I. Giriş
Bir markayı tescil ettirmek, onu sonsuza dek korumaya almak anlamına gelmez. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK), tescilli markanın fiilen kullanılmasını hem bir hak hem de bir yük olarak düzenler: marka sahibi, tescilinden itibaren beş yıl içinde markasını ciddi biçimde kullanmazsa iki farklı cephede risk altındadır. Birincisi, üçüncü bir kişi bu markanın iptalini talep edebilir; ikincisi, marka sahibi yeni bir başvuruya itiraz ettiğinde veya hükümsüzlük davası açtığında karşı taraf kullanmama def'i ileri sürerek markasının hiç dikkate alınmamasını sağlayabilir. Bu makalede, güncel Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararları ışığında bu iki müessese birlikte ele alınmaktadır.
II. Yasal Çerçeve: İki Ayrı Ama Bağlantılı Müessese
SMK m.9/1 uyarınca, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir1. Bu kural, SMK m.19/2 ile bir de itiraz sürecine taşınmıştır: yayıma itiraz eden kişinin markası, itiraza konu başvurunun tarihinde en az beş yıldır tescilliyse, başvuru sahibinin talebi üzerine itiraz edenden markasını ciddi biçimde kullandığını ispatlaması istenir; ispatlayamazsa itirazı reddedilir2. Aynı mekanizma, SMK m.25/7 aracılığıyla hükümsüzlük davalarına da taşınmıştır: davalı, davacının markasının en az beş yıldır tescilli olduğunu ileri sürerek m.19/2'deki kullanmama def'ini bu davada da öne sürebilir3.
Önemli bir usul notu: SMK m.26 uyarınca markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verme yetkisi, kanunun yürürlüğe girmesinden (10.01.2017) itibaren yedi yıllık bir erteleme sonunda, 10.01.2024 tarihinden itibaren mahkemelerden Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) geçmiştir4. Bu tarihten sonra açılan iptal talepleri artık doğrudan mahkemede değil, idari bir süreç olarak Kurum nezdinde görülmekte; Kurum kararına karşı dava yolu ise Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde açıktır. Aşağıda incelenen Yargıtay kararlarının büyük kısmı, bu tarihten önce mahkemede açılmış ve temyiz aşamasına 2025-2026 yıllarında ulaşmış davalara ilişkindir; m.9'daki maddi hukuk ölçütleri ise değişmeden uygulanmaya devam etmektedir. Belirtmek gerekir ki yasal yürürlük tarihi 10.01.2024 olsa da, uygulama yönetmeliğindeki eksiklik nedeniyle TÜRKPATENT idari iptal başvurularını fiilen ancak 15.03.2025 tarihli bir yönetmelik değişikliğinin yayımlanmasından sonra incelemeye başlayabilmiştir13.
III. Kullanmama Nedeniyle İptal: "Ciddi Kullanım" Nasıl Anlaşılmalı?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin "DURAFLEX" markasına ilişkin kararı, ciddi kullanım ölçütünün somut satış rakamlarına indirgenemeyeceğini gösteren öğretici bir örnektir. Davada, markayı devralan şirketin beş yıllık dönemdeki satışlarının toplam cironun binde 2,3'üne tekabül ettiği tespit edilmiş; ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi bunu "ciddi kullanım" saymayarak markanın iptaline karar vermiştir. Yargıtay ise bilirkişi raporlarındaki devir öncesi ve sonrası defter kayıtlarını, stok ekstrelerini ve markanın internet sitesinde sürekli kullanımını birlikte değerlendirerek kararı bozmuş; markanın işlevlerini (ayırt etme, reklam, garanti, kaynak gösterme) yerine getirecek yoğunlukta kullanılıp kullanılmadığının esas alınması gerektiğini, yalnızca "göstermelik, sembolik ölçekte" üretim/satışın yeterli olmayacağını, ancak düşük hacmin de tek başına iptal için yeterli olmadığını vurgulamıştır5. Doktrinde de bu ölçüt, markanın kaynak gösterme işlevine uygun, piyasayı etkileyecek yerlerde ve yoğunlukta kullanılması olarak tanımlanmakta; sektör koşulları, mal/hizmetin niteliği, satış kanalları ve tüketici algısının bütüncül değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır6.
IV. Haklı Sebep Sayılmayan Hâller
Uygulamada marka sahipleri, kullanmama savunmasını çeşitli gerekçelerle desteklemeye çalışmaktadır; ancak Yargıtay bu gerekçelerin çoğunu haklı sebep olarak kabul etmemektedir. Yakın tarihli bir kararda davalı, pandemi nedeniyle uluslararası ticaretin yavaşladığını ve markayla ilgili "ilerleyen dönemlerde planları" olduğunu ileri sürmüş; Yargıtay, pandeminin markanın kullanılmamasına haklı bir sebep teşkil etmeyeceğine, aynı şekilde marka hakkında hükümsüzlük davası açılmış olmasının da haklı sebep sayılamayacağına hükmederek istinaf kararını onamıştır. Aynı kararda, davacının Türkiye'de ticari faaliyeti bulunmamasının veya markasının tanınmış olmamasının davanın sonucuna etkisi olmadığı; kullanmama nedeniyle iptal davasını menfaati olan herkesin açabileceği — tescil başvurusu davalının markası gerekçesiyle reddedilen bir rakibin bile aktif husumet ehliyetine sahip olduğu — vurgulanmıştır7.
Kamu tüzel kişileri de bu yükümlülükten muaf değildir. Bir belediyenin, kendisine kanunla tanınan tarım ve hayvancılık alanındaki genel yetkiyi (5216 sayılı Kanun m.7) markasının "hayvan yemleri" sınıfındaki kullanımına gerekçe göstermesi, Yargıtay tarafından yeterli görülmemiş; kanuni yetkinin varlığı, markanın fiilen ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatı yerine geçmediğinden, marka bu sınıf yönünden kısmen iptal edilmiştir8.
Tek satıcılık veya distribütörlük sözleşmesine dayanan savunmalar da tek başına yeterli değildir. Bir kararda davalı, markasını dava dışı bir distribütöre tek satıcılık sözleşmesiyle kullandırdığını ileri sürmüş; ancak beş yıllık dönemde yalnızca bir yıla ait, toplam 36 adet ürünün satıldığını gösteren iki fatura sunabilmiştir. Yargıtay, salt sözleşmenin varlığının kullanımı ispatlamaya yetmediğini, distribütörün markayı fiilen ve ciddi biçimde kullandığının ayrıca kanıtlanması gerektiğini, düşük hacimli ve geç tarihli satışların da "kullanma niyetini" gösterse bile "ciddi kullanımı" göstermeyeceğini belirterek iptal kararını onamıştır9. Doktrinde de Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın güncel kararları ışığında, ticari kullanım ile işletme içi/gösterişlik kullanım arasındaki ayrımın önemine ve haklı sebep sayılabilecek hâllerin dar yorumlanması gerektiğine dikkat çekilmektedir10.
V. İtiraz ve Hükümsüzlük Sürecinde Kullanmama Def'i
SMK m.19/2 ve m.25/7'nin sağladığı savunma, marka sahibi tarafından değil, ona karşı ileri sürülen bir def'idir: yeni bir marka başvurusuna itiraz edilmişse veya hükümsüzlük davası açılmışsa, başvuru sahibi/davalı, itiraz eden/davacının markasını gerçekten kullanıp kullanmadığını sorgulayabilir. Ancak bu savunmanın iki önemli sınırı vardır.
Birincisi, süreçler birbirinden bağımsızdır. TÜRKPATENT nezdindeki itiraz aşamasında ileri sürülen "kullanım ispatı talebi", aynı markaya ilişkin sonradan açılan hükümsüzlük davasında otomatik olarak kullanmama def'i sayılmaz — SMK m.25/7 uyarınca davalının bu def'i, hükümsüzlük davasında da ayrıca ve usulüne uygun biçimde ileri sürmesi gerekir. Bir kararda davalı, YİDK sürecinde kullanım ispatı talep etmiş ancak hükümsüzlük davasına hiç cevap vermemiştir; mahkeme buna rağmen def'inin var olduğunu kabul ederek karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı, def'i usulüne uygun ileri sürülmediği gerekçesiyle kaldırmıştır11.
İkincisi, def'in kendisi şekil şartlarına tabidir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin bir kararında, davalının cevap dilekçesindeki beyanının, YİDK aşamasındaki kullanım ispatı talebiyle ilgili olduğu anlaşıldığından, hükümsüzlük davasında usulüne uygun bir kullanmama def'i sayılamayacağına hükmedilmiştir. Kararda doktrine atıfla, kullanmama def'inin açık, net ve koşulsuz olarak yapılması, kullanımının ispatı istenen markaların tescil numaralarının açıkça belirtilmesi gerektiği vurgulanmıştır12. Bu iki karar birlikte okunduğunda pratik sonuç nettir: ister marka sahibi ister itiraz eden/davacı olun, kullanmama def'ini/ispatını her aşamada ayrı ayrı ve açıkça, marka numaralarını belirterek ileri sürmek zorundasınız — bir önceki aşamadaki beyanlarınız sonraki aşamaya otomatik taşınmaz.
VI. Pratik Sonuç
Marka sahipleri için: Beş yıllık kullanım süresi dolmadan önce markanın fiilen ve düzenli biçimde kullanıldığını gösteren delilleri (faturalar, kataloglar, internet sitesi kayıtları, distribütör satış raporları) sistematik olarak arşivlemek, hem iptal davalarına hem de itiraz/hükümsüzlük süreçlerindeki kullanmama def'ine karşı savunmanın temelini oluşturur. Salt bir distribütörlük sözleşmesi veya kanuni faaliyet yetkisi, kullanım ispatı yerine geçmez.
Rakip marka başvurusu yapanlar veya itiraz edenler için: Karşı tarafın markasının beş yıldan uzun süredir tescilli olduğu her durumda kullanmama def'ini/ispatını gündeme getirmek stratejik bir haktır — ancak bu hak, her usul aşamasında (itiraz, YİDK kararının iptali davası, hükümsüzlük davası) ayrı ayrı, açık ve marka numaraları belirtilerek kullanılmalıdır; aksi hâlde def'i geçersiz sayılabilir.
Sonuç
SMK'nın kullanım zorunluluğu rejimi, tescilli markayı "kullanılmayan bir hak" hâline getirmemeyi amaçlar. Yargıtay içtihadı, ciddi kullanımın sabit bir satış rakamıyla değil markanın işlevlerini yerine getirip getirmediğiyle ölçüleceğini, buna karşılık pandemi, dava açılması, kanuni yetki veya sözleşme varlığı gibi gerekçelerin tek başına haklı sebep sayılmayacağını istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Kullanmama def'i ise ayrı bir usul disiplinine tabidir: her aşamada açık, net ve markaya özgü biçimde ileri sürülmesi gerekir. 10.01.2024'ten itibaren iptal yetkisinin TÜRKPATENT'e geçmiş olması bu maddi hukuk ilkelerini değiştirmemekte, yalnızca başvuru mercii ile usulü değiştirmektedir.
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m.9/1.
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m.19/2.
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m.25/7.
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m.26/1-a ve m.192/1-a (iptal yetkisinin TÜRKPATENT'e geçiş tarihi).
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2024/2073 K.2025/485, T.04.02.2025.
- Gül Büyükkılıç, "Yargı Kararları Işığında Markanın Ciddi Kullanımı," İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.15, S.1, Haziran 2024, s.267-277.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/1903 K.2025/6628, T.05.11.2025 (kesin).
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/3334 K.2026/287, T.20.01.2026 (kesin).
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/4541 K.2026/1721, T.26.03.2026 (kesin).
- İbrahim Bektaş, "Sınai Mülkiyet Kanununa Göre Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali — AB Adalet Divanı'nın Güncel Kararları Işığında Bir Değerlendirme," Ankara Avrupa Çalışmaları Dergisi, C.17, S.2, 2018, s.219-258.
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E.2022/1392 K.2024/1585, T.11.10.2024 (kesin).
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E.2024/119 K.2026/272, T.06.02.2026; kararda atıfla Döndü Deniz Bilir, "Marka Kullanmama Def'i," Fikri Mülkiyet Çalıştayı Bildiriler Kitabı, 2019, s.235.
- Gün + Partners, "Markaların İdari İptali Artık Tam Olarak Yürürlükte!," gun.av.tr (erişim: Ağustos 2026); Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik, R.G. 15.03.2025.
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m.9, m.19, m.25, m.26, m.192.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2024/2073 K.2025/485, T.04.02.2025 — küçük satış hacminin tek başına "ciddi kullanım yok" sonucunu doğurmayacağı.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/1903 K.2025/6628, T.05.11.2025 — pandemi ve hükümsüzlük davası açılmasının haklı sebep sayılmaması.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/3334 K.2026/287, T.20.01.2026 — kamu tüzel kişisinin kanuni yetkisinin kullanım ispatı yerine geçmemesi.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/4541 K.2026/1721, T.26.03.2026 — tek satıcılık sözleşmesinin tek başına yeterli olmaması.
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E.2022/1392 K.2024/1585, T.11.10.2024 — hükümsüzlük davasında kullanmama def'inin ayrıca ileri sürülmesi gerekliliği.
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E.2024/119 K.2026/272, T.06.02.2026 — kullanmama def'inin usul şartları.
- İbrahim Bektaş, "Sınai Mülkiyet Kanununa Göre Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali — AB Adalet Divanı'nın Güncel Kararları Işığında Bir Değerlendirme," Ankara Avrupa Çalışmaları Dergisi, C.17, S.2, 2018, s.219-258.
- Gül Büyükkılıç, "Yargı Kararları Işığında Markanın Ciddi Kullanımı," İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.15, S.1, 2024, s.267-277.
- Bedriye İlkiz Tuana Taşkın, "Marka Hakkı, Markanın Kullanılması ve Tazminat Davalarında Kullanmama Def'i," İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C.22, S.48, Aralık 2023.
- Döndü Deniz Bilir, "Marka Kullanmama Def'i," Fikri Mülkiyet Çalıştayı Bildiriler Kitabı, 2019, s.235.
- Osman Umut Karaca, Markayı Kullanma Zorunluluğu ve Kullanmamanın Hukuki Sonuçları, Lykeion Yayınları, Ankara, 2017.
- Begüm Kaya, "Markanın Kullanılması Zorunluluğu ve Kullanılmamasına Bağlı Sonuçları," Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2019.