Kurul Kararları
Finansal Tablo Örnekleri ve Kullanım Rehberi Kurul Kararı (Karar No: 75935942-050.01.04-[01/47201], Karar Tarihi: 30/10/2026) ↗
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan bu Rehber, TFRS 18 Finansal Tablolarda Sunum ve Açıklama standardı kapsamında Türkiye Finansal Raporlama Standartları'nda meydana gelen değişiklikleri yansıtmak amacıyla finansal tablo örneklerini ve kullanım esaslarını yeniden düzenliyor. Rehber; bağımsız denetime tabi olup zorunlu veya isteğe bağlı olarak TFRS uygulayan işletmelerin finansal tablolarını (konsolide ve münferit finansal durum tablosu, kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu, özkaynak değişim tablosu, nakit akış tablosu ile dipnotlar) bu örneklere göre hazırlamasını zorunlu kılıyor; Sermaye Piyasası Kurulu, BDDK ve Sigortacılık/Özel Emeklilik Denetleme kurumlarına tabi şirketler kapsam dışında tutulmakla birlikte sektöre özgü örnek belirlenmemesi hâlinde bu Rehber'in uygulanacağı öngörülüyor. Rehber, 1/1/2027 tarihinde veya sonrasında başlayan hesap dönemlerinden itibaren yürürlüğe girmekte olup TFRS 18'i erken uygulamayı tercih eden işletmelerin bu Rehber'i de erken uygulayabileceğini ve 7/6/2019 tarihli ve 30794 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan önceki Rehber'i yürürlükten kaldırdığını hükme bağlıyor.
Yargı Kararları
Mutia Canan Karatay Başvurusu (4) — Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Kararı, Başvuru No: 2022/92607, Karar Tarihi: 21/4/2026 ↗
Başvurucu, İstanbul Bilim Üniversitesi eski rektörü ve kalp/iç hastalıkları uzmanı olan Prof. Karatay, yazılı ve görsel medyada yaptığı aşı uygulamasına ilişkin tıbbi açıklamalar nedeniyle İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu tarafından 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca bir ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma cezasıyla cezalandırılmış; bu karara karşı açtığı iptal davası Ankara 14. İdare Mahkemesi ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiş, Danıştay ise temyiz talebini incelenmeksizin reddetmiştir. AYM, 6023 sayılı Kanun'un 39. maddesinin hangi eyleme hangi disiplin cezasının uygulanacağına ilişkin açık bir düzenleme içermemesi nedeniyle müdahalenin kanunilik şartını taşımadığını, dolayısıyla Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiş; yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Ankara 14. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine ve başvurucuya toplam 40.664,10 TL yargılama gideri ödenmesine oybirliğiyle karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kararı – Saner Ergili Başvurusu (Başvuru No: 2020/22340, Karar Tarihi: 5/5/2026) ↗
Başvurucu Saner Ergili, İzmir Çeşme'deki taşınmazı üzerine zorunlu geçit hakkı tesis edilmesi nedeniyle belirlenen geçit hakkı bedelinin düşük tutulması ve enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi gerekçesiyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Dava 12/1/2010 tarihinde Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış; mahkeme yaklaşık 6 yıl 10 aylık süreç sonucunda 16/11/2016 tarihinde dava tarihi itibarıyla belirlenen 4.169,98 TL bedel üzerinden davayı kabul etmiş; oysa 2014 yılı keşif değerine göre dahi m² fiyatı dava tarihine kıyasla yaklaşık %42 artmış olup hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmamıştır. AYM, bedelin dava tarihine göre belirlenerek uzun yargılama süreci boyunca yaşanan değer artışının göz ardı edilmesinin menfaatler dengesini başvurucu aleyhine bozduğunu ve devletin mülkiyet hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerini ihlal ettiğini tespit etmiş; yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesine (E.2016/422, K.2016/611) gönderilmesine, tazminat talebinin reddine ve 40.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine oybirliğiyle karar vermiştir.
Hidayet Karaca Başvurusu (5) — AYM Bireysel Başvuru No. 2021/6977, Karar Tarihi 5/5/2026 ↗
Başvurucu Hidayet Karaca, ceza infaz kurumunda tutuklu bulunduğu dönemde aleyhine düzenlenen ödeme emirlerinin iptali için açtığı davada, duruşmaya katılabilmek için müzekkere yazılmaması ve SEGBİS imkânı sağlanmaması nedeniyle dava takipsiz bırakılmış ve davanın açılmamış sayılması kararı verilmiş olması gerekçesiyle mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. İstinaf ve temyiz aşamalarında başvurucunun itirazları reddedilmiş; mahkemeler, duruşma gün ve saatinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, başvurucunun mazeret bildirmediğini ve davayı takip etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini tespit etmiştir. AYM, başvurucunun duruşma tarihinden haberdar olduğunu, beyan dilekçesinde SEGBİS yoluyla katılım talebinde bulunmadığını ve vekil tayinine ilişkin bir irade ortaya koymadığını belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle hükmetmiş; mülkiyet hakkına ilişkin iddia ise başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.
Fevzi Budak Başvurusu — Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Kararı (Başvuru No: 2023/4554, Karar Tarihi: 17/6/2026) ↗
Başvurucu Fevzi Budak, adına kayıtlı çekici araçla aşırı yük taşıdığı gerekçesiyle 20.072 TL idari para cezasına muhatap kılınmış; bu karara yaptığı itirazın, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca itiraz yolu ancak 3.000 TL üzerindeki cezalar için açık olmasına karşın, Erzincan/Tunceli Sulh Ceza Hâkimliği tarafından hatalı biçimde kesin nitelikte reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Hâkimlik, itirazı 5271 sayılı CMK'nın 271/4. fıkrasına dayandırarak kesin olarak reddetmiş; oysa mevzuat uyarınca 3.000 TL eşiğini aşan cezalara karşı itiraz kanun yolu açık olup başvurucunun bu yolu kullanma hakkı bulunmaktadır. AYM, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmetmiş; tazminat taleplerini reddetmiş, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Tunceli Sulh Ceza Hâkimliği'ne (D. İş 2022/1340) gönderilmesine ve 40.000 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine oybirliğiyle karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kararı – Sinan Diler Başvurusu (Başvuru No: 2021/8412, Karar Tarihi: 18/6/2026) ↗
Başvurucu Sinan Diler, müzisyen olarak çalıştığı restoranda 27/10/2013 tarihinde yaşanan silahlı çatışmada ateşli silahla yaralanmasına rağmen kendisini vuran Z.A. hakkında etkili bir soruşturma yürütülmediğini ve uzun süre kamu davası açılmadığını ileri sürerek yaşam hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Olayın üzerinden on yılı aşkın bir süre geçtikten sonra ancak kamu davası açılabilmiş; mahkemenin ihbarı üzerine 2017'de başlatılan soruşturma 2024'te iddianameyle sonuçlanmış, yargılama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 20/5/2026 tarihli kararıyla nihayete ermiştir. Anayasa Mahkemesi, soruşturma sürecindeki aşırı gecikmeler ve yargılamanın yaklaşık on üç yıl sürmesi nedeniyle yargısal sürecin Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği şekilde etkili olmadığına hükmederek yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş; başvurucuya net 200.000 TL manevi tazminat ile 40.487,60 TL yargılama gideri ödenmesine, maddi tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir.
Emine Baykara Başvurusu — Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kararı (Başvuru No: 2021/42538, Karar Tarihi: 18/6/2026) ↗
Başvurucu Emine Baykara, %90 engellilik oranını gösteren sağlık kurulu raporuna dayanarak ÖTV istisnasından yararlanarak taşıt almış; ancak raporun hastane arşiv ve Ulusal Veri Bankası kayıtlarında bulunamaması üzerine vergi dairesi tarafından ÖTV, KDV ve MTV tahakkuku yapılmış, açtığı davalar reddedilmiş ve başvurucu hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Diyarbakır Vergi Mahkemesi ve Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, 2016 tarihli raporun kayıtlarda bulunamaması ve sonradan alınan 2019 tarihli raporun geçmişe etkili ikame edilemeyeceği gerekçesiyle davaları reddetmiş; ancak MTV davasında İstanbul 1. Vergi Mahkemesi raporların sahteliğine dair herhangi bir iddia bulunmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. AYM, aynı sağlık raporlarının farklı mahkemelerce farklı değerlendirildiğini, 2019 tarihli raporun hastane kayıtlarında mevcut olduğunu ve başvurucunun engellilik durumunun ortaya konulduğunu tespit ederek Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş; yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı Diyarbakır Vergi Mahkemesine göndermiş, tazminat talebini reddetmiş ve 40.975,20 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.
Sitede kapsam dışı tutulan, yalnızca tarafını ilgilendiren tekil işlemler (acele kamulaştırma, şirket tarife/lisans onayları, tekil özelleştirme ve imar planları, üniversite yönetmelikleri, atama kararları, ilan bölümü vb.). Tam metin için Resmî Gazete'ye yönlendirir.