Tebliğler
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 58) ↗
Bu Tebliğ, KDV Genel Uygulama Tebliğinde çok sayıda genel nitelikli değişiklik yapıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen mazbut vakıflara ait taşınmazlar için KDV istisnası kapsamı genişletiliyor; 1/1/2027 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarının işlettiği sağlık ve benzeri kuruluşların teslim ve hizmetleri KDV'ye tabi tutuluyor (doğrudan vakıflarca işletilenler istisna kapsamında kalmaya devam ediyor). Darülaceze, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında taşınmazların kamu tüzel kişilerine devri 1/6/2026 tarihinden geçerli olmak üzere KDV'den istisna ediliyor ve bu devirlerde daha önce indirim konusu yapılan KDV'nin indirim hesaplarından çıkarılarak gider/maliyet olarak dikkate alınması gerekiyor; ayrıca teminat karşılığı ithal edilen mallarda KDV iade hesabına ilişkin usul düzenleniyor.
Tahsilat Genel Tebliği (Seri:B Sıra No:20) ↗
Tebliğ, 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesi kapsamında, 5/6/2026 tarihi itibarıyla vadesi gelmiş ancak ödenmemiş amme alacakları için cari tecil faiz oranından daha düşük yıllık %29 faiz uygulanmak suretiyle borçların taksitlendirilerek ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirliyor. Borçlular 31/8/2026 tarihine kadar elektronik ortam veya yazılı yollarla başvurabilecek; taksit sayısı likidite oranı, alacak türü (KDV ve BSMV borçları 12 taksit, diğerleri 36-72 taksit) ve borçlunun hukuki statüsüne (belediye bağlı şirketler 72 taksit) göre farklılaşacak ve ilk taksit Eylül 2026'dan itibaren ödenmesi gerekecek. 10 milyon TL'nin altındaki borçlar için teminat aranmayacak, bu tutarı aşan alacaklarda ise aşan kısmın yarısı değerinde teminat şartı getirilecek olup ÖTV, 2026 yılı geçici vergi ve bunlara bağlı alacaklar tebliğ kapsamı dışında tutulmaktadır.
Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2019/1)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ↗
Bu Tebliğ, turizm tesislerinin genel mahallerinde müzik kullanılması halinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki ilgili federasyonlardan müzik lisans belgesi alınmasını ve bu belgenin başvuruya eklenmesini zorunlu kılıyor; yetkili federasyonların ve belgeye ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça belirleneceğini öngörüyor. Konaklama tesisleri hariç olmak üzere, Tebliğ yürürlüğe girmeden önce kısmi veya tam turizm işletmesi belgesi almış olan tesislere müzik lisans belgesini 31/12/2026 tarihine kadar Bakanlığa ibraz etmeleri için geçici süre tanınıyor; bu yükümlülüğe uymayan tesisler hakkında Kanun kapsamında yaptırım uygulanacağı düzenleniyor. Tebliğ ayrıca sınıflandırma ifadesini "Bakanlığın denetiminde olduğuna" yerine "sınıfının Bakanlıkça belirlendiğine" şeklinde güncelleyerek idari terminolojide de değişiklik yapıyor.
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/9) ↗
Bu Tebliğ, yerli üretici Kordsa Teknik Tekstil A.Ş.'nin başvurusu üzerine Çin Halk Cumhuriyeti menşeli naylon kord bezi (GTİP: 5902.10.10.00.00) ile Çin ve Vietnam menşeli poliesterlerden kord bezi (GTİP: 5902.20.10.00.00) ürünlerine yönelik damping soruşturması açılmasını ve soruşturmanın usul ile esaslarını düzenliyor. İnceleme dönemi olan 1/10/2024–30/9/2025 istatistik verilerine göre hesaplanan damping marjlarının ihmal edilebilir oranın üzerinde olduğu, 1/1/2022–30/9/2025 döneminde söz konusu ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatlarını kırarak veya baskılayarak üretim, kârlılık, istihdam ve pazar payı gibi temel ekonomik göstergelerde maddi zarara yol açtığı tespit edilmiştir. Soruşturma, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu kararıyla resmen açılmış olup ilgili ihracatçı, ithalatçı ve taraflara soru formları gönderilecek; soruşturma sonucunda dampingin ispatlanması hâlinde telafi edici ek vergi/önlem uygulanabilecektir.
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/17) ↗
Tebliğ, Çin Halk Cumhuriyeti ve Kore Cumhuriyeti menşeli soğuk haddelenmiş yassı çelik (tavlanmamış olanlar hariç), galvaniz kaplanmış yassı çelik ve boyalı yassı çelik ürünlerine yönelik yürütülen damping soruşturmasının tamamlanması neticesinde, söz konusu ülke menşeli ithalatın dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara neden olduğunun tespit edilmesiyle kesin dampinge karşı önlem uygulanmasını düzenliyor. Gümrük idareleri, kapsamdaki GTİP'ler altında serbest dolaşıma giriş rejiminde gerçekleştirilen ithalatta tabloda belirtilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemi tahsil edecek; 1.620 mm'den geniş ürünlerde Üretici/İhracatçı Belgesi'ne ek olarak motorlu kara taşıtları veya binek otomobil ibaresini içeren Sanayi Sicil Belgesi aranacak. Önlemler yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl süreyle geçerli olup sona erme tarihinden önce nihai gözden geçirme soruşturması başlatılması halinde soruşturma sonuçlanana kadar yürürlükte kalmaya devam edecek.
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/21) ↗
Bu Tebliğ, Petlas Lastik Sanayi A.Ş. ve Kocaeli Lastik Sanayi A.Ş.'nin başvurusu üzerine Çek Cumhuriyeti, Kore Cumhuriyeti, Sırbistan Cumhuriyeti ve Slovak Cumhuriyeti menşeli binek otomobil dış lastiklerine (GTİP: 4011.10.00.10.00 ve ilgili alt pozisyonlar) yönelik damping soruşturması açılmasını ve soruşturmanın usul ile esaslarını düzenliyor. 1/1/2025-31/12/2025 inceleme dönemi esas alınarak hesaplanan damping marjlarının ihmal edilebilir oranın üzerinde olduğu, 1/1/2023-31/12/2025 döneminde ise yerli üretim dalının üretim, satış, karlılık, istihdam ve pazar payı gibi temel ekonomik göstergelerinde bozulma yaşandığı tespit edilmiş ve İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu kararıyla soruşturma açılmıştır. Söz konusu dört ülkeden binek otomobil dış lastiği ithal eden veya ihraç eden tüm ilgili tarafları, soru formu yanıt yükümlülükleri ve soruşturma sürecine katılım usulleri bakımından doğrudan etkiliyor.
Yargı Kararları
Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2024/236, Karar Sayısı: 2026/52, Karar Tarihi: 26/2/2026 ↗
Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na 7406 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle eklenen ek 18. maddenin ikinci fıkrasındaki "…ve Devlet üniversitelerinde…" ibaresinin ve aynı fıkraya 7496 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle eklenen ikinci cümledeki "…Mesleki Sorumluluk Kurulu kararı…" ibaresinin Anayasa'nın 130. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek iptali talebiyle itiraz yoluna başvurmuştur; söz konusu düzenleme, devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diğer sağlık meslek mensuplarına tıbbi işlem nedeniyle rücu edilip edilmeyeceğine ilişkin nihai kararın ilgili üniversite tarafından verilmesinden önce Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu'nun kararının dikkate alınmasını zorunlu kılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, üniversitenin rücu konusundaki nihai değerlendirme ve icrai karar alma yetkisinin üniversiteye ait olduğunu, Kurul kararının üniversiteyi bağlamadığını, düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırılığı kanıtlanamadığını ve üniversite özerkliğiyle çelişen bir yönü bulunmadığını tespit ederek itirazı oyçokluğuyla reddetmiş; üç üye (Engin Yıldırım, Yusuf Şevki Hakyemez, Yıldız Seferinoğlu) karşıoy kullanarak söz konusu ibarelerin üniversitelerin idari ve mali özerkliğini zedelediği gerekçesiyle iptali gerektiği görüşünü savunmuştur.
Anayasa Mahkemesi Kararı — Esas Sayısı: 2025/5, Karar Sayısı: 2026/68 — 7419 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. Maddesiyle 4737 Sayılı Kanun'un 4. Maddesinin Birinci Fıkrasına Eklenen İkinci Cümlenin İptali ↗
20/10/2022 tarihli ve 7419 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle, endüstri bölgelerinde yer alan yatırımlara ilişkin olarak Cumhurbaşkanınca ek teşvikler belirlenebileceğini öngören ikinci cümlenin iptali talep edilmiştir. Mahkeme, söz konusu kuralın yeni teşviklerin konusu, kapsamı ve şartlarına ilişkin herhangi bir düzenleme içermediğini, Cumhurbaşkanına tanınan yetkinin genel çerçevesinin ve temel ilkelerinin belirlenmediğini, bu nedenle hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaşmadığını tespit etmiştir. Kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline oyçokluğuyla karar verilmiş; iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi Kararı — Esas Sayısı: 2025/5, Karar Sayısı: 2026/68 — 7419 Sayılı Kanun'un 10. Maddesiyle 4737 Sayılı Kanun'un 4/D Maddesinin Değiştirilen On Birinci Fıkrasının Birinci Cümlesinde Yer Alan "…her türlü belge ve bilgiyi…" İbaresinin ve Kalan Kısmının İptali ↗
7419 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle değiştirilen 4737 sayılı Kanun'un 4/D maddesinin on birinci fıkrasında, yönetici şirketin Bakanlığın talebi üzerine faaliyetleriyle ilgili "her türlü belge ve bilgiyi" Bakanlığa sunmakla yükümlü tutulduğu ve bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere 50.000 TL ile 200.000 TL arasında idari para cezası öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Mahkeme; kural kapsamında kişisel veri niteliğindeki bilgilerin de talep edilebileceğini, ancak talep edilen bilgilerin kullanımı, saklanma süresi, imha usulü, itiraz hakları ve kötüye kullanıma karşı denetim mekanizmalarına ilişkin yasal güvencelere yer verilmediğini, bu suretle tüzel kişilerin mülkiyet hakkı kapsamında korunan menfaatlerine getirilen sınırlamanın orantısız olduğunu tespit etmiştir. "…her türlü belge ve bilgiyi…" ibaresi ile ibarenin iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan fıkranın kalan kısmı Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırı bulunarak oyçokluğuyla iptal edilmiş; iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş. Başvurusu — AYM Genel Kurul Kararı, Başvuru No: 2020/32193, Karar Tarihi: 27/1/2026 ↗
Başvurucu Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş., bir müşterinin kişisel verilerini "hizmetburada.com" adlı internet sitesinden temin ederek rızası olmaksızın aradığı gerekçesiyle Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından 100.000 TL idari para cezasına çarptırılmış; mahkemeler bu cezayı 17.828 TL'ye indirerek onamıştır. Başvurucu, cezanın dayanağı olarak gösterilen "alenileştirme amacı dışında kullanım" kavramının 6698 sayılı Kanun'da açıkça düzenlenmediğini, dolayısıyla suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. AYM, Kanun'un 5. maddesinde verilerin alenileştirilmesinin ne şekilde gerçekleşeceğine ve alenileştirme amacına aykırı kullanımın yaptırıma bağlanıp bağlanmadığına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığını, cezanın kanun hükmünün öngörülemez biçimde geniş yorumlanmasıyla uygulandığını tespit ederek Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş; yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine ve 40.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.
Mustafa Bahadır Bağyapan Başvurusu — AYM İkinci Bölüm Kararı (Başvuru No: 2020/22992, Karar Tarihi: 3/12/2025) ↗
Başvurucu, İzmir Gaziemir'deki taşınmazına İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırmasız el atılması karşılığında hükmedilen tazminatın düşük belirlendiğini ve enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödendiğini ileri sürerek mülkiyet hakkının (Anayasa m. 35) ihlal edildiğini iddia etmiştir. Yargılama sürecinde İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından taşınmazın emsal taşınmaza göre değerinin %45'i oranında olduğu kabul edilerek başvurucunun payına 1.686.590,98 TL tazminata hükmedilmiş; karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. AYM, tazminatın düşük belirlendiğine ilişkin iddiayı açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez, ancak hükmedilen tazminatın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş; ihlal sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2017/538, K.2018/333) göndermiş, tazminat talebini reddetmiş ve 40.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.