Yönetmelikler
İskân Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ↗
İskân Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde değişiklik yapılarak, ilgili ailelere tanınan hakkın kullanımı "talepte bulunmaları hâlinde ve talep tarihinden başlamak üzere" koşuluna bağlanıyor. Bu düzenleme, söz konusu hakkın başlangıç tarihini ailenin talebine ve talep anına dayandırarak idareye ve hak sahiplerine hukuki açıklık sağlıyor; başlangıç tarihinin belirsizliğinden doğabilecek uyuşmazlıkları önlemeye yönelik pratik bir sonuç doğuruyor. Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe giriyor.
Motorlu Araçlar ve Römorkları ile Bunların Aksam, Sistem ve Ayrı Teknik Ünitelerinin Tip Onayı ve Piyasa Gözetimi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik (AB/2018/858)'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ↗
Bu Yönetmelik, motorlu araç tip onayı mevzuatına iki önemli düzenleme getiriyor. İlk olarak, imalatçıların araç uygunluk belgelerini elektronik ortamda XML şema yapısına uygun biçimde Araç Sicil ve Tescil Sistemi aracılığıyla Türkiye Noterler Birliğine sunma zorunluluğunu düzenliyor; veri güvenliği 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu çerçevesinde sağlanıyor. İkinci olarak, 7/7/2026 tarihinden itibaren yazılım güncellemesi şartlarını karşılamayan M ve N kategorisi tam araçların tescilinin, piyasaya arzının ve hizmete girmesinin, O kategorisi araçların ise imalinin yasaklanacağını öngörüyor; bu düzenleme araç imalatçıları ve ithalatçıları açısından bağlayıcı bir uyum tarihi belirliyor.
İkili Menşe Kümülasyon Sistemi Kapsamı Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ↗
Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan bu Yönetmelik, 31/12/2025 tarihli ve 33124 altıncı mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İkili Menşe Kümülasyon Sistemi Kapsamı Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik'i yürürlükten kaldırıyor. Söz konusu düzenleme, ikili menşe kümülasyon sistemi çerçevesinde ticarette eşyanın tercihli menşeinin nasıl tespit edileceğine ilişkin genel kuralları ve usulleri belirleyen bir Yönetmelik olduğundan, yürürlükten kaldırılması ihracatçıları, ithalatçıları ve gümrük uygulamalarıyla ilgilenen tüm tarafları doğrudan etkiliyor. Yönetmelik, 24 Haziran 2026 tarihinde yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe giriyor.
Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ↗
Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesine eklenen yeni bent, laboratuvar ortamında üretilen veya insan müdahalesiyle oluşturulan kıymetli taşların "sentetik", "laboratuvar üretimi" veya "yapay üretim" gibi ibarelerden en az biriyle etiket, sertifika, fatura, internet sayfası ve reklam materyallerinde tüketicinin kolaylıkla görebileceği şekilde açıkça belirtilmesini zorunlu kılıyor. Aynı düzenleme, söz konusu ürünlerin doğal kıymetli taşlardan fiziksel satış alanlarında ayrı bölümlerde, internet ortamında ise ayrı kategorilerde sunulmasını da öngörüyor. Kuyum satıcılarını doğrudan etkileyen bu yükümlülükler, yönetmeliğin yayımlandığı 24 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giriyor.
Pan-Avrupa-Akdeniz Tercihli Menşe Kurallarına Dair Bölgesel Konvansiyon Ortak Komitesinin 1/2023 Sayılı Kararı Kapsamı Tercihli Menşe Kuralları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ↗
Bu Yönetmelik, 20/12/2025 tarihli ve 33113 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Pan-Avrupa-Akdeniz Tercihli Menşe Kuralları Yönetmeliği'nin kapsam maddesine yeni bir bent ekleyerek Türkiye-Arnavutluk Serbest Ticaret Anlaşması ekindeki Protokol II'yi (Menşeli Ürünler Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin) yönetmeliğin uygulama alanına dahil ediyor. Söz konusu değişiklikle Türkiye ile Arnavutluk arasındaki ticarette menşe kurallarının tespitine ilişkin usul ve esaslar bu yönetmelik çerçevesinde uygulanabilir hale geliyor; yayımı tarihinde yürürlüğe giriyor. Düzenleme, iki ülke arasında tercihli tarife uygulamasından yararlanmak isteyen ihracatçı ve ithalatçıları doğrudan etkiliyor.
Tebliğler
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/23) ↗
Çin Halk Cumhuriyeti menşeli, GTİP 8541.90.00.00.11 altında sınıflandırılan "fotovoltaik paneller için alüminyum çerçeveler" ürününe yönelik yürütülen damping soruşturması tamamlanmış; söz konusu ithalatın dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara yol açtığı tespit edilmiştir. Buna göre, belirli Çinli firmalara (Jiangyin Haihong New Energy Technology Co., Ltd. ve diğer beş firma) %38,26, bunların dışındaki diğer tüm ihracatçılara ise %45,99 oranında CIF bedel üzerinden dampinge karşı kesin önlem uygulanmasına karar verilmiştir. Daha önce teminat olarak alınan geçici önlemler kesin önleme dönüştürülmekte; kesin önlemin geçici önlemden yüksek olduğu hallerde fark tahsil edilmeyecek, düşük olduğu hallerde ise fark iade edilecektir. Önlemler yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl geçerli olup bu süre dolmadan nihai gözden geçirme soruşturması başlatılması halinde soruşturma sonuçlanana kadar yürürlükte kalmaya devam edecektir.
Yargı Kararları
Deniz Şah ve İlhan Kaya Başvurusu (2) — Başvuru No: 2021/39476, Karar Tarihi: 16/12/2025 ↗
Başvurucular, İzmir 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda kitap ve sohbet haklarına getirilen kısıtlamaları protesto amacıyla kapılara vurarak slogan attıkları gerekçesiyle üç ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma disiplin cezasına çarptırılmaları nedeniyle ifade özgürlüğünün; Cumhuriyet savcısının görüşünün tebliğ edilmemesi, tanık dinletme taleplerinin karşılanmaması ve SEGBİS yoluyla duruşma yapılması nedeniyle de adil yargılanma hakkı kapsamındaki çeşitli güvencelerin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. İnfaz Hâkimliği ve İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi başvurucuların itirazlarını reddederek disiplin cezasını hukuka uygun bulmuş; SEGBİS yoluyla alınan savunmanın yeterli olduğuna, avukat yardımı ile tanık dinletme taleplerinin disiplin yargılamasında yasal dayanağı bulunmadığına hükmetmiştir. AYM çoğunluğu; 5275 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca slogan atma eyleminin disiplin suçu oluşturabilmesi için kurum düzeni veya güvenliğini fiilen bozacak nitelikte gerçekleştirilmesi gerektiğini, yerel mahkemelerin bu yönde ilgili ve yeterli gerekçe ortaya koymadığını tespit etmesine karşın, eylemin toplu ve organize biçimde gerçekleştirilmesini ve kurumun güvenliğini tehdit eden niteliğini göz önüne alarak ifade özgürlüğünün (Anayasa m. 26) İHLAL EDİLMEDİĞİNE oyçokluğuyla (Başkan Gökcan ile üyeler Yıldırım, Hakyemez, Menteş ve Yaşar karşı oy kullanmıştır), savcılık görüşünün tebliğ edilmemesine ilişkin iddianın anayasal ve kişisel önemden yoksun olması, tanık dinletme talebine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması ve SEGBİS ile duruşma yapılmasına ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedenleriyle adil yargılanma hakkı iddialarının KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA hükmetmiştir; tazminata hükmedilmemiştir.
Çağlar Yılmaz Başvurusu — Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Kararı (Başvuru No: 2022/81860, Karar Tarihi: 8/1/2026) ↗
Başvurucu, kasten yaralama suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezaevinde bulunduğu sırada İdare ve Gözlem Kurulunun iyi hâlli olduğuna dair kararının İnfaz Hâkimliğince iptal edilmesi nedeniyle denetimli serbestlik tedbirinden yararlanamamasının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. İnfaz Hâkimliği, psiko-sosyal servis raporundaki olumsuz tespitleri gerekçe göstererek İdare ve Gözlem Kurulu kararını iptal etmiş ve denetimli serbestlik talebini reddetmiş; Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesi de bu karara yapılan itirazı reddetmiştir. AYM çoğunluğu, İnfaz Hâkimliğinin takdir ve denetim yetkisini keyfi biçimde kullandığını gösteren bir unsur bulunmadığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle başvuruyu kabul edilemez bulmuş; üç üye (Hakyemez, Menteş, Yaşar) ise İnfaz Hâkimliğinin İdare ve Gözlem Kurulunun yerine geçerek iyi hâllilik konusunda esasa ilişkin değerlendirme yaptığını, bunun kanuna aykırı olduğunu ve hakkın ihlal edildiğini belirterek karşıoy kullanmıştır.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Kararı – Ligero Tekstil Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (Başvuru No: 2022/6576, Karar Tarihi: 24/2/2026) ↗
Başvurucu şirket, D2 yetki belgesine kayıtlı minibüsle kapsam dışı yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle bir takvim yılında beş kez elli uyarma cezası verilmesi ve buna bağlı olarak D2 taşıma belgesinin resen iptal edilmesi işleminin, kanunda kabahat olarak düzenlenmediği hâlde salt Yönetmelik hükmüne dayanılarak uygulandığını ileri sürerek suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. İstanbul 6. İdare Mahkemesi ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi işlemi hukuka uygun bularak davayı esastan kesin olarak reddetmiştir. AYM Genel Kurulu, 4925 sayılı Kanun'un 34. maddesinin taşıma belgelerinin geri alınmasını doğrudan bir yaptırım olarak düzenlemediğini, çerçevesinin kanunla çizilmeden yalnızca Yönetmelik hükmüne dayandırıldığını tespit ederek Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine Muhterem İNCE ve Ömer ÇINAR'ın karşıoyuyla oyçokluğuyla hükmetmiş; yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı İstanbul 6. İdare Mahkemesi'ne göndermiş, konuya ilişkin kanuni düzenleme yapılması hususunun TBMM'ye bildirilmesine ve tazminat talebinin reddine karar vermiş, başvurucuya 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama gideri ödenmesine hükmetmiştir.
Sitede kapsam dışı tutulan, yalnızca tarafını ilgilendiren tekil işlemler (acele kamulaştırma, şirket tarife/lisans onayları, tekil özelleştirme ve imar planları, üniversite yönetmelikleri, atama kararları, ilan bölümü vb.). Tam metin için Resmî Gazete'ye yönlendirir.