I. Giriş: “Kiralık IBAN” Dosyaları
Telefon ve internet dolandırıcılığında para çoğu zaman dolandırıcının kendi hesabına gitmez. Mağdur, kendisini banka görevlisi, polis ya da satıcı olarak tanıtan kişinin verdiği bir IBAN'a para gönderir. O hesabın sahibi ise çoğu zaman olaydan habersiz bir yabancı değil, kartını, şifresini veya internet bankacılığı bilgisini birkaç bin lira karşılığında “kiraya veren” biridir. Ceza dosyalarında bu kişiler yıllarca nitelikli dolandırıcılığın faili olarak yargılandı. Yargıtay'ın 2024'te onadığı bir dosyada, kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini veren sanık müşterek fail sayıldı ve dokuz yıl hapis cezası kesinleşti.1
7589 sayılı Kanun bu tabloya müdahale etti. Kanun'un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 158. maddesine dördüncü fıkra eklendi: Dolandırıcılık suçuna iştirak, hesap veya ödeme aracı bilgilerini başkasına vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilecek. Kanun 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve bu hüküm yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.2 Düzenleme teklifin ilk metninde yoktu. TBMM Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerde birçok milletvekili, kamuoyunda “IBAN mağdurları” diye anılan kişiler için düzenleme yapılmamasını eleştirmişti.3
Bu yazıda önce yeni fıkranın unsurlarını, ardından Yargıtay'ın 7589'dan önce hesap sahiplerini nasıl değerlendirdiğini inceliyoruz. Son bölümlerde indirimin kimlere uygulanmayacağını, yardım etme hükmüyle ilişkisini ve derdest ya da kesinleşmiş dosyaların akıbetini ele alıyoruz.
II. Yeni Fıkra Ne Diyor? Beş Unsur
TCK m.158/4 şöyledir: “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”2 Hükümden beş unsur çıkar.
1. İşlenmiş bir dolandırıcılık suçu. Fıkra yalnız TCK m.157'deki basit dolandırıcılığa ve m.158'deki nitelikli hâllere uygulanır. Basit dolandırıcılık bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir. Nitelikli hâllerde ceza üç yıldan on yıla kadardır; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması (f) ile kişinin kendisini kamu görevlisi ya da banka çalışanı olarak tanıtması (l) hâllerinde alt sınır dört yıldır.4 Suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse ceza ayrıca yarı oranında artırılır.5
2. İştirak. Hesap sahibinin bu suça iştirak etmiş olması gerekir. Yani suçun işleneceğini bilerek ve isteyerek katkıda bulunmalıdır. Fıkra yeni bir suç tanımlamaz; var olan bir iştirakin cezasını indirir.
3. Verilen şey. Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgiler veya araçlar. Hesabın yalnız bankada olması gerekmez; aracı kurumlar, ödeme hizmeti sağlayıcıları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar da kapsamdadır. Kartın kendisi, şifresi, internet bankacılığı giriş bilgileri bu kapsama girer. Hesabın kişinin kendisine ya da başkasına ait olması fark etmez.
4. Haksız menfaat amacı. Verme işlemi kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla yapılmalıdır. Komisyon ya da pay almak tipik örnektir. Ancak lafız “başkasına” sağlanan menfaati de saydığından, dolandırıcıya menfaat sağlamak amacıyla hesabını veren kişi de bu unsuru karşılar.
5. Katkının vermekle sınırlı kalması. En önemli unsur budur. Hesap sahibinin suça katkısı kartı veya bilgiyi vermekten ibaret olmalıdır. Hesaba gelen parayı çekmek, başka hesaplara aktarmak ya da mağdurla görüşmek bu sınırı aşar.
Bu unsurlar varsa ceza yarı oranında indirilir. Örneğin banka aracılığıyla işlenen nitelikli dolandırıcılıkta alt sınırdan belirlenen dört yıllık ceza iki yıla iner. Suç üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenmişse, yarı oranında artırılarak altı yıla çıkan ceza üç yıla düşer.
III. 7589'dan Önce Hesap Veren Nasıl Cezalandırıldı?
TCK suça iştiraki iki temel biçimde düzenler. Suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştiren kişilerin her biri fail olarak sorumludur (m.37/1). Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştıran kişi ise yardım eden olarak sorumlu olur; bu durumda ceza yarı oranında indirilir ve sekiz yılı geçemez (m.39).6 Hesabını veren kişinin hangi grupta yer aldığı, cezasını doğrudan belirledi.
A. Müşterek fail kabulü
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024'te incelediği bir dosyada, dolandırıcının isteği üzerine üçüncü kişilere ait hesap ve kart bilgilerini temin eden, kendi hesap ve kartını da kullandıran ve hesaplara yatan paraları çekip pay karşılığında dolandırıcıya veren sanıkları müşterek fail saydı. Daireye göre sanıkların suçun icrasında üstlendikleri rol ve katkılar dolandırıcının fiillerini tamamlamış, böylece fiiller üzerinde ortak hâkimiyet kurulmuştur. İlk derece mahkemesinin bu sanıklara yardım eden sıfatıyla indirim uygulaması hukuka aykırı bulundu.7
B. Aynı fiil, iki farklı nitelendirme
Sınırın ne kadar ince olduğunu girişte andığımız dosya gösteriyor. Daire ilk incelemesinde, suç tarihinde cezaevinde bulunan sanığın diğer sanıklarla fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurduğuna dair somut delil olmadığını, suç işleneceğini bilerek banka hesap numarasını vermesinin ise suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırma niteliğinde olduğunu belirterek hükmü bozdu; sanığın yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğini söyledi.8 Bozmadan sonra yapılan yargılamada ise sanığın kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini vererek suça başından itibaren iştirak ettiği ve paranın bir kısmının sanığın yeğeni tarafından çekildiği anlaşıldı. Daire bu kez sanığı suçun icrasına etkin ve fonksiyonel katkıda bulunan müşterek fail kabul etti ve dokuz yıllık mahkûmiyeti onadı.1
C. Kast yoksa beraat
Hesabını veren herkes suçlu değildir. Aynı Daire 2024 tarihli kararında, komşusu ve iş arkadaşı olan kişiye, kendisine para geleceğini ama kartının iptal olduğunu söylemesi üzerine güvenerek hesap numarasını veren ve hesabına gelen paradan pay almayan sanık hakkında mahkûmiyeti bozdu. Dolandırıcının başka tanıdıklarından da benzer bahanelerle hesap bilgisi topladığı anlaşıldığından, sanığın iştirakine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiği belirtildi.7
Daire 2026'da da benzer bir yaklaşım sergiledi. Bir şirkette çalışan ve işvereninin talimatıyla hesap açtığını, işverenine hesabından para çekmesi için vekâlet de verdiğini savunan sanığın hesabına dolandırıcılıkla elde edilen para gelmiş, sanık parayı aynı gün gönderen hesaba iade etmişti. Daire, sanığın baştan itibaren iştirak iradesiyle hareket edip etmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek mahkûmiyeti bozdu.9
Bu kararlar 7589'dan önceki tabloyu özetliyor. Hesabını bilerek veren ve parayı çekmeye de karışan kişi çoğunlukla müşterek fail sayıldı ve dolandırıcıyla aynı cezayı aldı. Yalnız hesap numarasını veren kişi bazen yardım eden kabul edildi. Kastı ispatlanamayan kişi ise beraat etmeliydi. Yeni fıkra, ilk grup ile ikinci grup arasındaki farkı daraltıyor.
IV. İndirim Kimlere Uygulanmaz?
A. Kastı olmayan hesap sahibi
TCK m.158/4 bir iştirak hükmüdür. Hesap sahibinin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği sabit değilse indirim tartışması hiç doğmaz; çünkü ortada indirilecek bir ceza yoktur. Yukarıda andığımız kararlarda görüldüğü gibi, güven ilişkisiyle ya da bir bahaneyle hesap bilgisi verilen hâllerde verilmesi gereken karar beraattir.7 Kanaatimizce müdafi, indirim talebini beraat savunmasının yerine koymamalı; önce kastın yokluğunu, ancak ikinci olarak yeni fıkrayı ileri sürmelidir.
B. Parayı çeken, aktaran veya mağdurla görüşen
Fıkra, iştirakin vermek fiiliyle “sınırlı” olmasını arar. Hesabına gelen parayı ATM'den çekip dolandırıcıya teslim eden, başka hesaplara aktaran ya da mağdurla telefonda görüşen kişinin katkısı bu sınırı aşar. Yargıtay'ın müşterek fail saydığı yukarıdaki dosyada sanıklar paraları bizzat çekip pay karşılığında teslim etmişti.7 Böyle bir dosyada yeni fıkranın uygulanması, lafız karşısında mümkün görünmüyor.
C. Fiil dolandırıcılık değil, hırsızlık sayılırsa
İndirim yalnız m.157 ve m.158'deki suçlara iştirakte uygulanır. Oysa her “IBAN dosyası” dolandırıcılık değildir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, mağdurun telefonuna gelen bir SMS bağlantısıyla yüklenen casus yazılım aracılığıyla bankacılık bilgilerinin ele geçirildiği ve paranın mağdurun haberi olmadan başka hesaplara gönderildiği olayda, mağdurun aldatılmış bir iradeyle para transferi yapmadığını vurguladı. Daireye göre böyle bir eylem dolandırıcılık değil, sübutu hâlinde bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlıktır (TCK m.142/2-e).10 Bu tür bir dosyada hesabını veren kişi, katkısı yalnız hesap vermekle sınırlı olsa bile yeni fıkradan yararlanamaz. Buna karşılık kendisini banka görevlisi olarak tanıtan kişiye bilgilerini mağdurun bizzat verdiği olaylar uygulamada nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendiriliyor.11 Dolandırıcılık ile hırsızlık arasındaki bu ayrımı ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak incelemiştik.
V. TCK m.39 ile Birlikte Uygulanır mı?
Yeni fıkranın en çok tartışılacak sorusu budur. Hesap sahibi yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulursa cezası zaten m.39/1 uyarınca yarı oranında indirilir. Bu durumda m.158/4'teki indirim ayrıca uygulanacak mı?
Fıkranın lafzı, iştirak türleri arasında ayrım yapmaz; “suçlara iştirakin” vermek fiiliyle sınırlı olmasından söz eder. TCK'nın sistematiğinde yardım etme de iştirakin bir türüdür. Bu nedenle yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulan hesap sahibi bakımından iki indirimin art arda uygulanması savunulabilir. Karşı görüş ise aynı fiilin, yani hesap vermenin, iki ayrı indirim nedeni yapılamayacağını ileri sürebilir. Doktrinde de bu belirsizliğe dikkat çekilmiş ve sorunun içtihatla çözüleceği belirtilmiştir.12 Bu yazının hazırlandığı tarihte, yeni fıkrayı uygulayan yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlamadık.
Pratik sonuç şudur: Yeni fıkra en çok, katkısı hesap vermekle sınırlı olduğu hâlde müşterek fail sayılan kişilerin cezasını değiştirecek. Kanaatimizce müdafi, somut dosyada yardım etme niteliğini ve m.158/4'ü birlikte ileri sürmeli; hangi hükmün uygulanacağının tartışılmasını mahkemeye bırakmamalıdır.
VI. Derdest ve Kesinleşmiş Dosyalar Ne Olacak?
Yeni fıkra failin lehinedir. TCK m.7/2'ye göre suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.13 Bu nedenle 31.07.2026'dan önce işlenmiş suçlarda da fıkra uygulanacaktır. 7589 sayılı Kanun ayrıca iki özel geçiş kuralı koydu.
Kanun yolundaki dosyalar. Yürürlükten önce m.157 veya m.158 uyarınca hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan yeni fıkranın uygulanacağı kişilerin bölge adliye mahkemesindeki dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar da ilk derece mahkemelerine gönderilir.14
İnfaz aşamasındaki dosyalar. Hükmü infaz aşamasında olan ve hakkında etkin pişmanlık hükmü (m.168) uygulanmamış hükümlüler, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse m.168/2'deki etkin pişmanlıktan yararlanabilir. Bu hüküm, kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilen etkin pişmanlıkta cezanın yarısına kadar indirim öngörür. Zarar tamamen giderilinceye kadar bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Kural, yürürlük tarihinde hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmadığı için sonradan kesinleşen hükümlere de uygulanır.15
Geçiş hükmü, infazdaki hükümlüler için “dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler” ifadesini kullanıyor. Kanaatimizce bu ifade, kesinleşmiş hükümlerde de yeni indirimin lehe kanun ilkesi gereği uyarlama yoluyla uygulanacağını varsayıyor; altı aylık etkin pişmanlık imkânı ise bunun yanında tanınmış ek bir indirim fırsatıdır.
VII. Uygulayıcı İçin Kontrol Noktaları
- Kast ve iştirak iradesi. Hesap bilgisinin kime, hangi bahaneyle ve hangi karşılıkla verildiği, hesap hareketleri ve iletişim kayıtları incelenir. Güven ilişkisiyle ya da bahaneyle bilgi verildiyse beraat savunması önceliklidir.
- Suçun vasfı. Mağdurun aldatılarak parayı kendisinin mi gönderdiği, yoksa bilgilerin habersizce ele geçirilip paranın başkası tarafından mı aktarıldığı belirlenir. İkinci durumda fiil hırsızlık sayılabilir ve yeni indirim uygulanmaz.
- Katkının sınırı. Kart veya bilgi vermenin ötesinde para çekme, aktarma ya da mağdurla görüşme olup olmadığı tespit edilir.
- Haksız menfaat amacı. Komisyon, pay ya da vaat edilen bir menfaat bulunup bulunmadığı araştırılır.
- Zararın giderilmesi. Hüküm verilmeden önce zararın tamamen giderilmesi m.168'deki etkin pişmanlık indirimini açar; infazdaki hükümlü için altı aylık süre ayrıca izlenir.
- Kanun yolundaki dosya. Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay önündeki dosyalarda geçiş hükmüne dayanılarak bozma ve iade istenir.
Sonuç
TCK m.158/4, banka hesabını veya kartını dolandırıcılara veren kişilerin cezasını yarı oranında indiren önemli bir lehe düzenlemedir. Ancak indirim kendiliğinden işlemez. Ortada bir dolandırıcılık suçu, bu suça iştirak, haksız menfaat amacı ve yalnız hesap ya da kart vermekle sınırlı bir katkı bulunmalıdır. Parayı çeken, aktaran ya da mağdurla görüşen kişi bu kapsamın dışında kalır. Fiil hırsızlık sayılan dosyalarda fıkra hiç uygulanmaz. Kastı ispatlanamayan hesap sahibi için ise doğru sonuç indirim değil, beraattir.
Yardım etme indirimiyle ilişki ve kesinleşmiş hükümlerin uyarlanması gibi soruları Yargıtay içtihadı netleştirecek. O zamana kadar uygulayıcının işi, her dosyada önce kastı, sonra suçun vasfını, en son katkının sınırını tartışmaktır.
Dipnotlar
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/3326, K.2024/13191, T. 07.11.2024 (onama, oy birliği).
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m.13, m.26/1-c (R.G. 31.07.2026, S. 33326); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158/4.
- TBMM Adalet Komisyonu Tutanak Dergisi, 3'üncü Toplantı, 24.06.2026, (2/3737) esas numaralı Kanun Teklifi'nin görüşmeleri.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157/1, m.158/1.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158/3.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.37/1, m.39.
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/16966, K.2024/7470, T. 04.06.2024.
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/2909, K.2023/6665, T. 28.09.2023 (aktaran: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/3326, K.2024/13191, T. 07.11.2024).
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/34336, K.2026/2553, T. 04.03.2026.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2024/16586, K.2025/2135, T. 11.02.2025 (kanun yararına bozma isteminin reddi).
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/7128, K.2024/3851, T. 20.03.2024.
- Coşkun Genç, “TCK m. 158/4 ile Getirilen Ceza İndirimi: ‘IBAN Dolandırıcılığında’ Çözüm mü, Yeni Sorunların Kapısı mı?”, Hukuki Haber, 31.07.2026.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7/2.
- 7589 sayılı Kanun geçici m.1/6.
- 7589 sayılı Kanun geçici m.1/7; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.168/2.
Kaynakça
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/3326, K.2024/13191, T. 07.11.2024 — kimlik ve banka bilgilerini veren sanığın müşterek fail sayılması.
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/2909, K.2023/6665, T. 28.09.2023 — hesap numarasını vermenin yardım etme sayılması (bozma).
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/16966, K.2024/7470, T. 04.06.2024 — parayı çekip teslim edenlerin müşterek failliği; güvenerek hesap veren sanığın beraati gerektiği.
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/34336, K.2026/2553, T. 04.03.2026 — işveren talimatıyla açılan hesap; iştirak iradesinin araştırılması.
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/7128, K.2024/3851, T. 20.03.2024 — kendini banka görevlisi olarak tanıtma suretiyle nitelikli dolandırıcılık.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2024/16586, K.2025/2135, T. 11.02.2025 — casus yazılımla ele geçirilen bilgilerle transfer; bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlık.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7, m.37, m.39, m.142, m.157, m.158, m.168.
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (R.G. 31.07.2026, S. 33326) m.13, m.26, geçici m.1.
- TBMM Adalet Komisyonu Tutanak Dergisi, 24.06.2026.
- Genç, Coşkun: “TCK m. 158/4 ile Getirilen Ceza İndirimi: ‘IBAN Dolandırıcılığında’ Çözüm mü, Yeni Sorunların Kapısı mı?”, Hukuki Haber, 31.07.2026.