I. Alkollü Kazada Sigorta "Ödemez" mi, Yoksa "Sonra Geri mi İster"?
Trafik kazasına karışan sürücünün alkollü olduğu öğrenildiğinde yaygın bir yanılgı ortaya çıkar: "zaten alkollüydü, sigorta hiç ödemez." Gerçek işleyiş bundan farklıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (trafik sigortası), kazazedeye — yani karşı tarafa, yolcuya, yayaya — karşı her hâlükârda ödeme yapmak zorundadır; sürücünün kusuru, ehliyetsizliği veya alkollü olması bu ödemeyi engellemez. Sigortacının alkolü öne sürebileceği tek yer, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, kendi sigortalısına (araç sahibine/sürücüye) karşı açacağı bir rücu davasıdır. Bu yazıda bu rücu hakkının hangi sıkı koşullara bağlı olduğunu, ispat yükünün kimde olduğunu ve güncel Yargıtay kararlarıyla uygulamanın nasıl işlediğini ele alıyoruz.
II. Yasal Çerçeve: Sigortacı Önce Öder, Sonra Sigortalısına Döner
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi bu ayrımı açıkça kurar: sigorta sözleşmesinden veya buna ilişkin kanun hükümlerinden doğan, tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemeyi yapan sigortacı, ancak bu hâllerin varlığını kanıtlayabildiği ölçüde sigorta ettirene (kendi sigortalısına) başvurabilir (bkz. Mevzuat kutusu). Bu düzenlemeye paralel olarak, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4. maddesinde sigortacının sigortalısına hangi hâllerde rücu edebileceği sayılmıştır — bunlardan biri de sürücünün alkollü içki alması nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olmasıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı ifadesiyle: sigorta şirketleri, sigortaladığı aracın sürücüsünün veya malikinin kusurları nedeniyle doğan mali sorumluluğun, poliçe limitiyle sınırlı biçimde kefili durumundadır; zarar görene karşı bu sorumluluktan kaçamaz, ama ödediği tutarı belirli şartlarla geri isteyebilir.1
III. Rücu Hakkının İlk Şartı: "Salt Alkolün Etkisiyle" Kaza Yapılmış Olmalı
Uygulamada en çok karıştırılan nokta budur: sürücünün alkollü olması, tek başına sigortacıya rücu hakkı vermez. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, hasarın teminat dışı kalabilmesi (dolayısıyla rücu edilebilmesi) için kazanın meydana geliş şekli itibarıyla sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekir. Sürücü alkollüyse ama kazanın asıl nedeni örneğin karşı aracın kural ihlali, yolun bozukluğu veya farklı bir kusur ise, alkol tek başına rücu sebebi sayılmaz.2 Bu ilke, alkollü olduğu tespit edilen ama kazaya salt alkolün sebep olmadığı bir dosyada da aynen uygulanmış ve rücu talebi reddedilmiştir.3
Kanunun teknik dayanağı da bunu destekler: 2918 sayılı Kanun'un 48. maddesi, alkollü içki alarak güvenli sürme yeteneğini kaybeden kişilerin araç kullanmasını yasaklar; ilgili yönetmelikte kandaki alkol miktarının 0,50 promilin üzerinde olması sürücüler için sınır olarak belirlenmiştir. Bir kararda, kaza tarihi itibarıyla bu promil eşiği ve "münhasıran alkol" şartı birlikte değerlendirilerek rücu şartlarının oluşup oluşmadığı incelenmiştir.4
IV. İspat Yükü Kimde? Hukuk Genel Kurulu'nun Belirleyici Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nun konuya ilişkin kararı, uygulamadaki en önemli güvenceyi ortaya koyar: rücu hakkının doğduğunu ve Genel Şartlar'daki hâllerin gerçekleştiğini ispat yükü sigorta şirketindedir. Kurul'un incelediği dosyada sigorta şirketi, sürücünün kaza sonrası olay yerini terk ettiğini, ehliyet ve alkol durumunun "belirsiz" olduğunu ileri sürerek rücu talep etmiştir. Kurul, sürücünün olay yerini terk etmiş olmasının tek başına rücu hakkı vermeyeceğini, sigorta şirketinin alkollü olduğunu somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, aksi hâlde varsayıma dayalı rücu talebinin kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır.5 Bir başka kararda da aynı ilke tekrarlanmış: alkollü olmadığı sonradan anlaşılan bir sürücü için açılan rücu davası, ispat yükünün sigorta şirketinde olduğu ve TTK m.1281 gereği teminat dışı kalma hâlinin sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir.6
V. Rücu Edilebilecek Tutar Nasıl Belirlenir?
Rücu şartları oluşsa dahi, sigortacı zarar görene ödediği her tutarı geri isteyemez. Yargıtay'ın yakın tarihli bir kararında, sigortacının sigortalısından isteyebileceği tutarın, ödenen tazminatın tamamı değil, sürücünün kusur oranına göre belirlenen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğu; sigortacının kendi ödediği tutarı değil, hukuken ödenmesi gereken gerçek zararı — ödediği miktarla sınırlı olmak üzere — talep edebileceği belirtilmiştir. Somut olayda, tazminatın bir tahkim dosyası üzerinden belirlenip ödendiği durumda bu tutarın doğrudan rücu tutarı sayılamayacağı, gerçek zararın ayrıca tespiti gerektiği vurgulanmıştır.7
VI. Ölümlü Kazalarda Mirasçı Olan Zarar Görenler: Rücu Kime Karşı İşler?
Alkollü sürücünün neden olduğu ölümlü bir kazada, hem destekten yoksun kalan hem de mirasçı sıfatını taşıyan kişiler söz konusu olabilir. Bir kararda, alkollü sürücünün karıştığı tek taraflı kazada vefat eden kişinin yakınlarına sigorta şirketi destekten yoksun kalma tazminatı ödemiş; sigorta şirketi bu ödemeyi, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana geldiğini bilirkişi raporuyla kanıtlayarak sigortalıdan rücu talep etmiştir. Mahkeme, destekten yoksun kalma tazminatının mirasçılık sıfatından değil, "desteğin yitirilmesi" zararından doğduğunu, bu nedenle rücu hakkının mirasçılık hukukundan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.8
Sonuç
Alkollü bir sürücünün karıştığı trafik kazasında zarar gören taraf için sonuç nettir: zorunlu trafik sigortası, sürücünün alkollü olduğu gerekçesiyle ödemeyi reddedemez, kazazedeye ödeme yapmak zorundadır. Alkol meselesi ancak sigortacı ile kendi sigortalısı (araç sahibi/sürücü) arasındaki ikinci aşamada, rücu davası şeklinde gündeme gelir — ve bu davada sigortacının işi hiç kolay değildir: kazanın salt alkolün etkisiyle meydana geldiğini somut delillerle (bilirkişi raporu, alkol ölçüm tutanağı vb.) kanıtlamak zorundadır; aksi hâlde, sürücünün alkollü olduğu tespit edilmiş olsa dahi rücu talebi reddedilir. Sigortalı konumundaki araç sahipleri ve sürücüler için pratik sonuç şu: alkollü kazada asıl risk, üçüncü kişiye karşı değil, sigorta şirketinin sonradan açacağı rücu davasındadır.
- Yargıtay 10. HD, E. 2023/8694, K. 2023/8580, T. 21.09.2023 — zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigorta şirketinin, işletenin ve sürücünün kusurundan doğan mali sorumluluğun poliçe limitiyle sınırlı kefili durumunda olduğu.
- Yargıtay 4. HD, E. 2023/2784, K. 2024/2450, T. 05.03.2024 — hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerektiği, alkollü olmanın tek başına yeterli olmadığı.
- Yargıtay 4. HD, E. 2021/22583, K. 2023/13007, T. 04.12.2023 — kaza sırasında alkollü olmadığı tespit edilen sürücü için rücu şartlarının oluşmadığı, hasarın teminat kapsamında kaldığı.
- Yargıtay 4. HD, E. 2023/5969, K. 2023/10222, T. 04.10.2023 — KTK m.48 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirlenen 0,50 promil eşiği ile "münhasıran alkol" şartının birlikte değerlendirilmesi.
- Yargıtay HGK, E. 2021/468, K. 2022/1143, T. 22.09.2022 — rücu hakkının doğduğunu ispat yükünün sigorta şirketinde olduğu, sürücünün olay yerini terk etmesinin tek başına alkol/ehliyetsizlik karinesi oluşturmayacağı.
- Yargıtay 4. HD, E. 2021/22583, K. 2023/13007, T. 04.12.2023 — TTK m.1281 gereği teminat dışı kalma hâlinin ispatının sigorta şirketine ait olduğu.
- Yargıtay 4. HD, E. 2022/5518, K. 2025/13690, T. 07.10.2025 — sigortacının sigortalısından isteyebileceği tutarın, ödediği tazminatın tamamı değil, kusur oranına göre belirlenen gerçek zarar miktarıyla sınırlı olduğu.
- Yargıtay 4. HD, E. 2021/26572, K. 2024/2609, T. 07.03.2024 — alkollü sürücünün neden olduğu ölümlü kazada destekten yoksun kalma tazminatının mirasçılık sıfatından bağımsız bir zarar kalemi olarak değerlendirilmesi.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m.48 (alkollü araç kullanma yasağı), m.91 (mali sorumluluk sigortası zorunluluğu), m.95 (tazminatın azaltılması/kaldırılması hâllerinin zarar görene karşı ileri sürülememesi)
- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, B.4. maddesi
- Yargıtay 10. HD, E. 2023/8694, K. 2023/8580, T. 21.09.2023
- Yargıtay 4. HD, E. 2023/2784, K. 2024/2450, T. 05.03.2024
- Yargıtay 4. HD, E. 2021/22583, K. 2023/13007, T. 04.12.2023
- Yargıtay 4. HD, E. 2023/5969, K. 2023/10222, T. 04.10.2023
- Yargıtay HGK, E. 2021/468, K. 2022/1143, T. 22.09.2022
- Yargıtay 4. HD, E. 2022/5518, K. 2025/13690, T. 07.10.2025
- Yargıtay 4. HD, E. 2021/26572, K. 2024/2609, T. 07.03.2024