Makale Tanıtımı
Fatih Arıcı, "Kambiyo Senetlerinde Temsilcinin Yetkisini Aşarak Kambiyo Taahhüdünde Bulunmasından Doğan Sorumluluk", Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu'na 65. Yaş Günü Armağanı, İstanbul 1999, s. 11 vd.
Genel Olarak
Evlenme, nişanlanma gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar saklı kalmak kaydıyla bir hukuki işlemin bizzat hak sahibi tarafından yerine getirilmesi zorunlu değildir.1 Diğer bir anlatımla hak sahibi tarafından verilen yetki doğrultusunda ilgili hukuki işlemin temsilci vasıtasıyla yerine getirilmesi mümkündür. Kanun koyucu bu doğrultuda ve Türk Ticaret Kanunu özelinde kambiyo taahhüdünde bulunması için temsilci atanabileceğine zımni olarak imkân tanımış ve bununla birlikte yetkisiz temsilcinin hukuki sorumluluğunu düzenleme altına almıştır.2
Önemle belirtmek gerekir ki Türk Ticaret Kanunu'nda ne poliçe için ne de diğer kambiyo senetleri için temsile ilişkin hükümlere yer verilmediği ve ancak yetkisiz temsilci ile ilgili düzenlemelere yer verdiği bilinmektedir.3 Öğretide kambiyo taahhüdünün tedavül sözleşmesi akdetmekle eşdeğer olduğu ve tedavül sözleşmesinin temsilci ile kurulmasının mümkün olduğu söylenmektedir.4 İnceleme konusu makalede yazar, tamda bu düzenlemeler ışığında kambiyo taahhüdünde bulunan temsilcinin yetkisini aşması sorununu öğretideki görüşleri ve sorunun uygulamadaki karşılığını irdelemiş ve neticeten kendi görüşünü ortaya koyarak çözüm üretmeye çalışmıştır.
Sistematik ve Dil
Makalenin 1999 yılında yazılmış olması nedeniyle makalenin yazıldığı tarihte yürürlükte olan ilgili kanun maddeleri ile hali hazırda yürürlükte olan kanun maddelerinin değiştirilip değiştirilmediği konusunun irdelenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Yazar, makale içeriğinde konuyla alakalı olarak mülga 6762 sayılı Ticaret Kanunu'nun5 "salahiyet olmaksızın imza" başlığı altında düzenlenen 590. maddesine değinmiştir. İşbu madde hali hazırda yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun6 678. maddesine karşılık gelmektedir. Madde gerekçesinde de dile getirildiği üzere yapılan değişiklik yalnızca dili güncelleştirmek için olduğu söylenebilir.7 Keza yazar ayrıca mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun8 temsile ilişkin hükümlerine değinmiş olup burada yapılan değişikliklerin de yalnızca dili sadeleştirmek için olduğunu söyleyebiliriz. Bu haliyle makalede değinilen maddelerdeki değişiklikler dili sadeleştirmek için yapıldığından işbu makale incelemesinde yürürlükteki kanun maddeleri üzerinden inceleme yapılacağını belirtmek isteriz.
İnceleme konusu makalenin sistematiği ve diline gelecek olursak: Yazar inceleme konusu makaleyi 4 başlık altında sunmuş olup ilk başlık altında makalede irdelenen hukuki sorunu ortaya koymaya çalışmıştır. İkinci başlık altında hukuki sorunla alakalı olarak öğretide yer alan görüşleri kapsamlı bir şekilde ele almış ve devamındaki uygulama başlığı altında bahse konu hukuki sorunun yargı kararlarına nasıl yansıdığını irdelemiştir. Son başlık altında ise öğreti başlığı altında ileri sürülen görüşlerin her biri hakkında kişisel görüşünü bildirmiş ve bu görüşlere neden katıldığını veyahut neden katılmadığını gerekçeleriyle tarafımıza sunmuştur. Bu haliyle inceleme konusu makale içeriği külli olarak göz önüne alındığında yazarın hukuki sorunu ortaya koyarken belli bir diyalektik içerisinde hareket ettiğini ve bunu yaparken konunun ve konu ile ilgili görüşlerin anlaşılması için yerinde bir silsileyi takip ettiğini söylemek doğru olacaktır. Zira önce hukuki sorun ortaya konmuş akabinde hukuki sorun hakkındaki öğretideki görüşler irdelenmiş ve sonuç kısmında ise bir neticeye varacak şekilde kişisel görüş belirtilmiştir.
Bununla birlikte yazarın makale yazımında kullandığı dilin sade ve anlaşılır olduğunu söylemek doğru olacaktır. Yine yazar tutarlı argümanlarla görüşünü ortaya koymaya çalışırken doğru yerlere değinmiştir.
İçerik
Yazar inceleme konusu makalenin "hukuki sorunun ortaya konulması" başlıklı ilk bölümünde TBK'nun yetkisiz temsile ilişkin hükümleri ile TTK'nun yetkisiz imza hükümleri arasında dişe dokunur bir farklılığın bulunmadığını dile getirmiş ve ayrıca TTK'nun 678. maddesinin TBK tarafından ortaya konulan genel hükümler için istisnai hüküm teşkil edeceğini öne sürmüştür. Zira TBK m. 46 uyarınca yetkisi olmadığı halde başkası adına hareket etmek suretiyle yapılan işlem temsil olunanın onayı olmadığı takdirde kesin hükümsüz ve yetkisiz temsilcinin tazmin sorumluluğu altında olacağı düzenlenmişken TTK'nun 678. maddesi uyarınca ise yetkisiz temsilcinin poliçeden bizzat sorumlu olacağı öngörülmüştür. Diğer bir anlatımla iki ayrı düzenlemede onayın bulunmadığı durumlar için TTK hükümleri uyarınca işlem yani kambiyo taahhüdü geçersiz kılınmazken genel hükümler için işlemin hükümsüz olacağı öngörülmüştür. Yazar bu durumun kambiyo senedinin tedavül gücünü artırmak amacından ve hamili genel hükümlere nazaran daha fazla koruma gayretinden kaynakladığını öğretideki diğer görüşlere atıfta bulunarak ortaya koymuştur.9 Nitekim öğretide kambiyo senetleri özelinde TTK'da bulunmayan konular hakkında genel hükümlerin uygulanacağı dile getirilmektedir.10 Burada kambiyo senedinin temsilci tarafından yetkisi olmadan düzenlenmesi durumunda senedin temsil olunan tarafından kabul edilmesi ya da taahhüde icazet vermesi halinde senet borcundan dolayı temsil olunan sorumlu olacağını belirtmek gerekir.11
Yazar bu bölümde son olarak temsil yetkisinin hiç bulunmaması halinin yanında ayrıca TTK m. 678'in ikinci cümlesinde öngörülen yetkisini aşan temsilcinin de senetten sorumlu olacağı hükmü için açıklamalarda bulunmuş ve aslında tam da makalenin temel sorununa yüzeysel olarak değinmiştir. Yukarıda izah ettiğimiz üzere temsil yetkisinin hiç bulunmaması halinde yetkisiz temsilcinin kambiyo borcundan tamamen sorumlu olacağını belirtmiştik. İncelenen makalenin temelinde ise temsilciye verilen bir yetki mevcut olup temsilci işbu yetkiyi aşmışsa yani yetki aşımında bulunduysa kambiyo borcundan kimin sorumlu olacağı konusu mevcuttur. Yazar ilk olarak ilgili hükmün ikinci cümlesini yorumlayarak yetkinin hiç olmaması gibi temsilcinin tamamından sorumlu olabileceğinin ve ikinci olarak ise kambiyo borcundan dolayı verilen yetkiye kadar temsil olunanın, aşılan kısım içinse temsilcinin sorumlu olabileceğinin gündeme geleceğini dile getirmiştir.
Yazar makalenin devamında öğreti başlığı altındaki bölümde ise TTK m. 678'in ikinci cümlesinde düzenlenen ve yetki aşımı halinde kambiyo borcundan dolayı yetkisiz temsilcinin sorumlu olacağı hükmünün tartışmalı olduğunu belirtmiş ve bu tartışmalar ışığında öğretideki görüşlere değinmiştir. Öncelikli olarak yetkisiz temsilcinin konu bakımından yetkisinin olmaması halinde (yazar burada kredi sözleşmesi bakımından yetkilendirilen temsilcinin kambiyo taahhüdünde bulunmasını konu bakımından yetkisizliğe örnekleyerek vermiştir.) kambiyo senedinden sorumlu olacağı ve yine kısmi yetki halinde ise aşılan kısım için yalnızca yetkisiz temsilcinin sorumlu olacağı konularında görüş birliği olduğunu dile getirmiştir.
İncelenen makalenin asıl konusu ise kısmi olarak yetkilendirilen yetkisiz temsilcinin yetkisini aşması halinde yetki verilen kısım bakımından kimin sorumlu olacağına dairdir. Yazar bu konu ile ilgili dile getirilmiş görüşleri üçe ayırmıştır:
- Birinci görüş (hâkim görüş): Yetki aşımında bulunan ticari temsilcinin kambiyo borcunun tamamından sorumlu olacağı savunulmaktadır. Kanunun lafzı esas alınarak yetki aşımı ile hiç yetki olmaması arasında ayrım yapılmadığı bu nedenle aynı sorumluluğun uygulanması gerektiği dile getirilmektedir. Yazar bu görüşü şu tespitlerle eleştirmektedir: Bir maddenin lafzı yorumlanacaksa bunun yalnızca lafza bağlı kalınmaması ve ilgili maddenin ruhuna da uygunluğunun belirlenmesi gerektiğini öne sürmüştür. Ayrıca özel ve istisna olan TTK m. 678'in tedavül gücünü artırmak amacı taşıdığına göre genel hükümlere göre temsil olunanın yetki miktarınca sorumlu tutulmaması bu amaç ile uyuşmadığını söylemektedir. Zira TTK'da işbu hüküm olmasaydı genel hükümlere göre temsilcinin sorumluluğuna gidilecekti.
- İkinci görüş (yazarın savunduğu görüş): Yetki aşımı halinde temsilci yetkisini aştığı meblağ ile temsil olunanın da yetki verdiği meblağ ile sorumlu olması gerektiği savunulmaktadır. Yazar ayrıca TTK m. 678'in genel hükümlere nazaran özel ve istisna bir hüküm olduğunu ve bu hükümde yetkisiz temsilcinin kambiyo borcunun tamamından sorumlu tutulmasının dayanağının yetkisizlik olgusu olduğuna göre yetki aşımı halinde yetkisizlik olgusunun aşılan kısma sirayet etmesi ve temsilcinin sadece bakiye kısım için bizzat ve şahsen sorumlu olması gerektiğini savunmaktadır. TTK m. 678'in cümlesinin yetkisini aşan temsilcinin sorumluluğunu düzenlediğini ve ancak temsil olunanın yetki miktarınca sorumluluğunu bertaraf etmediğini dile getirmektedir. Yazar devamında kambiyo senedinden kaynaklanan sorumluluğun temsil olunan ve temsilci arasında bölüşülmesi halinde hamilin kambiyo borcunu talep etmede ve tahsilde zorluk yaşayacağına dair görüşlere de katılmadığını dile getirmekte ve bu durum için kambiyo senetlerinde kısmi ödeme hususunu düzenleyen TTK m. 709/2-3'ü12 çözüm olarak sunmuştur. Buna göre temsil olunan veya temsilci ödemek zorunda kaldıkları meblağları ödedikleri takdirde bu ödemenin senet üzerine yazılmasını ve kendilerine bir ödeme makbuzu tanzim etmesini talep edebilecektir. İşbu görüş güncel eserlerde de savunulmaktadır.13
- Üçüncü görüş: Temsil olunan verdiği yetki miktarına kadar temsilci ile temsil olunanın müteselsilen ve aşılan kısım içinse yalnızca temsilcinin sorumlu olması gerektiği savunulmaktadır. Yazar bunun mümkün olmayacağına çünkü müteselsil borçlu kurumunu düzenleyen TBK m. 162 müteselsil borçluluğa ancak iki halde imkân verdiğini savunmuştur. Nitekim öğretide de müteselsil borç kavramının birden fazla borçlunun olduğu her borç ilişkisinde kendiliğinden doğmadığını, bunun ancak tarafların iradeleriyle kararlaştırmış olmaları ya da kanunen cevaz verilmesi gerektiği söylenmektedir.14
Yazar ayrıca inceleme konusu makale içeriğinde işbu konunun uygulamaya nasıl sirayet ettiğini yargı kararlarıyla ortaya koymaya çalışmış ve yetkisi olmayan temsilci ile ilgili Yargıtay kararlarına atıfta bulunmuştur. Yazar ayrıca yetkisini aşan temsilciyi konu alan yargı kararlarına rastlamadığını dile getirmiştir. Tarafımızca yapılan araştırmalarda da konuyu bizzat ele alan bir yargı kararına rastlanılmamıştır.15
Sonuç
İnceleme konusu makalenin 1999 yılında yazılmış olmasına rağmen halen güncelliğini koruyor ve güncel eserler tarafından sürekli atıfta bulunuluyor olması gözetildiğinde makalenin öğreti açısından ne denli önemli olduğu anlaşılmaktadır. Yazar inceleme konusu makalesiyle kambiyo taahhüdünde yetkinin aşılması konusunu tabiri caizse ince eleyip sık dokumuş ve 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen halen konu özelinde başucu makale niteliğindedir. Kanun koyucu tarafından TTK m. 679'in ikinci cümlesinin yeniden ele alınarak işbu tartışmalara son vermemesi halinde makalenin gelecekte de birçok eser tarafından başvurulacağını gözler önüne seriyor.
Mülga ve Yürürlükteki Kanun Maddeleri
| Mülga Kanun Maddeleri | Yürürlükteki Kanun Maddeleri |
|---|---|
| 6762 sayılı eTTK m. 590: Temsile salahiyetli olmadığı halde bir şahsın temsilcisi sıfatiyle bir poliçeye imzasını koyan kimse, o poliçeden dolayı bizzat mesul olur ve poliçeyi ödediği takdirde temsil olunan haiz olabileceği haklara sahip olur. Salahiyetini aşan temsilci için dahi hüküm böyledir. | 6102 sayılı TTK m. 678: Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir. |
| 818 sayılı eTBK m. 38: Bir kimse salahiyeti olmadığı halde diğer bir şahıs namına bir akit yaptığı takdirde, bu şahıs bu akde icazet vermedikçe alacaklı veya borçlu olmaz. Diğer tarafın, temsil edilenin münasip bir müddet içinde o akde icazet verip vermiyeceğini beyan etmesini talebe hakkı vardır. Bu müddet zarfında icazet verilmediği halde, o kimse mülzem olmaz. | 6098 sayılı TBK m. 46: Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur. |
| 818 sayılı eTBK m. 39: Eğer icazetten sarahaten veya zımnen imtina olunursa, akdin sahih olmamasından tahaddüs eden zararın tazmini zımnında, mümessil sıfatını takınan kimse aleyhinde dava ikame olunur. Fakat bu kimse diğer tarafın salahiyeti bulunmadığına vakıf olduğu veya vakıf olması lazımgeldiğini ispat ettiği takdirde, davaya mahal yoktur. Mümessilin taksiri vukuunda hakkaniyet iktiza ettiği halde hakim, onu daha fazla zarar ve ziyan itasına mahküm eder. Haksız mal iktisabı esasına binaen dava ikamesi hakkı, bu hallerin kaffesinde bakidir. | 6098 sayılı TBK m. 47: Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Ancak, yetkisiz temsilci, işlemin yapıldığı sırada karşı tarafın, kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, kendisinden zararın giderilmesi istenemez. Hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar saklıdır. |
Dipnotlar
- KURT, E.; Türk Hukukunda Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar ve Hukuki Sonuçları, İKÜHFD, C. 5, Sayı 2-2, Temmuz-Ağustos, 2016, 121-187, s. 128.
- TTK m. 678: "Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir."
- POROY, R./TEKİNALP, Ü.; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Vedat Kitapçılık, Güncellenmiş 24. Bası, İstanbul, 2021, s. 162.
- KENDİGELEN, A./KIRCA, İ.; Kıymetli Evrak Hukuku, Oniki Levha Yayıncılık, Güncellenmiş 5. Bası, İstanbul, 2021, s. 133.
- RG, 09.07.1956 T., 9353 S., Türk Ticaret Kanunu (yürürlükte değil.)
- RG, 14.02.2011 T., 27846 S., Türk Ticaret Kanunu.
- Madde gerekçesi: 6762 sayılı Kanunun 590. maddesinden, dili güncelleştirilerek alınan bu maddenin kaynağı CBA'nın 8. maddesidir.
- RG., 29.04.1926 T., 359 S.; Borçlar Kanunu (yürürlükte değil.)
- Benzer görüş için bknz: ŞENER, Oruç H., Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı, Gözden Geçirilmiş 5. Bası, Seçkin, Ankara, 2022, s. 382; TEKİNALP, Ü./ÇAMOĞLU, E., Türk Ticaret Kanunu Ticari Mevzuat ve İkincil Düzenlemeler, Güncelleştirilmiş 15. Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2014, s. 325.
- KENDİGELEN, A./KIRCA, İ.; s. 133.
- BİLGİLİ, F./DEMİRKAPI, E., Kıymetli Evrak Hukuku, Dora Yayıncılık, Bursa, 2018, s. 65; KENDİGELEN, A./KIRCA, İ., s. 135.
- TTK m. 709: (1) Muhatap, poliçeyi öderken hamil tarafından bir ibra şerhi yazılarak poliçenin kendisine verilmesini isteyebilir. (2) Hamil kısmi ödemeyi reddedemez. (3) Kısmi ödeme hâlinde muhatap bu ödemenin poliçe üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini isteyebilir.
- ACAR, S., "Kambiyo Senetlerinde Temsil Yetkisindeki Sakatlıklar ve Sonuçlar", Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İİBF Dergisi, Ekim, 2016, s. 33; ÜNAL, M., Kambiyo Senetlerinde Yetkisiz Temsil, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2020, s. 133; KAYA, B., Kambiyo Senetlerinde Temsil, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2022, s. 138; SULU, M., "Kambiyo Senetlerinde Yetkisiz Temsil ve Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması", Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XXVI. Y. 2022 Sa. 3, s. 154.
- ARAT, A., "Müteselsil Borçlarda Alacaklı ile Borçlular Arasındaki İlişkinin Hüküm ve Sonuçları", Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 26, S.2, s. 325-366, 327.
- YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ, E. 2012/33753, K. 2013/10694, T. 21.3.2013; YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ, E. 2016/10278, K. 2017/1003, T. 25.1.2017.
ACAR, S., "Kambiyo Senetlerinde Temsil Yetkisindeki Sakatlıklar ve Sonuçlar", Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İİBF Dergisi, Ekim, 2016.
ARAT, A., "Müteselsil Borçlarda Alacaklı ile Borçlular Arasındaki İlişkinin Hüküm ve Sonuçları", Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 26, S.2, s. 325-366.
BİLGİLİ, F./ DEMİRKAPI, E., Kıymetli Evrak Hukuku, Dora Yayıncılık, Bursa, 2018.
KAYA, B., Kambiyo Senetlerinde Temsil, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2022.
KENDİGELEN, A./KIRCA, İ.; Kıymetli Evrak Hukuku, Oniki Levha Yayıncılık, Güncellenmiş 5. Bası, İstanbul, 2021.
KURT, E.; Türk Hukukunda Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar ve Hukuki Sonuçları, İKÜHFD, C. 5, Sayı 2-2, Temmuz-Ağustos, 2016.
POROY, R./TEKİNALP, Ü.; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Vedat Kitapçılık, Güncellenmiş 24. Bası, İstanbul, 2021.
SULU, M., "Kambiyo Senetlerinde Yetkisiz Temsil ve Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması", Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XXVI. Y. 2022 Sa. 3.
ŞENER, Oruç H., Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı, Gözden Geçirilmiş 5. Bası, Seçkin, Ankara, 2022, s. 382.
ÜNAL, M., Kambiyo Senetlerinde Yetkisiz Temsil, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2020.
TEKİNALP, Ü./ ÇAMOĞLU, E., Türk Ticaret Kanunu Ticari Mevzuat ve İkincil Düzenlemeler, Güncelleştirilmiş 15. Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2014, s.325.