Kanunlar
TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN — Kanun No. 7579, Kabul Tarihi: 7/5/2026 ↗
Kanun; Tapu Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu, Kooperatifler Kanunu, Çevre Kanunu ve Toplu Konut Kanunu başta olmak üzere birden fazla kanunda kapsamlı değişiklikler yapıyor. Tapu alanında, SPK ve BDDK tarafından yetkilendirilen değerleme kuruluşlarınca düzenlenen değerleme raporlarının ilgili kurumlarca raporun düzenlendiği tarihte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda ve bedelsiz gönderilmesi zorunlu hale getiriliyor. Damga vergisi alanında, TOKİ tarafından 31/12/2027 tarihine kadar gerçekleştirilecek sosyal konut ve yapım işi ihalelerinde alınan ihale kararları ile düzenlenen sözleşmeler damga vergisinden istisna tutuluyor; bu süreyi üç yıla kadar uzatma yetkisi Cumhurbaşkanına veriliyor. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında, yönetim planlarının değiştirilmesi için gereken kat maliki oyçokluğu beşte dörtten üçte ikiye indiriliyor; işletme projesinin onaylanması ve geçici avans toplanmasına ilişkin usul yeniden düzenleniyor ve geçici işletme projesi bedelinin yeniden değerleme oranını aşamayacağı hükme bağlanıyor. Kooperatifler Kanununa eklenen hükümle, etaplar hâlinde inşaat yapan yapı kooperatiflerinin tüm inşaatlar tamamlanmadan ortaklarına tahsis ettiği taşınmazların tapusunu devredemeyeceği öngörülüyor. Çevre Kanununda, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen çevre danışmanlık firması tanımı yeniden düzenleniyor, "yetkilendirilmiş kişi" kavramı mevzuata ekleniyor; bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen çevre danışmanlık firmalarına 75.000 TL idari para cezası öngörülüyor ve ceza puanı uygulamasıyla dört yıl içinde 100 puana ulaşılması hâlinde yeterlik belgesinin 180 gün askıya alınacağı, 200 puana ulaşılması hâlinde ise iki yıl iptal edileceği düzenleniyor. Toplu Konut Kanununda, TOKİ sözleşmelerinin uzaktan iletişim araçları ve elektronik yöntemlerle kurulabilmesine imkân tanınıyor; mirasçılık belgesi edinimi için adli makam yetkisi aranmaksızın mahkeme veya noterliğe başvurulabilmesi ve Başkanlığın dava/icra işlemlerinde teminattan muaf tutulması hükümleri getiriliyor.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Somali Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ayni Hibe Desteği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Kanun No. 7580) ↗
6 Temmuz 2022 tarihinde Ankara'da imzalanan Türkiye-Somali Ayni Hibe Desteği Anlaşması'nın onaylanmasını uygun bulan kanun, 22 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giriyor. Kanun, söz konusu uluslararası anlaşmanın iç hukuk bakımından bağlayıcılık kazanmasını sağlıyor ve yürütme yetkisini Cumhurbaşkanı'na veriyor. Türkiye'nin Somali'ye ayni hibe (mal/malzeme) biçiminde destek sunmasının hukuki altyapısını oluşturuyor.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Arasında OECD İstanbul Merkezi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Yenilenmesine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Kanun No. 7581) ↗
10 Nisan 2025 tarihinde İstanbul'da imzalanan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile OECD arasındaki İstanbul Merkezi kurulmasına ilişkin Mutabakat Zaptının yenilenmesine dair Protokolün onaylanması uygun bulunuyor. Protokol, 13 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere onaylanıyor ve Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe giriyor. Bu düzenleme, OECD İstanbul Merkezi'nin hukuki varlığını ve faaliyetlerini yenilenen protokol çerçevesinde sürdürmesine imkân tanıyor.
Cumhurbaşkanlığı Kararları
11382 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı – Savunma Sanayii Başkanlığı Yurtdışı Teşkilatına İlişkin 99/12770 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararında Değişiklik ↗
Bu karar, kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatını düzenleyen 13/4/1999 tarihli ve 99/12770 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ekindeki Savunma Sanayii Başkanlığına ait (25) sayılı cetvele ek yapılmasını öngörüyor. Yapılan ek ile Brüksel'de T.C. NATO Daimi Temsilciliğine bağlı, azami 1 personel çalıştırılabilecek yeni bir yurt dışı birimi ihdas ediliyor. Karar, yayımlandığı 22 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giriyor ve Savunma Sanayii Başkanlığının NATO nezdindeki yurtdışı teşkilat yapısını doğrudan etkiliyor.
21/5/2026 Tarihli ve 11383 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı — Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Bağlı Ortaklıklarının 2026 Yılına Ait Genel Yatırım ve Finansman Programının Tespiti Hakkındaki 10501 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararında Değişiklik ↗
Bu Karar, 17/10/2025 tarihli ve 10501 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ekindeki Kararın 7. maddesine yeni bir fıkra (6. fıkra) ekleyerek Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün geçici iş pozisyonlarına yapılacak alımları düzenliyor. Buna göre, Genel Müdürlüğün yüzde yüz hissedarı olduğu ve yaş çay yükleme işini yürütmek amacıyla kurulan şirkette toplamda en az 90 gün münhasıran yaş çay yükleme işinde çalıştırılan ve başvuruda bulunan işçiler arasından noter kurası ile alım yapılabilecektir. Bu kapsamda yapılacak alım sayısı, Karar uyarınca geçici iş pozisyonlarına yapılabilecek toplam alım sayısının yüzde ellisini geçemeyeceğinden, söz konusu düzenleme fiilen yaş çay yükleme işçilerinin bir bölümünü Çay-Kur bünyesinde istihdam imkânına kavuşturuyor.
Cumhurbaşkanı Kararı – Karar Sayısı: 11384 – İstanbul Bilgi Üniversitesi Faaliyet İzninin Kaldırılması ↗
Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izni, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince 21 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla kaldırılıyor. Bu karar, üniversitenin eğitim-öğretim faaliyetlerini yürütme yetkisini sona erdiriyor ve doğrudan öğrencileri, akademik personeli ile idari yapıyı etkiliyor. Metin kısa ve doğrudan faaliyet izninin kaldırılması sonucunu düzenliyor.
Samsun İli, İlkadım ve Canik İlçeleri Sınırlarında Acele Kamulaştırma Kararı (Karar Sayısı: 11385) ↗
21 Mayıs 2026 tarihli ve 11385 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı, Samsun İli İlkadım ve Canik ilçeleri sınırları içerisinde bulunan, ekli listede yer alan 178 adet özel mülkiyete konu taşınmaz ile üzerindeki muhdesatın "Samsun Şehir Hastanesi Raylı Sistem (Tramvay) Hattı"nın yapımı amacıyla Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına hükmediyor. Karar, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca alınmış olup ilgili taşınmazların mahkeme kararı aranmaksızın önce bedeli ödenerek el konulmasına imkân tanıyan acele kamulaştırma usulünü devreye sokuyor. Etkilenen taşınmazlar başta Kılıçdede, Derebahçe, Tepecik ve İstasyon mahalleleri (İlkadım ilçesi) ile Dereler mahallesi (Canik ilçesi) olmak üzere çeşitli ada ve parsellerde özel mülk sahibi kişileri doğrudan etkiliyor.
Cumhurbaşkanı Kararı - Karar Sayısı: 11386 (21/5/2026 Tarihli Acele Kamulaştırma Kararı) ↗
Samsun İli, Çarşamba İlçesi, Karabahçe Mahallesi sınırları içinde bulunan, 110 ada üzerindeki 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 numaralı parseller ile üzerindeki muhdesatın sosyal tesis alanı yapımı amacıyla Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına karar veriliyor. Karar, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi kapsamında alınmış olup özel mülkiyete konu altı taşınmazı etkilemektedir. Bu karar doğrultusunda söz konusu taşınmazların malikleri, acele kamulaştırma hükümleri çerçevesinde ivedi bedel tespiti ve tescil süreciyle karşı karşıya kalmaktadır.
Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu Genelgesi (2026/5) ↗
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan bu genelge, Türkiye'nin ihracat sektörlerinde sera gazı emisyonlarının azaltılması amacıyla "Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu"nun kurulduğunu duyuruyor. Platform; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası ve Uluslararası Finans Kurumu iş birliğiyle oluşturulmuş olup enerji yoğun sektörlerde sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yatırımlarına hem proje geliştirme hem de finansman desteği sağlayacaktır. Genelge, Platformun ulusal eşgüdümünü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yürüteceğini belirterek tüm kamu kurum ve kuruluşlarından Platformun etkin çalışması için gerekli desteği sağlamalarını talep ediyor; bu düzenleme özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamındaki yükümlülüklere uyum sürecinde Türk sanayisini doğrudan etkiliyor.
Yönetmelikler
Sivil Havacılık Güvenliği Yönetmeliği (SHY-Güvenlik) — İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ↗
Yönetmelik, sivil havacılık alanında yasadışı eylemlere karşı yolcuların, mürettebatın, yer personelinin, hava araçlarının ve havaalanı tesislerinin korunmasına ilişkin ilgili kurum, kuruluş ve kişilerin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenliyor. 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile Şikago Sözleşmesi'nin 17 numaralı Eki'ne dayanan yönetmelik; sivil havacılık hizmetlerini yürüten tüm gerçek ve tüzel kişileri, yerli/yabancı işletmeleri ve sivil havacılığa açık tüm havaalanlarını kapsıyor. Güvenlik tahditli alanlar, güvenlik kontrolleri, yetkili acente ve bilinen gönderici statüleri, tarama yöntemleri ve alternatif/ilave güvenlik tedbirleri gibi temel kavramları tanımlayarak havacılık güvenliği uygulamalarının çerçevesini belirliyor.
Uluslararası Andlaşmalar
2026 Yılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması (Karar Sayısı: 11380) ↗
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında 9 Nisan 2026 tarihinde Ankara'da imzalanan anlaşma, 21 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Anlaşma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti, KKTC'ye toplam 20.700.000.000 TL'ye kadar hibe yardımı (altyapı yatırımı ve reel sektör projeleri için 10.315.000.000 TL, faaliyet ödenekleri için 735.000.000 TL, savunma ödenekleri için 9.650.000.000 TL) ve 2.300.000.000 TL'ye kadar kredi yardımı (kamu sektörü cari bütçe açığına katkı için 300.000.000 TL, kamu sektörü diğer için 1.500.000.000 TL, reform destekleme ödeneği için 500.000.000 TL) sağlamayı taahhüt etmektedir. KKTC Hükümeti ise mali disiplin çerçevesinde bütçe açığını azaltmayı, kamu borç stokunun artışını önlemeyi ve anlaşma ekindeki Eylem Planı'nda yer alan reform ve eylemleri gerçekleştirmeyi taahhüt etmekte olup anlaşma; kamu maliyesi, kamu yönetimi, istatistik, turizm, kültür, tarım, ulaştırma, sağlık, çalışma ve sosyal güvenlik, enerji, ekonomi, çevre ve eğitim gibi 16 reform alanını kapsayan kapsamlı bir eylem planı ile usul ve esasları içermektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ankara Kaynaklı Kültür Sektörü Projelerine İlişkin Uygulama Protokolü (Karar Sayısı: 11381) ↗
9 Ekim 2025 tarihinde Ankara'da imzalanan bu Protokol, Cumhurbaşkanı tarafından 21 Mayıs 2026'da onaylanarak 22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmaktadır. Protokol; KKTC'deki müzelerin dijital envanterini oluşturmaya yönelik MUES KKTC Envanter Sistemi Projesi, Salamis Antik Kenti Çevre Düzenleme ve Karşılama Merkezi Projelendirme Projesi ile Girne Kalesi Restorasyon, Restitüsyon ve Müze Yenileme Projelendirme Projesi'nin usul ve esaslarını düzenlemektedir. Türkiye Cumhuriyeti adına T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile KKTC adına BYTKGÇB sorumlulukları üstlenmekte; projelerin finansmanı 21 Mart 2025 tarihli 2025 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında karşılanacak olup yüklenicilere getirilen malzeme ve teçhizat gümrük, vergi ve harçlardan muaf tutulmaktadır.
Yargı Kararları
Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Kararı – Kemal Şengül Başvurusu (Başvuru No: 2021/27249, Karar Tarihi: 20/11/2025) ↗
Başvurucu Kemal Şengül, gözaltında tutulduğu sırada ateşli silah yaralanmasına rağmen gerekli tıbbi tedavinin yaptırılmaması ve bu eylem nedeniyle açılan kamu davasının zamanaşımına uğratılması gerekçesiyle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi sanık polis memurlarını mahkûm etmiş; ancak temyiz aşamasında Yargıtay yaklaşık altı yıllık gecikme nedeniyle kamu davasının zamanaşımına uğradığına hükmederek davayı düşürmüş, kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları da itirazların reddedilmesiyle sonuçlanmıştır. AYM, yargılama makamlarının makul özen ve süratle hareket etmemesi nedeniyle sanığın dava zamanaşımından yararlanmasına yol açıldığını ve başvurucunun gözaltındayken tedaviden mahrum bırakıldığını tespit ederek insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının hem maddi hem usul boyutunun ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş; yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmadığına hükmedilerek başvurucuya net 225.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Kararı – K.N. Başvurusu (Başvuru No: 2022/8989, Karar Tarihi: 20/11/2025) ↗
Özbekistan vatandaşı olan başvurucu, DEAŞ üyeliği şüphesiyle yürütülen soruşturma kapsamında 6458 sayılı Kanun uyarınca idari gözetim altına alınmış ve yaklaşık dört ay süren gözetim sonrasında serbest bırakılmıştır; başvurucu, hukuka aykırı ve ölçüsüz olduğunu ileri sürdüğü bu idari gözetim tedbirinden kaynaklanan manevi zararının tazmini amacıyla açtığı tam yargı davası ve sulh ceza hâkimliğine yaptığı başvuru görev yönünden reddedildiğinden, tazminat için etkili bir başvuru yolunun bulunmadığını öne sürerek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Alt mahkemeler (İdare Mahkemesi ve sulh ceza hâkimliği) davayı görev yönünden reddetmiş; Uyuşmazlık Mahkemesi ise söz konusu tazminat davalarının adli yargıda görülmesi gerektiğine hükmetmiş, ancak adli yargı mercileri arasında da hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda çelişkili uygulamalar süregelmiştir. AYM Genel Kurulu, hukuka aykırı idari gözetim kararlarından kaynaklanan zararların tazmini için etkili ve erişilebilir bir yargısal yolun mevcut olmadığını tespit ederek Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasıyla bağlantılı dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş; ihlalın yapısal bir sorundan kaynaklandığını saptayarak pilot karar usulünü uygulamış, durumu TBMM'ye bildirmiş, aynı konudaki benzer başvuruların incelenmesini kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dört ay süreyle ertelemiş ve başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ile 40.000 TL yargılama gideri ödenmesine hükmetmiştir.
Aynur Ceylan ve Diğerleri Başvurusu — AYM Genel Kurul Kararı, Başvuru No: 2020/36883, Karar Tarihi: 16/12/2025 ↗
Başvurucular, 1985 yılında vefat eden murisleri adına 1998 yılında açılan ortaklığın giderilmesi davasında muris hayattaymış gibi usulsüz tebligat yapılarak mirasçılar davaya dahil edilmeksizin taşınmazın satılması nedeniyle mülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Sulh Hukuk Mahkemesi taşınmazı 2000 yılında 291.800.000.000 ETL bedelle ihale yoluyla satmış, başvurucuların 2010 yılındaki temyiz başvurusu üzerine Yargıtay kararı bozmuş, ancak bozmaya uygun yeni karar verilmemiş ve mahkeme taşınmazın satıldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır. AYM, Anayasa'nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak 40. maddede düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş; yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığından başvuruculara net 1.213.273 TL maddi tazminat ödenmesine oyçokluğuyla, manevi tazminat taleplerinin ise reddine oybirliğiyle karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Kararı – Cemal Kocatepe Başvurusu (Başvuru No: 2021/31220, Karar Tarihi: 27/1/2026) ↗
Başvurucu Cemal Kocatepe, aleyhine haksız olarak başlatılan ilama dayalı icra takibine itiraz ettiği davayı kazanmasına rağmen Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve 119,40 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, icranın geri bırakılmasına karar verilmesine karşın başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasının açık kanun hükümlerine (HMK m. 326 ve 330) rağmen kanuni dayanaktan yoksun olduğunu tespit etmiştir. AYM, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş; yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, başvurucunun tazminat talebinin reddine ve 40.487,60 TL (487,60 TL harç + 40.000 TL vekâlet ücreti) yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararı – Esas No: 2026/1712, Karar No: 2026/2532 ↗
Davacı Ayşe Çontuk'un Ercan Çontuk aleyhine açtığı boşanma davasında Bakırköy 13. Aile Mahkemesi tarafından verilen ve 09.11.2021 tarihinde kesinleşen karar, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, 08.03.2021 tarihli duruşmada kısa kararı veren hâkimin dışında başka bir hâkimin gerekçeli kararı imzaladığı ve gerekçeli kararda diğer hâkimin imza edememesinin sebebinin yazılmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay, 6100 sayılı HMK'nın 298. ve 299. maddeleri gereğince hükmün hükmü veren hâkim tarafından imzalanması gerektiği, istisnai durumların söz konusu olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Kararı – Esas No: 2026/635, Karar No: 2026/1054 ↗
Davacılar Cemil Pelin ve diğerlerinin Esen Özkurt aleyhine Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı 2166 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin muhdesat aidiyetinin tespiti davasında, mahkeme davalının davayı kabul etmesi üzerine davacılar lehine karar vermiş; ancak yargılama gideri, harç ve vekâlet ücreti hesabını usule aykırı biçimde belirlemiştir. Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyizi üzerine Yargıtay; dava değerinin davalının payına isabet eden muhdesat değeri olan 1.124.385,11 TL esas alınarak hesaplanması, 492 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca 25.602,25 TL karar ve ilam harcına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 84.706,96 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararı – Esas No: 2026/378, Karar No: 2026/3606 ↗
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın Allianz Sigorta A.Ş. aleyhine Antalya 2. İş Mahkemesi'nde açtığı davada, 26.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik giderinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması talep edilmiş; mahkeme davalı sigorta şirketine bağlı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek davayı kesin olarak kabul etmiştir. Yargıtay, davalının geçerli bir sigorta poliçesinin bulunmadığına ilişkin savunması karşısında olay saati, poliçe tarihi ve prim ödeme saatinin araştırılmadığını ve davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini tespit ederek kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.
Sitede kapsam dışı tutulan içerikler (üniversite yönetmelikleri, salt atama/görevden alma kararları, ilan bölümü vb.). Tam metin için Resmî Gazete'ye yönlendirir.