gecikme faizi ödenmesini öngörmediğini belirterek faiz talebini reddetmiştir. Üniversite ayrıca tam faiz ödenseydi bunun 35.234,41 TL tutacağını da açıklamıştır.
II. Yargı Süreci
Başvurucu 28/7/2020'de Isparta İdare Mahkemesinde dava açarak faiz uygulanmaması işleminin iptali ve yasal faiz ödenmesini talep etmiştir. Mahkeme 13/11/2020'de davayı kısmen kabul etmiş; birikmiş maaşlara dava tarihi olan 28/7/2020'den itibaren yasal faiz işletilmesine hükmetmiştir. Gerekçesinde, alacağın enflasyon karşısında değer kaybetmesinin hak sahibine aşırı külfet yükleyeceğini belirlemiştir. Ancak dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden taleple bağlı kalındığını da vurgulamıştır.
Bu karar üzerine üniversite başvurucuya 6.805,39 TL yasal faiz ödemiştir.
Başvurucu istinaf yoluna başvurmuştur: maaşları hak ettiği tarihlerden ödeme tarihine kadar faiz işlemesi gerektiğini, dilekçesinde yasal faiz talebinin mevcut olduğunu ileri sürmüştür. Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi 30/9/2021'de istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu 28/10/2021'de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
III. Hukuki Sorun
Uyuşmazlığın özü, faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde ortaya çıkan değer kaybı sorunudur. İdare mahkemesi faizi dava tarihinden başlatmıştır. Oysa başvurucunun maaş alacağı yıllarca önce doğmuştur: 22/7/2016'da görevden uzaklaştırılmış, her ay bir maaş alacağı oluşmaya başlamış, bu alacaklar ancak 30/5/2020'de ödenmiştir.
Üniversitenin kendi hesabına göre gerçek faiz tutarı 35.234,41 TL iken mahkeme kararıyla yalnızca 6.805,39 TL faiz ödenmiştir. Aradaki 28.429,02 TL fark, alacağın doğduğu tarihlerden dava tarihine kadar geçen süredeki değer kaybının karşılanmamasından kaynaklanmaktadır. Başvurucu bu kaybın mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
IV. Anayasa Mahkemesinin Değerlendirmesi
1. Mülkiyet Hakkı Kapsamında Değerlendirme
Anayasa Mahkemesi, iade edilen maaş alacağının Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında mülk teşkil ettiğini belirlemiştir. Alacağın değer kaybına ilişkin şikâyet, mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkin birinci kural çerçevesinde incelenmiştir.1
2. Yerleşik İçtihadın Uygulanması
Mahkeme, kamu alacaklarının değer kaybına uğratılarak ödenmesine ilişkin köklü bir içtihat çizgisine dikkat çekmiştir. Kamulaştırma bedeli, sosyal güvenlik ödemeleri, ihale alacakları, vergi iadeleri ve deprem tazminatlarına ilişkin davalarda tutarlı biçimde şu ilke benimsenmiştir: Kamu makamları para borçlarını makul olmayan bir gecikmeyle ödediğinde, meydana gelen değer aşınması başvurucuya şahsi olarak aşırı bir yük oluşturuyorsa müdahale ölçülü değildir ve mülkiyet hakkı ihlal edilmiştir.2
Özellikle açığa alınan memurun maaş farklarının iadesine ilişkin Vildan Utku Atalay kararı, somut olayın tam karşılığı olarak öne çıkmaktadır.
3. Adil Denge Testi
Mahkeme somut olayı bu ilkeler çerçevesinde değerlendirmiştir. Başvurucunun maaşlarının geriye dönük olarak iade edilmesi gerektiği kamu makamlarınca zaten kabul edilmiş birolgudur. Bununla birlikte maaş alacağının doğduğu tarihlerden idareye başvuru tarihine kadar geçen süre boyunca enflasyon karşısında değer kaybını giderecek bir faiz ödenmemesi, başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemektedir.
Sonuç olarak söz konusu müdahale, kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozmuştur. Mülkiyet hakkı ihlal edilmiştir.3
V. Giderim
Anayasa Mahkemesi yeniden yargılama yapılmasını yeterli giderim olarak görmüş; 30.000 TL manevi tazminat talebini reddetmiştir. Karar, Isparta 1. İdare Mahkemesine (E.2020/945, K.2020/1454) gönderilmiştir. Başvurucuya 487,60 TL yargılama gideri ödenecektir.
VI. Değerlendirme
Bu karar, KHK ile ihraç edilen ve göreve iade edilen kamu görevlilerine ödenen birikmiş maaşlardaki faiz hesabına ilişkin kritik bir boşluğu kapatmaktadır.
Birinci olarak, faiz başlangıç tarihi alacağın doğduğu tarihtir, dava tarihi değil. Mahkeme dava tarihini esas alarak taleple bağlı kalmıştır. Ancak bu yaklaşım, uzun süre faizsiz kalan alacaktaki değer kaybını karşılamamıştır. Anayasa Mahkemesi bu yaklaşımın mülkiyet hakkıyla bağdaşmadığını açıkça ortaya koymuştur. Yeniden yargılamada faizin her bir maaşın hak edildiği tarihten itibaren hesaplanması gerekecektir.
İkinci olarak, dava dilekçesinin faiz başlangıç tarihini açıkça göstermesi büyük önem taşımaktadır. Isparta İdare Mahkemesi, dilekçede başlangıç tarihi belirtilmediği için taleple bağlı kalmak zorunda kaldığını vurgulamıştır. Göreve iade davalarında ya da maaş alacağı davalarında bu tarihin açıkça —"alacağın doğduğu tarihten itibaren" ya da "görevden uzaklaştırma tarihinden itibaren" şeklinde— kaleme alınması, bu karardan çıkarılacak en somut pratik derstir.
Üçüncü olarak, karar KHK ihracı sonrası yeniden yargılama süreçleri için bir emsal niteliği taşımaktadır. Göreve iade kararının ardından yalnızca maaş ödenmesi yeterli değildir; enflasyon karşısındaki değer kaybının da giderilmesi zorunludur. Bu giderim sağlanmadığı takdirde bireysel başvuru yolu açık kalmaktadır.
Dipnotlar
- AYM, İhsan Oluç, B. No: 2021/54035, 17/2/2026, § 14; bkz. Vildan Utku Atalay [1. B.], B. No: 2015/4812, 7/2/2019, § 34.
- AYM, İhsan Oluç, § 15; Mehmet Akdoğan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/817, 19/12/2013; Ferda Yeşiltepe [GK], B. No: 2014/7621, 25/7/2017; ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. [GK], B. No: 2014/2267, 21/12/2017.
- AYM, İhsan Oluç, § 16.