Yönetmelikler
Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Dijital Olarak Hazırlanması Hakkında Yönetmelik ↗
Yönetmelik, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yapı ruhsatı başvurularında ilgili idarelere teslim edilmesi gereken mimari, statik, elektrik ve tesisat projelerinin dijital ortamda hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenliyor. Bodrum katı dışında en çok iki katlı ve 200 m²'yi geçmeyen müstakil yapılar ile entegre tesis niteliğinde olmayan tarım/hayvancılık yapıları hariç, uygulama imar planı bulunan alanlardaki yeni binaları kapsıyor. Yönetmelik; 2B CAD çizimlerinin PDF/A formatında, 3B sayısal yapı modellerinin BIM tabanlı ve IFC formatında (TS EN ISO 16739-1 standardına uygun) teslim edilmesini, dosya isimlendirme, katman/sembol standartları, pafta yapısı ve varlık öznitelik tanımları gibi teknik gereklilikleri zorunlu kılıyor. Yapı ruhsatı sürecine dahil tüm proje müelliflerini ve ilgili idareleri doğrudan etkiliyor; mevcut kâğıt/analog proje teslim uygulamasının yerini dijital BIM tabanlı sisteme bırakmasını öngörüyor.
Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik ↗
Yönetmelik, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında düzenlenecek mimarlık ve mühendislik proje ve hesaplarının teslim, inceleme, onay ve saklama işlemlerinin Elektronik Proje Yönetim Sistemi (e-PYS) üzerinden yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirliyor. Kapsam; bodrum katı dışında en çok iki katlı ve 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar ile tarım/hayvancılık amaçlı yapılar hariç, uygulama imar planı bulunan alanlardaki yeni binalar olarak belirleniyor. Projelerin PDF/A veya IFC formatında e-PYS'ye yüklenmesi zorunlu kılınıyor; güvenli elektronik imza kullanılmayan durumlarda basılı teslim şartı da aranıyor. Yönetmelik, yapı ruhsatı süreçlerinde proje müelliflerini, ilgili idareleri ve yapı denetim kuruluşlarını doğrudan etkiliyor; 1/9/2028 tarihinde yürürlüğe giriyor.
Yargı Kararları
Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/248, Karar Sayısı: 2026/109, Karar Tarihi: 13/5/2026 ↗
İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi, 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 14. maddesinin (A) fıkrasının birinci paragrafındaki "...birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmış olan..." ibaresinin Anayasa'nın 2., 10., 13. ve 23. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur; söz konusu ibare, ilk defa 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olan belediye başkanlarına hususi damgalı pasaport verilmesini birinci derece kadroya ulaşma ve emekliliğe hak kazanma şartına bağlamaktadır. Mahkeme, belediye başkanlarının belirlenmiş bir kadro derecesinin bulunmaması nedeniyle şartın prime esas kazançlar üzerinden hesaplandığını, emeklilik hakkının ise tabi olunan sosyal güvenlik mevzuatına göre belirleneceğini ve bu durumun hukuki belirliliği zedelemediğini tespit etmiştir. AYM, kuralın Anayasa'nın 2., 10. ve 23. maddelerine aykırı olmadığına oybirliğiyle hükmetmiş, itirazı reddetmiş; kuralın Anayasa'nın 13. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/226, Karar Sayısı: 2026/112 (6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 408/2-f) ↗
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 408. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (f) bendinde düzenlenen "önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı" işleminin anonim şirket genel kurulunun devredilemez yetkisi olarak öngörülmesinin; "önemli miktar" kavramının belirsizliği, şirket özgürlüğünü aşırı sınırlaması ve üçüncü kişilerin sözleşme özgürlüğünü kısıtlaması gerekçesiyle Anayasa'nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptal talebinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, kuralın pay sahiplerinin mülkiyet hakkı ve teşebbüs özgürlüğünü koruma amacı taşıdığını, şirket yönetiminin ticari faaliyet serbestisini bütünüyle ortadan kaldırmadığını, üçüncü kişiler bakımından ise makul bir menfaat dengesi kurulduğunu değerlendirmiştir; ayrıca "önemli miktar" kavramının somut olayın özelliklerine göre yargı tarafından belirlenebilir nitelikte olduğunu saptamıştır. Sonuç olarak itirazı oyçokluğuyla (karşı oy: Yıldız Seferinoğlu) reddederek kuralın Anayasa'nın 5., 35. ve 48. maddelerine aykırı olmadığına ve yürürlüğü durdurma talebinin de reddine 13/5/2026 tarihinde hükmetmiştir; bu karar, genel kurul onayı alınmaksızın yapılan önemli varlık devirlerinin geçersiz sayılacağı uygulamasının süreceğini teyit etmektedir.
Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/274, Karar Sayısı: 2026/113, Karar Tarihi: 13/5/2026 ↗
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesindeki "miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmünün Anayasa'nın 2., 10., 13., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla iptali talebiyle başvurmuştur; başvuru mahkemesine göre kural, davanın niteliğine bakılmaksızın yalnızca parasal sınırı esas alarak basit yargılama usulü uygulamakta, aynı nitelikteki davaların asliye hukuk ile asliye ticaret mahkemelerinde farklı usule tabi tutulmasına yol açmakta ve adil yargılanma ile mülkiyet haklarını zedelemektedir. Anayasa Mahkemesi, kuralın yargılamanın süratle sonuçlandırılması amacıyla Anayasa'nın 141. maddesine dayandığını, basit yargılama usulünün tarafların delil sunma ve iddialarını dile getirme imkânlarını ortadan kaldırmadığını, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olduğunu tespit etmiş; kuralın Anayasa'nın 2., 36. ve 142. maddelerine aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, bir milyon TL altındaki ticari davalarda basit yargılama usulü uygulamasının anayasal güvence altında olduğunu teyit etmekte olup bu eşiğin altındaki ticaret davalarına taraf olan kişileri doğrudan etkilemektedir.
Serpil Yeşil Uğur Başvurusu — AYM Birinci Bölüm Kararı (Başvuru No: 2022/85303, Karar Tarihi: 11/2/2026) ↗
Başvurucu Serpil Yeşil Uğur, vekâlet ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında mahkemenin icra inkâr tazminatı oranını %20 olarak hükmedip ardından tashih kararıyla %40'a çıkarmasının usule aykırı olduğunu, bu süreçte esasa etkili iddiasının kararda karşılanmadığını ileri sürerek gerekçeli karar hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi yargılama sonucunda %20 icra inkâr tazminatına hükmetmiş; davacı vekilinin talebi üzerine mahkeme bu oranı maddi hata gerekçesiyle tashih yoluyla %40'a çıkarmış; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi hükmü onamış ve karar düzeltme talebi reddedilmiştir. AYM, başvurucunun tashih işleminin usule aykırılığına ilişkin iddiasının Yargıtay tarafından hiçbir değerlendirme yapılmadan karşılanmadığını tespit ederek Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş; makul sürede yargılanma hakkı iddiasını ise başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi aracılığıyla İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, başvurucuya toplam 40.664,10 TL yargılama gideri ödenmesine karar verilmiştir.
Azize Cansağ Bağlı Başvurusu (2) — Başvuru No: 2023/30342, Karar Tarihi: 3/3/2026 ↗
Başvurucu Azize Cansağ Bağlı, açtığı tapu iptali ve tescil davasında adli yardım talebinin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve itiraz mercii, başvurucunun banka hesaplarının bulunmasını ve davanın konusunu gerekçe göstererek adli yardım talebini reddetmiş; mahkeme daha sonra gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan reddetmiştir. AYM, yargılama makamlarının başvurucunun gerçek mali durumunu değerlendirmeksizin kategorik ve katı bir yorum benimsediğini, bunun başvurucu üzerinde aşırı bir yük oluşturduğunu ve Anayasa'nın 36. maddesindeki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini oybirliğiyle hükmetmiş; tazminat talebini reddederek yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesine göndermiş ve 40.000 TL vekâlet ücretinin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.
Sitede kapsam dışı tutulan, yalnızca tarafını ilgilendiren tekil işlemler (acele kamulaştırma, şirket tarife/lisans onayları, tekil özelleştirme ve imar planları, üniversite yönetmelikleri, atama kararları, ilan bölümü vb.). Tam metin için Resmî Gazete'ye yönlendirir.