Tebliğler
5201 Sayılı Kanun Gereğince Kontrole Tâbi Tutulacak Harp Araç ve Gereçleri ile Silah, Mühimmat ve Bunlara Ait Yedek Parçalar, Askerî Patlayıcı Maddeler, Bunlara Ait Teknolojilere İlişkin Liste (2026 Yılı Kontrole Tâbi Malzeme Listesi) ↗
Millî Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan bu tebliğ, 5201 sayılı Kanun kapsamında üretim, ihracat ve ithalat izni gerektiren askerî malzemelerin 2026 yılı listesini belirliyor. Liste; namlulu silahlar ve parçaları, taktik kara araçları, askerî mühimmat ve patlayıcılar, roket/füze/torpidolar, KBRN savunma sistemleri ile askerî hava araçlarını ve bunlara ait teknolojileri kapsıyor; ayrıca Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi Ek Listesi ve Wassenaar Düzenlemesi Mühimmat Listesi kapsamındaki kalemleri de içeriyor. Listede yer alan tüm kalemlerin üretim, ithalat ve ihracat işlemleri Millî Savunma Bakanlığı sorumluluğunda ve bilgisi dahilinde yürütüleceğinden, savunma sanayii alanında faaliyet gösteren tüm üretici, ihracatçı ve ithalatçılar bu listeye uymak zorundadır.
Yargı Kararları
Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/10 (Değişik İş), Karar Sayısı: 2026/3, Karar Tarihi: 26/3/2026 – Cumhuriyetçi Milletin Partisi İsim ve Amblem Talebi ↗
Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetçi Milletin Partisinin isim ve ambleminin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine karar verilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur. Mahkeme, isim yönünden "Cumhuriyetçi Milletin" ibaresinin "Cumhuriyet Halk Partisi" ismiyle iltibasa mahal verecek nitelikte benzer olmadığına oybirliğiyle hükmederek bu talebi reddetmiş; ancak amblem yönünden Cumhuriyetçi Milletin Partisi amblemindeki altı ok figürünün baskın unsur oluşturması ve "CMP" ile "CHP" rumuzlarının benzerliği nedeniyle seçmen yanılgısına yol açabileceğine karar vererek amblemin hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine oyçokluğuyla (Engin Yıldırım, Muhterem İnce ve Ömer Çınar karşıoy kullanmıştır) hükmetmiştir. Bu karar sonucunda Cumhuriyetçi Milletin Partisi mevcut amblemini kullanamaz hale gelmektedir.
Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/163, Karar Sayısı: 2026/67 (Türk Medeni Kanunu Madde 40 – Cinsiyet Değişikliği) ↗
Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa'nın 10. ve 50. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur; itiraz konusu kural, cinsiyet değişikliği için mahkemeden izin alınması şartını düzenlemektedir. AYM, kuralı Anayasa'nın 13., 17. ve 20. maddeleri yönünden incelemiş; cinsiyet değişikliğini mahkeme iznine bağlamanın kamu düzeninin korunması ve bireyin sağlığının korunması açısından meşru bir amaca hizmet ettiğini, ölçülülük ilkesine (elverişlilik, gereklilik, orantılılık) aykırı olmadığını ve kanunilik şartını taşıdığını tespit etmiştir. Sonuç olarak AYM, 26/3/2026 tarihinde oybirliğiyle itirazı reddederek söz konusu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmetmiştir; bu karar, transseksüel yapıdaki bireylerin cinsiyet değişikliği için mahkemeye şahsen başvurma, 18 yaşını doldurma, evli olmama ve resmî sağlık kurulu raporu ibraz etme koşullarının anayasal güvence altında olmaya devam ettiği anlamına gelmektedir.
Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/231, Karar Sayısı: 2026/82 (6100 Sayılı HMK Madde 109 – Kısmi Dava) ↗
Ankara 73. İş Mahkemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinin başlığının, (1) numaralı fıkrasının ve (3) numaralı fıkrasında yer alan "…kısmi…" ibaresinin Anayasa'nın 2., 5., 10., 13., 35., 36., 40. ve 141. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptali talebinde bulunmuştur; itiraz, işçilik alacaklarının tahsili davasında kısmi dava yolunun bazı alacaklar için kullanılamadığı gerekçesiyle mahkemeye erişim hakkını kısıtladığı ve yargılamaları uzattığı iddiasına dayanmaktadır. Anayasa Mahkemesi; madde başlıklarının normatif nitelik taşımadığından denetlenemeyeceğine, (1) numaralı fıkranın ve "…kısmi…" ibaresinin ise kişilerin hak arama özgürlüğünden daha kolay yararlanmalarını sağlayan, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında ihdas edilmiş düzenlemeler olduğuna hükmetmiştir. Sonuç olarak başlığa ilişkin itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, (1) numaralı fıkra ile (3) numaralı fıkradaki "…kısmi…" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliğiyle karar vermiştir; bu karar, kısmi dava kurumunun mevcut düzenlemesiyle yürürlükte kalmaya devam edeceği anlamına gelmekte olup iş davalarında kısmi dava uygulamasını doğrudan etkiler.
Yargıtay Büyük Genel Kurul Kararı, Sayı: 2026/1, Karar Tarihi: 29/06/2026 ↗
Bu karar, 2026 yılı için Yargıtay Hukuk ve Ceza Daireleri arasındaki iş bölümünü belirliyor. Karar; her bir hukuk ve ceza dairesinin hangi uyuşmazlık türlerine, hangi kanun maddelerine ve hangi ihtisas alanlarına göre temyiz incelemesi yapacağını ayrıntılı biçimde düzenliyor. Uygulamada temyiz dosyalarının hangi daireye gönderileceğini, daireler arasında görev çakışmalarının nasıl çözüleceğini ve bu iş bölümünün yürürlüğe girmesiyle birlikte önceki kararların ne ölçüde geçerli kalacağını da belirleyen karar, avukatlar, hâkimler ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı başta olmak üzere tüm yargı aktörlerini doğrudan etkiliyor.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı — Esas No: 2021/8, Karar No: 2026/1, Karar Tarihi: 08.05.2026 ↗
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilip edilemeyeceği konusundaki içtihat aykırılığını gidermek amacıyla toplanmış ve oyçokluğuyla bağlayıcı karar vermiştir. Karara göre; hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talep, kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemez. Bu karar, özellikle iş davaları başta olmak üzere birden fazla alacak kalemini içeren tüm hukuk davalarında ıslah müessesesinin sınırlarını belirlemekte olup dava dilekçesinde hiç talep edilmemiş yeni bir alacak kaleminin sonradan kısmen ıslahla yargılamaya sokulması artık hukuken mümkün olmayacaktır; mevcut davayı veya yargılama stratejisini doğrudan etkileyen, geniş uygulama alanı bulan emsal niteliğinde bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararıdır.
Sitede kapsam dışı tutulan, yalnızca tarafını ilgilendiren tekil işlemler (acele kamulaştırma, şirket tarife/lisans onayları, tekil özelleştirme ve imar planları, üniversite yönetmelikleri, atama kararları, ilan bölümü vb.). Tam metin için Resmî Gazete'ye yönlendirir.