Resmi Gazete Official Gazette Seyit İsa Dinç Avukatlık Bürosu Law Office
/
Resmi Gazete · 13 madde

16 Temmuz 2026
günlük özet

Cumhurbaşkanlığı kararları, yönetmelikler, tebliğler ve mahkeme kararlarının pratik hukuki sonuçlarını gösteren özet. Her madde, ilgili kararın kimi nasıl etkilediği vurgulanarak hazırlanmıştır.

YÜRÜTME · Yönetmelik

Yönetmelikler

01 / 03

Kazı Destek Yapıları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ↗

18/12/2022 tarihli ve 32047 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kazı Destek Yapıları Hakkında Yönetmeliğin ekinde yer alan "Kazı Destek Yapıları Tasarım ve Uygulama Esasları"nı yeni haliyle değiştiriyor. Yönetmelik, 16 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giriyor. İnşaat sektöründe kazı destek yapılarının tasarım ve uygulamasına ilişkin teknik esasları belirleyen genel nitelikli bir düzenleme olup kazı yapılan alanlarda çalışan mühendisler, müteahhitler ve denetim yetkilileri açısından uyulması zorunlu tasarım standartlarını güncelliyor.

02 / 03

Hurdaya Ayrılan Türk Bayraklı Gemilerin Yerlerine Yeni Gemi İnşa Edilmesinin Teşvikine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ↗

Yönetmelik, hurda gemi teşvik sistemine ilişkin üç temel değişiklik yapıyor. Birincisi, "yüklenici" tanımı genişletilerek Bakanlıktan işletme izin belgesi almış tersanelerin yanı sıra Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında faaliyet ruhsatı alan kıyı tesislerinin de teşvik kapsamında gemi inşa edebilmesine imkân tanınıyor; bu tesislerden ayrıca kıyı tesisi işletme izni aranmıyor. İkincisi, hurdaya ayrılacak geminin başvuru tarihi itibarıyla en az üç aydır yararlanıcı adına Milli Gemi Sicili veya Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olması zorunluluğu getiriliyor. Üçüncüsü, inşa edilecek yeni geminin asgari gros tonajı belirlenerek hurdaya verilen gemi 12.000 GT ve üzerindeyse yeni geminin en az yarısı, altındaysa en az üçte biri oranında GT'ye sahip olması şartı öngörülüyor; bu düzenleme teşvikten yararlanmak isteyen tüm gemi sahipleri ve tersane/kıyı tesisi işleticilerini doğrudan etkiliyor.

03 / 03

Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (16 Temmuz 2026 tarihli, Sayı: 33311) ↗

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayımlanan bu değişiklik yönetmeliği, Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) Yönetmeliğinin birden fazla maddesinde köklü düzenlemeler yapıyor. Temel değişiklikler şunlardır: YTM'nin malvarlığına kamu alacakları dahil haciz, rehin ve ihtiyati tedbir konulması yasaklanıyor; YTM'ye devredilen emanet ve alacaklara ilişkin haciz/tedbir gibi idari ve adli taleplerin Takasbank tarafından yerine getirilmesi ve aylık raporlama yapılması zorunlu hale getiriliyor; zamanaşımına uğrayan varlıkların iadesi için başvuru yöntemi kural olarak e-Devlet üzerinden elektronik ortama taşınıyor. Bunlara ek olarak, Özel Fon kapsamındaki aracı kurumlardaki yatırımcılara ait 31/12/2014 tarihi öncesine ait belirli alacak ve emanetlerin zamanaşımının 22/4/2021 tarihinden önce dolmuş sayılacağı hüküm altına alınarak bu alacaklara gecikme zammı uygulanmayacağı açıkça düzenleniyor; söz konusu değişiklikler yatırım kuruluşlarını, Takasbank'ı, MKK'yı ve hak sahibi yatırımcıları doğrudan etkiliyor.

YARGI · Mahkeme Kararı

Yargı Kararları

01 / 10

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/18, Karar Sayısı: 2026/66 – 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 16. Maddesinin Değiştirilen İkinci Fıkrasındaki "…aksatmayacak…" ve "…aksama…" İbarelerinin İncelenmesi ↗

129 milletvekili tarafından açılan iptal davasında, kamu görevlilerinin avukat yanında staj yapması sırasında kamu görevini "aksatmayacak" biçimde çalışma saatleri ve izin dönemlerinin düzenlenebileceğini ve aksama ortaya çıkacağı hâllerde aylıksız/ücretsiz izin verilebileceğini öngören ibareler incelenmiştir. Başvurucular, "aksama" kavramının nesnel ölçütlerle belirlenmediğini, idareye keyfi takdir alanı tanındığını ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. AYM, "aksama" kelimesinin yargı içtihatlarıyla belirlenebilir nitelikte olduğunu ve kuralların kamu yararı amacıyla ihdas edildiğini tespit ederek iptal taleplerini oybirliğiyle reddetmiştir.

02 / 10

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/18, Karar Sayısı: 2026/66 – 1512 Sayılı Noterlik Kanunu'nun Başlığı ile Birlikte Değiştirilen 52. Maddesinde Yer Alan "…yönetmelikte düzenlenir." İbaresinin İncelenmesi ↗

İptal davasında, noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışmasına ilişkin usul ve esasların Türkiye Noterler Birliği'nin mütalaası alınarak Adalet Bakanlığı'nca yönetmelikle düzenleneceğini öngören kural ele alınmıştır. AYM, noterlerin hangi iş ve işlemleri tatil günlerinde yapabileceğine dair temel ilke ve esasların kanunda belirlenmeksizin doğrudan Bakanlığa yönetmelik yetkisi tanınmasının noterlerin dinlenme hakkını kanunilik şartından yoksun biçimde sınırladığını, bu durumun Anayasa'nın 13. ve 50. maddelerine aykırı olduğunu saptamıştır. Kural oybirliğiyle iptal edilmiş; iptal hükmü, doğacak hukuki boşluk nedeniyle kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Aynı maddenin kalan kısmı da 6216 sayılı Kanun'un 43/4. fıkrası gereğince oybirliğiyle iptal edilmiş olup yürürlük tarihi aynıdır.

03 / 10

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/18, Karar Sayısı: 2026/66 – 5235 Sayılı Kanun'un 30. Maddesine Eklenen "…, Cumhuriyet başsavcıvekili…" İbaresi ile Üçüncü Cümle ve 44. Maddesine Eklenen "…ve Cumhuriyet başsavcıvekilleri…" İbaresinin İncelenmesi ↗

Başvurucular, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı kadrosuna başsavcıvekilinin eklenmesinin ve HSK tarafından atanmasının yargı bağımsızlığını zedelediğini, yürütme erkinin dosyalara nüfuzuna yol açtığını ileri sürmüştür. AYM, Anayasa'nın 159. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların atanmasında münhasıran HSK'nın yetkili olduğunu, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcıvekilinin atanma usulünün diğer hâkim ve savcılardan farklılaşmadığını ve kuralların kamu yararı dışında bir amaca yönelik olmadığını tespit etmiştir. İptal talepleri oybirliğiyle reddedilmiştir.

04 / 10

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/18, Karar Sayısı: 2026/66 – 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. Maddesinin Değiştirilen (4) Numaralı Fıkrasının Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi ↗

İptal davasında, suçun hukuki niteliğinin değişmesi hâlinde sanığın dosyada var olan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi durumunda müdafiye yapılan bildirimlerin yeterli sayılarak yargılamanın sonlandırılmasına olanak tanıyan kural incelenmiştir. AYM, söz konusu kuralın sanığın isnadı öğrenme, duruşmada bizzat hazır bulunma ve bizzat savunma haklarını kısıtladığını, değişen isnada göre savunma hakkından yoksun bırakmanın meşru amaca ulaşmak bakımından gerekli ve orantılı olmadığını saptayarak kuralın Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğuna hükmetmiştir. Kural oyçokluğuyla (Kenan YAŞAR karşıoy) iptal edilmiş; iptal hükmü kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.

05 / 10

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/18, Karar Sayısı: 2026/66 – 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un Değiştirilen 76. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasındaki "…kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde…" ile (5) Numaralı Fıkrasındaki "…öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması…" Bölümlerinin İncelenmesi ↗

Başvurucular, kapalı ceza infaz kurumundaki hükümlülerin örgün öğretime devam edebilmesini kurum disiplin ve güvenliğine ile kurumsal kapasiteye bağlayan ve öğretim programının kurumun işleyişine uygun olmaması hâlinde öğretimden yararlanmayı engelleyen koşulların nesnel ölçütler içermediğini, eğitim hakkını kanunilik şartını sağlamayan biçimde sınırladığını ileri sürmüştür. AYM, söz konusu koşulların yargı içtihatlarıyla tespit edilebilir nitelikte olduğunu, kuralların kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacıyla ihdas edildiğini ve ceza infaz kurumunda bulunmanın kaçınılmaz sonuçları çerçevesinde eğitim hakkına orantısız bir sınırlama getirilmediğini tespit etmiştir. İptal talepleri oybirliğiyle reddedilmiştir.

06 / 10

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kararı — S.T.E.B. ve S.S. Ltd. Şti. Başvurusu (Başvuru No: 2021/11695, Karar Tarihi: 29/1/2026) ↗

Başvurucu şirket, hakkındaki ihaleden yasaklama kararının yargı kararıyla iptal edilmesine rağmen teminat mektubunun irat kaydedilmesi nedeniyle uğradığı zararın tazmin edilmemesi gerekçesiyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ankara 6. İdare Mahkemesi tazminat talebini kabul etmiş; ancak Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi, ihaleden yasaklama işlemi ile teminatın irat kaydedilmesi işleminin birbirinden bağımsız olduğunu, yasaklama kararının iptali yönündeki yargı kararının teminat işlemi bakımından bağlayıcılığı bulunmadığını ve idarenin hizmet kusurunun tespit edilemediğini gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. AYM, hukuka aykırılığı kesinleşmiş yargı kararıyla saptanan işleme dayalı olarak irat kaydedilen teminatın iade edilmemesinin başvurucu üzerinde aşırı ve olağandışı bir külfet oluşturduğunu, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki adil dengeyi bozduğunu belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş; yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine, tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir.

07 / 10

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kararı – Mehmet Ozan Özerdem Başvurusu (Başvuru No: 2022/31172, Karar Tarihi: 10/2/2026) ↗

Başvurucu Mehmet Ozan Özerdem, hakkında daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair kesinleşmiş karar bulunmasına rağmen aynı eylemler nedeniyle ikinci kez yargılanarak mahkûm edilmesinin aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama ve cezalandırılmama ilkesini ihlal ettiğini, ayrıca adil yargılanma hakkının çeşitli güvencelerinin de ihlal edildiğini ileri sürmüştür. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi başvurucuyu özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûm etmiş, Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu kararı onamıştır; ancak AYM, ilk soruşturmada isnadın esasının incelenmeksizin ve müştekinin itiraz yoluyla mağduriyetini giderebileceği vurgulanarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, suçun işlenip işlenmediğine dair kesin bir değerlendirme içermediğini saptamıştır. AYM, aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna, diğer ihlal iddialarının da kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle kabul edilemez olduğuna oybirliğiyle hükmetmiş; yargılama giderlerini başvurucu üzerinde bırakmıştır.

08 / 10

Alper Güngör Başvurusu — AYM İkinci Bölüm Kararı (Başvuru No: 2022/36996, Karar Tarihi: 10/2/2026) ↗

Başvurucu Alper Güngör, 2014 yılında Askeri Mahkeme tarafından verilen mahkûmiyet kararının infazından sonra memnu haklarının iadesi talebinin reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesi, başvurucu hakkında yürütülen soruşturmaların takipsizlikle sonuçlanmış olmasına karşın bu soruşturmaların varlığını gerekçe göstererek talebi reddetmiş; Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesi de itirazı herhangi bir gerekçe göstermeksizin matbu biçimde reddetmiştir. AYM, mahkemelerin soruşturmalarda yer alan bilgi ve belgeleri değerlendirmeksizin yalnızca soruşturmaların varlığını aktarmakla yetindiğini, başvurucunun iyi halli olmadığına ilişkin sonuca nasıl ulaşıldığının kararlarda gösterilmediğini tespit ederek Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetmiş; yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesine (2021/37 D.İş) gönderilmesine ve 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine oybirliğiyle karar vermiştir.

09 / 10

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kararı – Nurcan Aslan Başvurusu (Başvuru No: 2022/52918, Karar Tarihi: 10/2/2026) ↗

Başvurucu Nurcan Aslan, PKK/KCK terör örgütü üyeliğine ilişkin yargılamada aleyhine beyanda bulunan tanıkların duruşmada dinlenmemesi ve sorgulama hakkının kullandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi başvurucuyu devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezasıyla mahkûm etmiş; mahkûmiyet kararında belirleyici ölçüde soruşturma aşamasında alınan tanık ifadelerine dayanmış, müdafiin tanıkların duruşmada hazır edilmesi talebini ise reddetmiştir. AYM, mahkemenin itibar ettiği delillere göre duruşmada sorgulanamayan tanık beyanlarının mahkûmiyet kararına götüren tek veya belirleyici nitelikte delil olmadığını tespit ederek Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle hükmetmiş; başvurucu yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmuştur.

10 / 10

Fahri Tırpan Başvurusu — Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kararı (Başvuru No: 2024/64089, Karar Tarihi: 10/2/2026) ↗

Başvurucu Fahri Tırpan, 1980 tarihli mahkûmiyet hükmüne dayalı infaz sürecinde şartla tahliyenin geri alınması nedeniyle 1995-2019 yılları arasında ceza infaz kurumunda geçirdiği sürenin, 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5. madde uyarınca yasal dayanağını yitirdiğini, bu sürenin diğer cezalarından mahsup edilmemesinin Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. İnfaz hâkimliği ve itiraz mercii olan Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi, mahsuba konu edilecek başka bir süre bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. AYM, geçici 5. maddenin yürürlüğe girmesiyle geri alma kararının hükümsüz kılındığını ve bu nedenle söz konusu 23 yıl 354 günlük infaz süresinin hukuki dayanaktan yoksun hâle geldiğini, mahsup talebinin reddedilmesinin hak ihlaline yol açtığını oybirliğiyle tespit ederek yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı Edirne 2. İnfaz Hâkimliğine göndermiş; tazminat talebini ise reddetmiştir.

Bilgilendirme. Bu özet Resmî Gazete'nin tam metni değildir; bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Resmi metin için resmigazete.gov.tr. Tereddüt halinde mutlaka avukatınıza danışınız.