I. Kavram: Destekten Yoksun Kalma Zararı Nedir?
Bir trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin sağlığında maddi olarak destek verdiği veya ileride destek vermesi muhtemel olan yakınları, bu destekten mahrum kalmaları nedeniyle bir zarara uğrar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.53, ölüm hâlinde uğranılan zararları sayarken üçüncü bent olarak "ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar"ı düzenler.1 Bu zararın giderilmesi için hükmedilen tazminata uygulamada destekten yoksun kalma tazminatı denir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik tanımıyla bu tazminat, "ölenin yardımından faydalananların, bu yüzden yoksun kaldıkları faydanın" karşılığıdır.2 Talep hakkının doğması için iki şart aranır: (i) destekten yoksun kalma zararının varlığı ve (ii) bu zarar ile haksız fiil/sorumluluk sebebi arasında uygun illiyet bağının bulunması. Destek ilişkisinin hukuki bir yükümlülüğe (nafaka gibi) dayanması şart değildir; fiilen ve düzenli biçimde sürdürülen bir yardım ilişkisi yeterlidir — bu nedenle sadece eş ve çocuklar değil, fiilen destek gören anne-baba, kardeş veya üçüncü kişiler de dava açabilir.
Trafik kazalarında bu tazminatın pratik önemi büyüktür, çünkü hesaplama yöntemi son yıllarda önemli ölçüde değişmiş; hem yaşam tablosu hem iskonto oranı hem de çocuklar için destek süresinin belirlenme kriterleri güncellenmiştir. Bu makale, güncel Yargıtay içtihadı ve Sigorta Tahkim Komisyonu uygulaması esas alınarak, bugün itibariyle doğru kabul edilen hesaplama yöntemini ve dava stratejisini ele almaktadır.
II. Yasal Çerçeve ve Sorumluluk Türleri
Destekten yoksun kalma zararının hesaplanmasına ilişkin temel norm TBK m.55'tir: "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." Aynı madde, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin zarardan indirilemeyeceğini ve hesaplanan tazminatın hakkaniyet düşüncesiyle artırılıp azaltılamayacağını da hükme bağlar.3 Trafik kazalarında işletenin sorumluluğu ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m.85'te düzenlenmiştir: motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne sebep olursa, işleten ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.4
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatında üç ayrı sorumluluk türünün bir arada var olabileceğini vurgular: haksız fiil sorumluluğu (sürücünün kusuru), tehlike sorumluluğu (KTK m.85 uyarınca işletenin kusursuz sorumluluğu) ve sözleşmeden doğan sorumluluk (taşıma sözleşmesi ilişkisi varsa).5 Bu ayrım, davanın kime karşı ve hangi zamanaşımı süresiyle açılacağını doğrudan etkiler; tehlike sorumluluğuna dayalı talepler bakımından zamanaşımı, haksız fiile göre farklı işleyebilir ve dava sigorta şirketine karşı da yöneltilebilir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS/trafik sigortası) poliçe limiti dahilinde kalan kısım için hak sahipleri, doğrudan sigorta şirketine veya Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilir (Sigortacılık Kanunu m.30). Poliçe limitini aşan kısım ile İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS/kasko-benzeri teminatlar) kapsamındaki talepler ise ayrıca değerlendirilir; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin güncel kararları, poliçe limitini aşan tazminatın doğrudan işletenden ve sürücüden talep edilebileceğini istikrarlı biçimde teyit etmektedir.6
III. Güncel Hesaplama Yöntemi
1. Yaşam Tablosu: TRH 2010
Hesaplamanın ilk adımı, desteğin ve hak sahiplerinin muhtemel bakiye (kalan) yaşam sürelerinin belirlenmesidir. Yargıtay, bu tespitte artık TRH 2010 Ulusal Yaşam Tablosunu esas almaktadır; eski Fransız kökenli PMF 1931 tablosu terk edilmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 26.02.2026 tarihli, oldukça yakın tarihli bir kararı bu hususu açıkça vurgulamış ve yerel mahkemenin PMF 1931 tablosuna göre hazırlanmış bilirkişi raporunu esas almasını, "güncelliğini ve uygulanabilirliğini yitirmiş" bir yöntemi kullandığı gerekçesiyle bozmuştur.7 Bu karar, uygulamada hâlâ eski tabloyla hazırlanan bilirkişi raporlarına rastlanabildiğini, davacı vekilinin bu noktada mutlaka itiraz etmesi gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.
2. Aktif–Pasif Dönem Ayrımı
Desteğin çalışma hayatı, 60 yaşına kadar aktif dönem, bu yaştan sonrası ise pasif dönem olarak ikiye ayrılır. Aktif dönemde desteğin fiilen elde ettiği veya elde etmesi muhtemel gelir (işçi ise ücreti, serbest meslek sahibiyse beyan edilen kazancı) esas alınırken; pasif dönemde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılır. Hukuk Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli kararları, bu ayrımın "gerçek zarar" ilkesinin ve tazminat hesabının temel taşlarından biri olduğunu; sürelerin ve dönemlerin hatalı belirlenmesinin bozma sebebi teşkil edeceğini vurgulamaktadır.8
3. Progresif Rant Yöntemi ve İskonto Oranı
Bilinmeyen dönem (hüküm/rapor tarihinden sonraki dönem) için gelir akışı, progresif rant yöntemi ile bugünkü değere indirgenir: gelirde yıllık artış varsayılırken, aynı zamanda peşin ödemenin sağladığı faiz avantajını dengelemek üzere bir iskonto (teknik faiz) oranı uygulanır. Bu noktadaki iskonto oranının hukuki kaynağı, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli, E.2019/40 K.2020/40 sayılı kararıyla değişmiştir: Mahkeme, tazminat hesabını doğrudan Trafik Sigortası Genel Şartları'na (idari bir düzenlemeye) bırakan kanun hükümlerini, yasama yetkisinin devri ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal etmiştir.9 Bu kararın sonucunda, Genel Şartlar'ın öngördüğü sabit ve düşük teknik faiz oranı yerine, hesaplama sorumluluk hukukunun genel ilkelerine (TBK m.55) göre yapılmakta; Sigorta Tahkim Komisyonu hakem heyetleri de kararlarında aynı yöntemi — TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemi ile, somut olayın koşullarına göre belirlenen iskonto oranıyla — uygulamaktadır.10
4. Çocuklar İçin Destek Süresinin Belirlenmesi
Çocukların destek süresi bakımından da içtihat güncellenmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 26.02.2026 tarihli kararına göre: kız çocuklarında destek süresinin sabit bir yaşla (örneğin kentte 22, köyde 18) sınırlandırılması artık isabetli görülmemekte; bunun yerine Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) bölgelere göre yayımladığı evlenme yaşı istatistiklerinden yararlanılması gerektiği kabul edilmektedir. Erkek çocuklarda ise destek süresi eğitim durumuna göre kademelendirilir: zorunlu eğitim sınırı itibariyle 18, ortaöğrenim görüyorsa 20, yükseköğrenim görüyor veya görme ihtimali kuvvetliyse 25 yaşına kadar uzatılır.7 Bu kriterler, somut olayda çocuğun yaşı, eğitim durumu ve bölgesel istatistikler dosyaya yansıtılmadan mekanik biçimde uygulanamaz; bilirkişi raporunun bu verileri gerekçelendirmesi aranır.
5. Kusur Oranı ve Sosyal Güvenlik Ödemelerinin Mahsubu
Hesaplanan tazminattan, öncelikle varsa desteğin/sürücünün kusur oranı düşülür. Ardından, TBK m.55 uyarınca, SGK veya benzeri kurumca hak sahiplerine bağlanan gelirin rücua tabi ilk peşin sermaye değeri tenzil edilir; buna karşılık rücu edilemeyen ödemeler (örneğin ölüm yardımı, cenaze yardımı gibi ifa amacı taşımayan ödemeler) zarardan indirilmez.3
IV. Dava Stratejisi ve Pratik Öneriler
a) Yol seçimi — dava mı, Sigorta Tahkim mi? ZMSS poliçe limiti dahilindeki talepler için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmak, mahkemeye kıyasla daha hızlı sonuç verebilir; ancak Sigortacılık Kanunu m.30/12 uyarınca belirli bir parasal sınırın altındaki hakem kararları kesindir ve itiraz/temyiz imkânı sınırlıdır. Bu sınırlar düzenli olarak tebliğlerle güncellenmektedir (en son 21.05.2025 tarihli tebliğ) — başvuru öncesi güncel tutarın kontrol edilmesi gerekir.10 Poliçe limitini aşan veya birden fazla sorumlu bulunan (işleten, sürücü, İMSS şirketi gibi) uyuşmazlıklarda dava yolu genellikle daha uygundur.
b) Bilirkişi raporuna itiraz. Uygulamada, özellikle yerel mahkemelerde hâlâ eski yönteme (PMF 1931, sabit kız çocuk yaşı) göre hazırlanmış raporlarla karşılaşılabilmektedir. Davacı vekilinin, rapor sunulur sunulmaz TRH 2010 tablosunun ve güncel destek süresi kriterlerinin uygulanıp uygulanmadığını denetlemesi, aksi hâlde somut ve gerekçeli itirazda bulunması gerekir; aksi takdirde hatalı hesaplama kesinleşebilir.
c) Zamanaşımı. Trafik kazasından doğan tazminat talepleri, kural olarak TBK m.72 uyarınca zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar; ancak fiil aynı zamanda daha uzun zamanaşımı süresi öngören bir suç oluşturuyorsa (örneğin taksirle öldürme), TBK m.72/2 uyarınca ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Sigorta şirketine karşı ZMSS'den doğan talepler bakımından ise 2918 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri ve Sigortacılık Kanunu m.30 çerçevesinde ayrıca süre hesabı yapılmalıdır.
Sonuç
Ölümlü trafik kazalarında destekten yoksun kalma tazminatı, sabit bir formülle değil; güncellenen içtihat ve mevzuatla şekillenen, çok bileşenli bir hesaplama sürecinin sonucunda belirlenir. Bugün itibariyle doğru yöntem; TRH 2010 yaşam tablosu, aktif-pasif dönem ayrımı, progresif rant yöntemiyle güncel iskonto oranı, çocuklar için TÜİK verilerine veya eğitim durumuna dayalı destek süresi ve kusur/rücu mahsubunu bir arada gözetir. Uygulayıcı açısından kritik nokta, bilirkişi raporunun bu güncel kriterlere uygun hazırlanıp hazırlanmadığının titizlikle denetlenmesidir; zira Yargıtay'ın 2026 tarihli kararları dahi, hâlâ eski yönteme göre hazırlanan raporların mahkemelerce onaylanabildiğini göstermektedir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.53.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2025/165, K.2025/940, T.25.12.2025.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.55.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m.85.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2024/197, K.2025/168, T.26.03.2025.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2024/6351, K.2026/2295, T.26.02.2026.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2025/247, K.2026/2188, T.26.02.2026.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2024/643, K.2025/264, T.30.04.2025; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/1155, K.2025/263, T.30.04.2025.
- Anayasa Mahkemesi, E.2019/40, K.2020/40, T.17.07.2020 (RG 09.10.2020, S.31269).
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m.30; Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi, S.58 ve S.49.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.53, m.55, m.72.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m.85.
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m.30.
- Anayasa Mahkemesi, E.2019/40, K.2020/40, T.17.07.2020 — Trafik Sigortası Genel Şartları'na atıf yapan kanun hükümlerinin iptali.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2025/165, K.2025/940, T.25.12.2025 — destekten yoksun kalma tazminatının tanımı.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2024/197, K.2025/168, T.26.03.2025 — trafik kazasında üç sorumluluk türü.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2024/643, K.2025/264, T.30.04.2025 — aktif-pasif dönem ayrımı.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/1155, K.2025/263, T.30.04.2025 — bakiye yaşam süresi ve hesaplamanın temel ilkeleri.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2025/247, K.2026/2188, T.26.02.2026 — TRH 2010 tablosu, çocuklar için destek süresi kriterleri.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2024/6351, K.2026/2295, T.26.02.2026 — poliçe limitini aşan destekten yoksun kalma tazminatı.
- Sigorta Tahkim Komisyonu, Hakem Karar Dergisi, S.58 (2025) ve S.49 (2022) — TRH 2010 ve progresif rant yöntemi uygulaması.