I. Giriş: Unutulan Alacak Kalemi Sorunu
İşçilik alacağı davalarında sık karşılaşılan bir tablo vardır. Dava dilekçesinde kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti istenmiş, bir alacak kalemi ise unutulmuştur. Bilirkişi raporu geldiğinde davacı vekili ıslah dilekçesiyle hem mevcut kalemleri artırır hem de unutulan kalemi ekleyip harcını yatırır. Yargıtay'ın bazı daireleri bu uygulamaya yıllarca izin verdi, bazıları ise vermedi.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 08.05.2026 tarihli kararıyla bu tartışmayı kapattı: “Hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talep kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemez.” Karar üçüncü görüşmede oy çokluğuyla alındı ve 30.06.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.1 İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay genel kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.2 Bu nedenle karar yalnız iş davalarını değil, birden fazla kalem içeren bütün alacak ve tazminat davalarını doğrudan etkiliyor.
Kararın önemi, 31.07.2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun'la birlikte daha da arttı. Bu Kanun belirsiz alacak davasını kaldırdı ve kısmi davada talep artırımını yeni bir kurala bağladı. Bu yazıda önce kararın arka planını ve gerekçesini, ardından iki düzenlemenin birlikte nasıl okunacağını ve uygulayıcının ne yapması gerektiğini inceliyoruz.
II. Islah Nedir? Kısmen ve Tamamen Islah Ayrımı
Hukuk yargılamasında taraflar, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia ve savunmalarını genişletemez veya değiştiremez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.141 bu yasağı koyar; ikinci fıkrasında ise ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümlerini saklı tutar.3 Islah, bu yasağın en önemli istisnasıdır. HMK m.176'ya göre taraflardan her biri yaptığı usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir, ancak aynı davada yalnız bir kez. Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.4
Kanun iki tür ıslah öngörür. Kısmen ıslahta yalnız ıslah edilen usul işlemi düzeltilir ve dava kaldığı yerden devam eder. Davanın tamamen ıslahında ise davacı bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi verir ve dava dilekçesinden itibaren yapılmış usul işlemleri geçersiz hâle gelir; yargılama âdeta başa döner.5 Uygulamada en sık görülen kısmen ıslah, dava dilekçesindeki talep miktarının bilirkişi raporundan sonra artırılmasıdır. Uyuşmazlık da tam bu noktada çıktı: Kısmen ıslahla yalnız mevcut talep mi artırılabilir, yoksa dava dilekçesinde hiç yer almayan yeni bir talep de eklenebilir mi?
III. Kararın Arka Planı: İki İçtihat Hattı
İçtihadı birleştirme talebi 07.11.2019 tarihli dilekçeyle yapıldı. Birinci Başkanlık Kurulu 16.09.2021'de görüş aykırılığı bulunduğuna karar verdi, birleştirmenin konusu ise 19.01.2026'da belirlendi. Kararda Hukuk Genel Kurulu'nun ve on beş dairenin birbiriyle çelişen kararları sıralanıyor.6
Yeni talebe izin veren görüş. Bu görüşün en güçlü temsilcisi 9. Hukuk Dairesi'ydi. Daire görüş yazısında, iş davalarında hemen her dosyada çok sayıda alacak kaleminin talep edildiğini, bazen bir kalemin unutulduğunu ve bilirkişi hesabından sonra ıslahla bu kalemin de istendiğini belirtti. Kanunda bunu açıkça yasaklayan bir hüküm olmadığını, unutulan kalem için yeni dava açılmasının usul ekonomisine ve işçinin korunması ilkesine aykırı olacağını savundu. Daireye göre davalı yeni kalem için de bütün def'i ve itirazlarını ileri sürebileceğinden bir hak kaybına uğramıyordu.7 4. Hukuk Dairesi de görüş yazısında, usulüne uygun ıslah dilekçesiyle ve harcı yatırılarak ek taleplerin asıl davayla birlikte hüküm altına alınabileceği sonucuna vardığını bildirdi. 2. Hukuk Dairesi 2018'den itibaren dava dilekçesinde istenmeyen bir kalemin tam ıslahla istenebileceği yönünde karar veriyordu. 11. Hukuk Dairesi'nin son kararları da yeni ve ek taleplere izin veriyordu; ancak Daire içinde aksi görüşte üyeler vardı.8
Yeni talebe izin vermeyen görüş. 1. Hukuk Dairesi'ne göre Hukuk Genel Kurulu ve dairelerin büyük çoğunluğu, dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslahla davaya sokulamayacağı ilkesini benimsemişti; Daire içinde ise tam ıslahla bunun mümkün olacağını savunan üyeler bulunuyordu. 3., 10. ve kapatılan 15., 16. ve 17. Hukuk Daireleri de aynı görüşteydi. Bu dairelere göre ıslahla kastedilen, dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesiydi; dava konusu edilmeyen bir istem ıslahla dava konusu hâline getirilemezdi.9
Kurulda bir de ön sorun tartışıldı. Bazı üyeler, birleştirmenin konusunun yalnız dava dilekçesindeki maddi vakıa ve hukuki ilişkiyle bağlantılı olmayan taleplerle sınırlandırılmasını istedi. Kurul üçte ikiyi aşan oy çokluğuyla ön sorun bulunmadığına karar verdi.10 Bu ayrıntı önemlidir: Karar, aynı iş ilişkisinden veya aynı olaydan doğan, dava dilekçesindeki vakıalarla bağlantılı talepleri de kapsıyor.
IV. Kurulun Gerekçesi
Dava dilekçesi yargılamanın sınırlarını çizer. Kurul gerekçeye dava dilekçesinden başlıyor. Dava dilekçesindeki en önemli unsur talep sonucudur. Taleple bağlılık ilkesi gereği mahkeme talep sonucundan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez ve talep sonucunda gösterilen hususları tek tek karara bağlar.11 Kurula göre davacı hangi konuda hukuki korunma istiyorsa bunu dava dilekçesinde açıkça bildirmek zorundadır; dava dilekçesinde yer almayan bir talep yargılamanın konusu hâline gelmemiştir.
Islah düzeltmedir, ek dava değildir. Kurula göre kısmen ıslahta dava dilekçesindeki bir talep artırılır, genişletilir veya değiştirilir. Dava dilekçesinde hiç yer almayan bir talebin eklenmesi ise mevcut talebin artırılması değil, daha önce hiç dava konusu yapılmamış yeni bir talebin eklenmesidir. Bu, mevcut davanın içinde ikinci bir dava açmak anlamına gelir ve kısmen ıslahı “âdeta ek dava açma yoluna” dönüştürür. Kurula göre yasal düzenlemeler buna cevaz vermez.
Ön inceleme tutanağı uyuşmazlığı sabitler. HMK ile getirilen ön inceleme aşamasında tarafların anlaştığı ve anlaşamadığı noktalar belirlenir ve tahkikat ön inceleme tutanağı esas alınarak yürütülür.12 Kurul, sonradan kısmen ıslahla eklenen yeni bir talebin tahkikatın sınırlarını genişleteceğini, ön inceleme kurumunu işlevsiz bırakacağını ve yargılamanın öngörülebilirliğini zedeleyeceğini belirtiyor.
Silahların eşitliği ve hukuki güvenlik. Kurula göre savunmasını dava dilekçesindeki taleplere göre hazırlamış davalı, sonradan eklenen bir talep karşısında sürpriz bir taleple yüz yüze kalır. Bu durum Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi ve Anayasa'nın 36. maddesindeki silahların eşitliği ilkesine, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine ve makul sürede yargılanma hakkına uygun düşmez.13
Tam ıslahla ayrım. Gerekçede iki ıslah türü arasında açık bir ayrım yapılıyor: Davacı talep sonucunda genişletme veya değiştirme istiyorsa kısmi ıslaha, yeni vakıalara dayanarak tamamen yeni bir talepte bulunmak istiyorsa tam ıslaha başvurmalıdır; tam ıslahta yargılamanın tamamen başına dönülür. Kararın sonuç kısmı ise yalnız kısmen ıslah hakkında hüküm kuruyor. Tamamen ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati kararın konusu dışında kalıyor.
V. Değerlendirme: Öğretinin Ağırlıklı Görüşünden Ayrılan Bir Karar
Karar, usul hukuku öğretisinde ağırlıklı olarak savunulan görüşten ayrılıyor. Kararın “Öğretideki Görüşler” bölümünde aktarılan yazarların önemli bir kısmı, ıslahla talep sonucuna yeni bir talep eklenebileceğini savunuyordu. Özekes ve Bulut bu görüşü “doktrinde çoğunlukla kabul edilen görüş” olarak nitelendirmişti. Yazarlara göre HMK tam ıslahla tahkikat sonuna kadar yeni bir dava dilekçesi verilmesine bile izin verdiğine göre, önceki talebin yanına yeni bir talep getirilmesi de mümkün olmalıydı. Pekcanitez, Atalay ve Özekes ise mevcut taleple birlikte görülmesini haklı kılacak bir bağlantı varsa yeni talebin ıslahla davaya dâhil edilebilmesi gerektiğini belirtiyordu.14
Karara yakın görüşte olan yazarlar da vardı. Eroğlu, ıslah yoluyla davaya yeni talepler eklenmesinin HMK'daki dava sistemine aykırı olduğunu savunuyordu. Akyol Aslan ise kural olarak ıslahla yeni talep eklenemeyeceği sonucuna varmış, ancak ilk taleple bağlantılı talepler için bir istisna düşünülebileceğini belirtmişti.15 Kurul ise konunun bağlantısız taleplerle sınırlandırılması önerisini ön sorun olarak kabul etmedi ve bağlantılı talepler için bir ayrım yapmadı.
Kararın en somut etkisi iş yargılamasında görülecek. 9. Hukuk Dairesi'nin dava dilekçesinde unutulan alacak kalemini ıslahla kabul eden uygulaması artık sürdürülemez. Kararda derdest davalar için bir ayrım yapılmadığından, kısmen ıslahla yeni kalem eklenmiş ve henüz kesinleşmemiş dosyaların da bu karar ışığında değerlendirilmesi beklenir.
VI. 7589 Sayılı Kanun'dan Sonra Yeni Tablo
Kararın yayımlanmasından bir ay sonra yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, talep artırımının iki önemli aracını değiştirdi.16 Birincisi, belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 yürürlükten kaldırıldı; kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda madde uygulanmaya devam edecek. İkincisi, kısmi davayı düzenleyen HMK m.109'a şu fıkra eklendi: “Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”
Bu iki düzenleme birlikte okunduğunda tablo netleşiyor. Dava dilekçesinde yer alan ve kısmi dava olarak açılmış bir alacak kaleminin miktarı, HMK m.109/4 uyarınca ıslaha gerek kalmadan bir kez artırılabilir. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Dava dilekçesinde hiç yer almayan bir kalem ise İBGK kararı uyarınca kısmen ıslahla davaya eklenemez. HMK m.109/4 de bu kalemi kurtarmaz; çünkü fıkra, alacağın bir kısmının dava edildiği durumda talep konusunun artırılmasını düzenler, dava edilmemiş bir talebin eklenmesini değil. HMK hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulandığından, yeni fıkra görülmekte olan kısmi davalarda da uygulanabilecektir.17
VII. Uygulayıcı İçin Pratik Sonuçlar
Dava dilekçesine bütün kalemleri yazın. Artık en önemli işlem dava dilekçesinin kendisidir. Birden fazla kalem içeren alacak ve tazminat davalarında her kalem, miktarı sonradan artırılacak olsa bile talep sonucunda ayrı ayrı gösterilmelidir. İşçilik alacağı davasında kıdem ve ihbar tazminatının yanında fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ve ücret alacaklarının her birinin talep sonucuna yazılması, sonradan telafisi güç bir hak kaybını önler.
Kalem unutulduysa iki yol kalıyor. Birinci yol davanın tamamen ıslahıdır: Davacı bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi verir ve yargılama yeniden başlar. Kararın kavramlar bölümünde aktarılan öğretiye göre tamamen ıslah edilen dava ilk davanın devamı niteliğindedir; zamanaşımı ve hak düşürücü süre ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilir.18 Bu sonucun dava dilekçesinde hiç yer almayan yeni bir kalem için uygulamada nasıl karşılanacağı ise henüz belli değildir. Ayrıca ıslah hakkı aynı davada bir kez kullanılabildiğinden ve o ana kadarki işlemler geçersiz hâle geldiğinden bu yolun maliyeti yüksektir. İkinci yol, unutulan kalem için ayrı bir dava açıp bağlantı nedeniyle ilk davayla birleştirilmesini istemektir.19 Bu yolda zamanaşımı yeni davanın açıldığı tarihte kesileceğinden, işçilik alacaklarında zamanaşımı süresi dikkatle hesaplanmalıdır.
Karşı tarafın açık muvafakati. HMK m.141/2, iddianın genişletilmesinde karşı tarafın açık muvafakati hükümlerini de saklı tutar. Karar yalnız kısmen ıslahı konu aldığından, davalının açıkça kabul ettiği bir yeni talebin bu yolla davaya alınıp alınamayacağı kararın konusu dışında kalmıştır. Bu yola dayanmadan önce davalının beyanının açık ve tereddütsüz olmasına dikkat edilmelidir.
Kısmi davada artırımı doğru araçla yapın. 31.07.2026'dan sonra kısmi davada talep artırımı için HMK m.109/4 kullanılmalıdır. Bu artırım bir kez yapılabilir ve tahkikatın sonuna kadar mümkündür. Artırım ıslah yoluyla yapılmadığından, ıslah hakkının başka bir usul işleminin düzeltilmesi için kullanılması mümkün görünmektedir.
Sonuç
İBGK E.2021/8, K.2026/1 sayılı karar, dava dilekçesinin yargılamanın sınırlarını çizdiği ilkesini öne çıkarıyor: Dava dilekçesinde yer almayan bir talep kısmen ıslahla davaya eklenemez. Kurul, usul ekonomisi gerekçesine ve öğretinin ağırlıklı görüşüne rağmen ön inceleme sisteminin bütünlüğünü, silahların eşitliğini ve hukuki güvenliği tercih etti. 7589 sayılı Kanun'la birlikte oluşan yeni düzende mevcut bir kalemin miktarını artırmak kolaylaştı, dava dilekçesinde hiç yer almayan bir kalemi sonradan eklemek ise zorlaştı. Bu yüzden alacak davalarında dava dilekçesindeki talep sonucu, davanın kaderini belirleyen belge hâline geldi.
Dipnotlar
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E.2021/8, K.2026/1, T. 08.05.2026 (R.G. 30.06.2026, S. 33296) — dava dilekçesinde yer almayan talebin kısmen ıslahla davaya dâhil edilemeyeceği (oy çokluğu).
- 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.45/5.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.141 (birinci fıkra 7251 sayılı Kanun ile değişik).
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.176, m.177/1.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.179, m.180, m.181.
- Yargıtay İBBGK, E.2021/8, K.2026/1, Bölüm I/A-C — başvuru, Birinci Başkanlık Kurulu kararları ve görüş aykırılığına konu kararlar.
- Yargıtay İBBGK, E.2021/8, K.2026/1, Bölüm I/D-6 — 9. Hukuk Dairesi'nin 13.07.2020 tarihli görüş yazısı.
- Yargıtay İBBGK, E.2021/8, K.2026/1, Bölüm I/D-3, D-5, D-8 — 2. Hukuk Dairesi (17.12.2019), 4. Hukuk Dairesi (29.06.2020) ve 11. Hukuk Dairesi (22.09.2020) görüş yazıları.
- Yargıtay İBBGK, E.2021/8, K.2026/1, Bölüm I/D-2, D-4, D-7, D-10, D-11, D-12 — 1. Hukuk Dairesi (28.11.2019), 3. Hukuk Dairesi (24.02.2020), 10. Hukuk Dairesi (19.02.2021) ile kapatılan 15., 16. ve 17. Hukuk Dairelerinin görüş yazıları.
- Yargıtay İBBGK, E.2021/8, K.2026/1, Bölüm II — ön sorun.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119/1-ğ, m.26, m.297/2.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.140/3.
- Yargıtay İBBGK, E.2021/8, K.2026/1, Bölüm IV — gerekçe.
- Muhammet Özekes / Uğur Bulut, “Kısmi ve Belirsiz Alacak Taleplerinde Islah Sorunu (Bir HGK Kararı Işığında İnceleme)”, Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Dergisi, 2017, S. 38, s. 696-698; Hakan Pekcanitez / Oğuz Atalay / Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 13. Bası, İstanbul 2025, s. 324 (aktaran: Yargıtay İBBGK, E.2021/8, K.2026/1, Bölüm III/C).
- Orhan Eroğlu, Islah, 6. Baskı, Ankara 2025, s. 180-181; Leyla Akyol Aslan, “Yargıtay Kararları Işığında Davacının Talep Sonucuna Islah ile Yeni Bir Talep Eklemesinin Mümkün Olup Olamayacağı Meselesi”, 9. Uluslararası Asos Congress Hukuk Sempozyumu Tam Metin Kitabı, 2023, s. 648, 652-653 (aktaran: Yargıtay İBBGK, E.2021/8, K.2026/1, Bölüm III/C).
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m.19, m.20 ve geçici m.1/10 (R.G. 31.07.2026, S. 33326); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107 (mülga), m.109/4.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.448.
- Kuru, C. IV, s. 3999; Arslan / Yılmaz / Taşpınar Ayvaz / Hanağası, s. 610-611 (aktaran: Yargıtay İBBGK, E.2021/8, K.2026/1, Bölüm III/B-5-f).
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.166/1 (birinci fıkranın ikinci cümlesi 7589 sayılı Kanun ile değişik).
Kaynakça
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E.2021/8, K.2026/1, T. 08.05.2026 (R.G. 30.06.2026, S. 33296).
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26, m.107 (mülga), m.109, m.119, m.140, m.141, m.166, m.176-181, m.297, m.448.
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (R.G. 31.07.2026, S. 33326).
- 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.45.
- Akyol Aslan, Leyla: “Yargıtay Kararları Işığında Davacının Talep Sonucuna Islah ile Yeni Bir Talep Eklemesinin Mümkün Olup Olamayacağı Meselesi”, 9. Uluslararası Asos Congress Hukuk Sempozyumu Tam Metin Kitabı, 2023.
- Eroğlu, Orhan: Islah, 6. Baskı, Ankara 2025.
- Özekes, Muhammet / Bulut, Uğur: “Kısmi ve Belirsiz Alacak Taleplerinde Islah Sorunu (Bir HGK Kararı Işığında İnceleme)”, Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Dergisi, 2017, S. 38.
- Pekcanitez, Hakan / Atalay, Oğuz / Özekes, Muhammet: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 13. Bası, İstanbul 2025.