I. Giriş: Kiracının En Çok İhmal Edilen Borcu
Kira ilişkisinde kiracının ilk akla gelen borcu kira bedelini ödemektir. Oysa kanun, kiracıya bunun yanında daha az bilinen ama ihlali doğrudan tahliye sonucu doğuran bir yükümlülük daha yükler: kiralananı özenle kullanmak ve komşulara saygı göstermek. Türk Borçlar Kanunu'nun 316. maddesinde düzenlenen bu borç; gürültüden hayvan beslemeye, komşuya hakaretten izinsiz tadilata kadar uzanan günlük hayat uyuşmazlıklarının hukuki çerçevesini oluşturur.
Vatandaş açısından mesele basittir: "Komşum/kiracım rahatsızlık veriyor, ne yapabilirim?" Uygulayıcı açısından ise mesele tekniktir: hangi davranış tahliyeye yeter, ne zaman ihtar gerekir, hangi hâllerde ihtarsız fesih mümkündür ve açılacak dava aslında bir "tahliye" davası mıdır? Bu inceleme, TBK m.316'yı Yargıtay içtihadı ve öğreti ışığında, her iki bakış açısını da gözeterek ele almaktadır.
II. Yasal Çerçeve
TBK m.316 kiracıya üç ayrı yükümlülük yükler: kiralananı sözleşmeye uygun kullanmak, özenle kullanmak ve aynı taşınmazda oturanlar ile komşulara saygı göstermek.1 Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda saygı borcu özenle kullanma borcunun içinde değerlendirilirken, 6098 sayılı TBK bu borcu ayrı başlığa taşımış; böylece komşuluk ilişkilerinde saygının önemini ayrıca vurgulamıştır. Öğretide bu borç, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilerin (komşuların) bütünlük menfaatini koruduğu için bir koruma yükümlülüğü olarak nitelendirilir.2
Borcun yaptırımı kademelidir. Konut ve çatılı işyeri kirasında kiraya veren, kural olarak kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi hâlde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak ihtar etmek zorundadır. Diğer kira ilişkilerinde (ör. arsa, tarla, taşınır) ise ihtara gerek olmaksızın yazılı bir bildirimle sözleşme feshedilebilir. Üçüncü fıkra ise üç istisnai hâlde — kasten ağır zarar, sürenin yararsızlığı ve çekilmezlik — ihtar şartını kaldırarak derhal feshe imkân tanır.
III. Hangi Davranışlar Tahliye Sebebidir? — Yargıtay Uygulaması
Kanun "gerekli saygı" ve "özen" kavramlarının içeriğini doldurmamış, bunu hâkimin takdirine bırakmıştır. Bu hüküm içi boşluk, Yargıtay içtihadı ve somut olaylarla doldurulur. Uygulamada ayrılığın tespiti çoğu zaman bilirkişi incelemesi ve tanık beyanına dayandığından, "özensiz/saygısız kullanım"ın sınırını önceden çizmek güçtür.3
1. Gürültü ve Çevreyi Rahatsız Edici Kullanım
Yargıtay, gürültü ve çevreye verilen rahatsızlıkları "açıktan fena kullanma" kapsamında değerlendirir. İşyerinde gece geç saatlere kadar yüksek sesle müzik çalınması ve müşterilerin çevreyi rahatsız etmesi, komşular için çekilmezlik hâli oluşturabilir.4 Sitenin ortak bahçesinde gece geç saatte gürültü yapılması ise ayrıca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18. maddesine de aykırılık teşkil eder.5
Olay: Kiracının eve davet ettiği kişilerle alkol alıp kavga etmesi, bağırması, apartman sakinlerinin zillerine basması ve merdivenlerde taşkınlık yapması. Değerlendirme: Yargıtay bu davranışları açıktan fena kullanma sayarak tahliye sebebi kabul etmiştir.6
Olay (dikkat çekici): Kiralanan taşınmazda 98 adet köpeğin barındırılması sonucu oluşan koku ve gürültü. Değerlendirme: Yargıtay bu durumu komşular için çekilmez bir hâl ve "açıktan fena kullanma" olarak nitelendirmiştir.7 Bu karar, hayvan beslemenin sınırının somut olayın koşullarına ve yoğunluğuna göre belirlendiğini gösterir.
2. Kiraya Verene ve Komşulara Yönelik Şiddet, Tehdit ve Hakaret
Kiracının veya onunla birlikte hareket edenlerin şahsa yönelik eylemleri, kira ilişkisini sürdürülemez kılan en ağır hâllerdendir. Tarafların birbirleri hakkında hakaret, basit yaralama ve iftira suçlamalarıyla şikâyetçi olmaları ve aralarında ceza yargılamaları bulunması, kira ilişkisini kiraya veren açısından çekilmez hâle getirir.8
Önemli ilke: Kiracının kiraya verene veya komşulara yönelik tehdit, hakaret ya da fiilî tecavüzü hâlinde, süre vermek yararsız olacağından ihtar şartı aranmaksızın tahliye kararı verilebilir.9 Ayrıca bu davranışların Türk Ceza Kanunu anlamında suç teşkil etmesi zorunlu değildir; davranışın çekilmez bir hâl alması yeterlidir.10
3. Taşınmazın Fiziksel Varlığına Zarar ve Bakım İhmali
Özen borcu, taşınmazın fiziksel durumunun korunmasını da kapsar. Muslukların açık bırakılarak binaya zarar verilmesi ya da uzun süre evden ayrılan kiracının gerekli önlemleri almaması ihmal olarak değerlendirilir. Olay: Kiralananda polis baskınına neden olunması ve bu süreçte taşınmazın kullanılamaz derecede ağır zarar görmesi. Değerlendirme: Yargıtay bunu özen borcuna ağır aykırılık saymıştır.11
4. Sözleşmeye Aykırı Kullanım, İzinsiz Yapılaşma ve Alt Kira
Kiracının dükkân üzerine izinsiz teras kat inşa etmesi ve bu nedenle idari yaptırımlara yol açması, özen borcuna aykırılık ve çekilmezlik hâli sayılmıştır.12 Benzer şekilde, taşınmazın sözleşmeye aykırı olarak başkalarına kiralanması ve bu durumun site sakinlerinin huzurunu bozması da tahliye nedeni kabul edilmiştir.13
IV. Usuli Gereklilikler: İhtar, Süre ve İspat
Otuz günlük süre: Konut ve çatılı işyeri kiralarında, çekilmezlik hâli ispatlanamadığı sürece, ihtarnamede en az otuz gün süre verilmesi zorunludur. Yedi gün gibi daha kısa süre içeren ihtarnameler hukuki sonuç doğurmaz ve dava reddedilir.14 Yargı kararlarında bu ihtar, çoğunlukla bir dava şartı olarak değerlendirilmekte; ihtarın eksikliği davanın usulden reddine yol açmaktadır. İhtarın geçerli olması için aykırılığın somut olarak gösterilmesi de gerekir; genel geçer ifadelerle yazılan ihtarlar yeterli sayılmaz.
İspat ve inceleme: Mahkemeler akde aykırılığın tespiti için bilirkişi incelemesi yapmalı, tanık beyanlarını değerlendirmeli ve davranışların "çekilmez" olup olmadığını net biçimde ortaya koymalıdır.15 Saygı borcuna aykırılık sebebiyle fesih en ağır yaptırım olduğundan, içtihat zararın ciddi ve olumsuz bir düzeyde olmasını arar; sıradan aile içi tartışmalar tek başına tahliye için yeterli görülmez.
V. İki Kritik Tartışma
1. Aykırılık Doğrudan Kiralananın Kullanımıyla İlgili Olmalı mı?
Öğretide isabetle savunulduğu üzere, fesih ve iadeye yetecek aykırılığın doğrudan kiralananın kullanımıyla ilgili olması gerekir; kiralananın dışındaki bir alanın kullanımı ya da salt bir sözleşme hükmünün ihlali (ör. ortaklık yapısının değişmesinin bildirilmemesi) tek başına tahliye sonucu doğurmaz.16 Bu nedenle saygı borcuna aykırılığın hem kiralananın kullanımından kaynaklanması hem de taşınmazın sınırları/etki alanı içinde gerçekleşmesi aranmalıdır.
2. Kiraya Verene ve Yakınlarına Karşı Saygı Borcu Var mıdır?
Yargıtay, kiracı ile kiraya veren aynı taşınmazda oturmasa bile, kiracının kiraya verene ve yakınlarına yönelik hakaret/darp gibi eylemlerini TBK m.316 kapsamında değerlendirmeye yatkındır.17 Buna karşılık öğretide ağırlıklı görüş, hükmün açık lafzının yalnızca "taşınmazda oturanlar" ve "komşulardan" söz ettiğini; kiraya verene karşı eylemlerde feshin TBK m.316'ya değil, kira ilişkisini çekilmez kılan haklı sebeple feshi düzenleyen TBK m.331'e dayanması gerektiğini savunur.18 Aynı doğrultuda, kira sözleşmesinin tarafı olmayan site/AVM yönetimi, kiracı aleyhine doğrudan TBK m.316'ya dayanarak tahliye davası açamaz; davanın kira sözleşmesinin tarafıyla yürütülmesi gerekir.19
Saygı borcu, niteliği gereği komşuluk hukukunun içinde yer alır. Bu nedenle içeriği belirlenirken Türk Medeni Kanunu'nun komşuluk hakkına ilişkin 737. maddesi (taşkınlıktan kaçınma ödevi) de yol gösterici olur; kiracının gürültü, koku, duman gibi taşkınlıkları hem TBK m.316 hem TMK m.737 bakımından değerlendirilebilir.20
VI. Açılacak Dava: "Tahliye" mi, "İade" mi?
Uygulamada bu davalar çoğunlukla "akde aykırılık nedeniyle tahliye" adıyla açılır. Ancak öğretide haklı olarak vurgulandığı üzere, tahliye davası sebepleri kanunda sınırlı sayıda (numerus clausus) düzenlenmiştir ve TBK m.316 teknik anlamda bir tahliye sebebi değil, bir fesih sebebidir. Geçerli fesihle sözleşme zaten sona erdiğinden, kiralananı iade etmeyen kiracıya karşı açılacak dava, hukuki dayanağını TBK m.334'te bulan bir kiralananın geri verilmesi (iade) davası niteliğindedir.21 Bu davada hâkim hem fesih şartlarının (özellikle ihtarın içeriği ve süresi) gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit eder, hem de iadeye yönelik bir eda hükmü kurar. Her iki davada da görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir; ayrıca 1 Eylül 2023'ten itibaren kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartıdır.22
İhtiyaç nedeniyle tahliyenin süre ve ihtar şartlarını ise İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davalarında Süre ve İhtar Şartı başlıklı makalemizde ayrıca ele aldık; akde aykırılıktan tahliye, bundan bağımsız ve farklı bir hukuki yoldur.
Sonuç
TBK m.316, kira ilişkisinin görünmeyen ama en hassas dengelerinden birini korur: ortak yaşamın huzuru. İçtihat, soyut "saygı" ve "özen" kavramlarını somut olaylarla — gürültü, taşkınlık, hayvan, şiddet, izinsiz yapılaşma — doldurmakta; buna karşılık feshin ağırlığı nedeniyle aykırılığın doğrudan kullanımla ilgili, ciddi ve çekilmez olmasını aramaktadır.
Uygulayıcı için belirleyici noktalar nettir: konut ve çatılı işyeri kirasında yazılı ve en az 30 günlük ihtar kuraldır, çekilmezlik hâlinde ise ihtarsız fesih mümkündür; aykırılık somut biçimde ispatlanmalı; ve açılacak dava teknik olarak bir iade davasıdır. Vatandaş için ise özet bellidir: komşuluk ve özen borcu, kira sözleşmesinin asli bir parçasıdır ve sürekli ihlali, kiracının taşınmazdan çıkarılması sonucunu doğurabilir.
- Özenle kullanma borcunun üç unsuru (sözleşmeye uygun + özenli kullanım + komşulara saygı) ve yaptırımları için bkz. TATLISOY, Z., Türk Borçlar Kanunu Çerçevesinde Kiracının Kiralananı Özenle Kullanma Borcu, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, 2020.
- Saygı borcunun ayrı bir yan borç ve koruma yükümlülüğü niteliği için bkz. HIZIR ASRAV, F. / BAĞCI, Ü. C., "Kiracının Saygı Borcu (TBK m. 316)", NKÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, 2024/2, s. 347 vd.
- Somut olayda özen/uygunluk ölçütünün belirlenmesindeki güçlük için bkz. KARAMAN, T., Kiracının Sözleşmeye Uygun ve Özenle Kullanma Borcu, Yüksek Lisans Tezi, Bahçeşehir Üniversitesi, 2019.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6961, K. 2017/18233, T. 26.12.2017.
- Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/3791, K. 2017/6744, T. 25.09.2017.
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9991, K. 2011/103, T. 17.01.2011.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/9161, K. 2018/1613, T. 26.02.2018.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1770, K. 2021/1738, T. 23.12.2021.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4988, K. 2017/12944, T. 28.09.2017; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/8692, K. 2014/11794, T. 03.11.2014; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 1962/25, K. 1962/18, T. 09.05.1962.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/6773, K. 2018/11176, T. 07.11.2018.
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/5487, K. 2014/6645, T. 22.05.2014; uzun süre evden ayrılan kiracının önlem almaması için bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/327, K. 2022/1496, T. 10.11.2022.
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/10963, K. 2016/3835, T. 11.05.2016.
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/815, K. 2024/1964, T. 07.11.2024.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6314, K. 2017/16452, T. 23.11.2017; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/8227, K. 2023/804, T. 27.03.2023.
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/11200, K. 2016/3865, T. 12.05.2016; Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/9967, K. 2016/3625, T. 01.03.2016.
- Aykırılığın doğrudan kiralananın kullanımıyla ilgili olması gerektiği yönündeki değerlendirme için bkz. BURCUOĞLU, H., "Konut ve Çatılı İşyeri Kira Sözleşmelerinde, Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Fesih ve İade İstemi ile İlgili Yargıtay Uygulamasının Değerlendirilmesi", Yaşar Üniversitesi E-Dergisi, 2013, Özel Sayı, s. 657 vd.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4792, K. 2017/12245, T. 19.09.2017.
- Kiraya veren ve yakınlarına yönelik eylemlerde TBK m.331'e dayanılması gerektiği yönündeki öğreti görüşü için bkz. HIZIR ASRAV / BAĞCI, a.g.e., s. 365-366.
- Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/1889, K. 2016/717, T. 20.01.2016.
- TBK m.316 ile TMK m.737 (taşkınlıktan kaçınma ödevi) ilişkisi için bkz. MAMÜK, D., "Kiracının Özenle Kullanma ve Komşulara Saygı Gösterme Borcu ile Komşuluk Hakkı ve Taşkınlıktan Kaçınma Ödevinin Birlikte Değerlendirilmesi", Ankara Barosu Dergisi, 2013/1, s. 407 vd.
- Açılacak davanın tahliye değil iade (TBK m.334) davası olduğu yönündeki değerlendirme için bkz. BURCUOĞLU, a.g.e., s. 661-662; HIZIR ASRAV / BAĞCI, a.g.e., s. 374-375.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B uyarınca 01.09.2023 tarihinden itibaren kira ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır; görevli mahkeme HMK m. 4 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesidir.