Resmi Gazete Official Gazette Seyit İsa Dinç Avukatlık Bürosu Law Office
/
Resmi Gazete · 15 madde

14 Mayıs 2026
günlük özet

Cumhurbaşkanlığı kararları, yönetmelikler, tebliğler ve mahkeme kararlarının pratik hukuki sonuçlarını gösteren özet. Her madde, ilgili kararın kimi nasıl etkilediği vurgulanarak hazırlanmıştır.

YÜRÜTME · Yönetmelik

Yönetmelikler

01 / 03

Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ↗

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından çıkarılan bu yönetmelik, 2/3/2019 tarihli Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik'in geçici 6. maddesinde yer alan "30/11/2025" tarihini "31/12/2026" olarak değiştiriyor. Bu değişiklik, söz konusu geçici madde kapsamındaki uygulamanın süresini yaklaşık 13 ay uzatarak yapı müteahhitlerini ilgilendiren geçiş dönemini 2026 yıl sonuna kadar genişletiyor.

02 / 03

Gemi Acenteleri Yönetmeliği (14 Mayıs 2026, Sayı: 33253) ↗

Yönetmelik, gemi acenteleri ile acente personelinin ulusal mevzuat ve uluslararası denizcilik kurallarına uygun faaliyet göstermesini sağlamak amacıyla yetki belgesi, sicil, denetim ve eğitim usul ve esaslarını düzenliyor. Acenteler, hizmet verdikleri gemi cinsleri ve bölgeye göre A, B ve C sınıfı olmak üzere üçe ayrılıyor; Türk Boğazlarından uğraksız geçen gemilere yalnızca A sınıfı acenteler hizmet verebilirken yatlara her üç sınıf da hizmet verebiliyor. Yetki belgeleri beş yıl süreyle düzenleniyor ve yenilenmesi için başvuru zorunluluğu getiriliyor; yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin donatan, kaptan, işletmeci veya kiracı adına acentelik hizmeti vermesi yasaklanıyor.

03 / 03

Yüksek Seçim Kurulu Memur Sınav, Atama, Yer Değiştirme ve Nakil Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ↗

18/2/2018 tarihli Yüksek Seçim Kurulu Memur Sınav, Atama, Yer Değiştirme ve Nakil Yönetmeliği'nin ekinde yer alan listeye Bursa, Eskişehir, Kırşehir ve Yalova bölümleri için yeni sıralar ekleniyor. Yönetmelik, YSK personelinin atama ve yer değiştirme süreçlerini düzenleyen kadro/pozisyon listesini genişleterek söz konusu illerdeki YSK memurlarının hizmet birimlerini etkiliyor. Değişiklik yayım tarihi itibarıyla yürürlüğe giriyor.

YÜRÜTME · Tebliğ

Tebliğler

01 / 01

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/11) ↗

Çin Halk Cumhuriyeti menşeli "laminat parke" ithalatına yönelik yürütülen nihai gözden geçirme soruşturması tamamlanmış; önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin ve zararın devam etmesinin ya da yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu kararıyla, 2019/36 sayılı Tebliğ kapsamında halihazırda yürürlükte olan dampinge karşı kesin önlemin tabloda belirtilen tutar/oranlarda uygulanmaya devam etmesine karar verilmiştir. Söz konusu önlem, yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl süreyle geçerli olacak; sona erme tarihinden önce yeni bir gözden geçirme soruşturması başlatılması halinde ise soruşturma sonuçlanana kadar yürürlükte kalmaya devam edecektir. Bu düzenleme, ilgili GTİP kapsamında Çin menşeli laminat parke ithal eden firmaları doğrudan etkilemekte; gümrük idarelerine dampinge karşı önlemi tahsil etme yükümlülüğü getirmektedir.

YARGI · Mahkeme Kararı

Yargı Kararları

01 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2024/146, Karar Sayısı: 2026/50 – 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 34. Maddesinin Üçüncü Fıkrasında Yer Alan "…Kurul Kararıyla Yapılır." İbaresinin İptali ↗

7511 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle yeniden düzenlenen 4054 sayılı Kanun'un 34. maddesinin üçüncü fıkrasında, Rekabet Kurumu'nun ekli (I) sayılı cetveldeki toplam kadro sayısını geçmemek ve ilgili cetvellerdeki kadro unvanlarıyla sınırlı kalmak kaydıyla dolu kadrolarda derece değişikliği ile boş kadrolarda sınıf, unvan ve derece değişikliklerinin "Kurul kararıyla yapılacağı" öngörülmüştür. AYM, hizmet birimlerinin görevlerine ilişkin kanuni düzenleme yapılmadan kadro değişikliklerini idareye bırakmanın yasama yetkisinin devredilmezliği ve idarenin kanuniliği ilkeleriyle bağdaşmadığını, düzenlemenin Anayasa'nın 7. ve 123. maddelerine aykırı olduğunu tespit etmiştir. İptal kararının yürürlüğe giriş tarihi, Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra olarak belirlenmiştir; Ömer Çınar ve Metin Kıratlı bu karara karşıoy kullanmıştır.

02 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2024/146, Karar Sayısı: 2026/50 – 4054 Sayılı Kanun'un 43. Maddesinin Değiştirilen İkinci Fıkrasının İncelenmesi ↗

7511 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilen 4054 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası, Rekabet Kurulu'nun başlattığı soruşturmaları soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara bildirmesini ve iddiaların türü ile niteliği hakkında yeterli bilgi göndermesini öngörmektedir. Davacılar, bu düzenlemeyle tarafların ilk yazılı savunma hakkının ortadan kaldırıldığını ve savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. AYM, soruşturma sürecinde tarafların bilgi edinme, savunma yapma ve delil sunma haklarına ilişkin yeterli düzenlemelerin mevcut olduğunu, kuralın hukuki belirlilik ilkesine aykırı olmadığını ve kamu yararı amacı dışında bir amaç taşımadığını tespit ederek iptal talebini oybirliğiyle reddetmiştir.

03 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2024/146, Karar Sayısı: 2026/50 – 5174 Sayılı Kanun'un 53. Maddesinin Değiştirilen Altıncı Fıkrasının Üçüncü Cümlesinde Yer Alan "…Bakanlık Tarafından Çıkarılacak Yönetmelikle Belirlenir." İbaresinin İptali ↗

7511 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle değiştirilen 5174 sayılı Kanun'un 53. maddesinin altıncı fıkrasının üçüncü cümlesi, ürün ihtisas borsalarında gerçekleştirilen işlemlerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi için alınacak teminatlar ile garanti fonunun kuruluş, işletim, kullanım ve katılımcılarına ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini hükme bağlamaktadır. AYM, teminat ve fona ilişkin temel ilke ve esasların kanunda düzenlenmeksizin idareye sınırları belirsiz bir yetki tanınmasının yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle bağdaşmadığını tespit ederek ilgili ibareyi Anayasa'nın 7. maddesine aykırı bulmuş ve oyçokluğuyla iptal etmiştir; iptal kararı Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Muhterem İnce, Ömer Çınar ve Metin Kıratlı karşıoy kullanmıştır.

04 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2024/146, Karar Sayısı: 2026/50 – 6502 Sayılı Kanun'un 63. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasına Eklenen "…ya da İçeriğin Çıkarılması ve/veya Erişimin Engellenmesi Kararı…" İbaresinin İncelenmesi ↗

7511 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 63. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen ibare, Reklam Kurulu'na ticari reklamlara ilişkin ihlaller nedeniyle içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verme yetkisi tanımaktadır. Davacılar, Kurula tanınan bu yetkinin sınırlarının çizilmediğini ve tüketicilerin mal ile hizmet piyasalarına erişimini engelleyeceğini ileri sürmüştür. AYM, söz konusu yaptırımın 6502 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki yükümlülüklere aykırılık halleriyle sınırlı ve aşamalı biçimde uygulanacağını, kanunilik şartını sağladığını, ifade ve teşebbüs özgürlüğüne getirilen sınırlamanın meşru amaca dayalı ve orantılı olduğunu tespit ederek iptal talebini oybirliğiyle reddetmiştir.

05 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2024/146, Karar Sayısı: 2026/50 – 6502 Sayılı Kanun'un 77. Maddesinin (12) Numaralı Fıkrasının Değiştirilen Beşinci, Altıncı, Yedinci, Sekizinci ve Dokuzuncu Cümlelerinin İncelenmesi ↗

7511 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen 6502 sayılı Kanun'un 77. maddesinin (12) numaralı fıkrasının dava konusu cümleleri, internet ortamındaki aykırılık hâlinde Reklam Kurulu'nun içeriğin çıkarılması için bildirimde bulunmasını, 24 saat içinde çıkarılmaması durumunda erişimin engellenmesine karar verebileceğini, bu kararın Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gönderileceğini ve teknik olarak mümkün olmadığı durumlarda internet sitesinin tamamına erişimin engellenebileceğini düzenlemektedir. Daha önce benzer hükümlerin ölçülülük ilkesi yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği anımsatılan davada AYM, yeni düzenlemenin önceki iptal kararından farklı olarak içeriğin çıkarılması yolunu öncelikle öngördüğünü, erişim engellemesini aşamalı ve ölçütlere bağlı biçimde düzenlediğini, ifade ve teşebbüs özgürlüğüne getirilen sınırlamanın orantılı olduğunu tespit ederek iptal talebini oybirliğiyle reddetmiştir.

06 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/132, Karar Sayısı: 2026/51 – 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. Maddesinin İkinci Fıkrasının (g) Bendinde Yer Alan "…vergi incelemesi görevi bulunduğunun…" İbaresinin İncelenmesi ↗

132 milletvekili tarafından açılan davada, 7546 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle değiştirilen 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendindeki "…vergi incelemesi görevi bulunduğunun…" ibaresi, vergi kaçakçılığı suçlarıyla ilgili inceleme görevinin EPDK'ya bildirilmesiyle söz konusu tesise başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisans verilmemesi tedbirini öngördüğü gerekçesiyle Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla iptali istenmiştir. AYM, tedbirin vergi suçlarının önlenmesi şeklinde meşru bir amaca dayandığını, kapsam ve şartlarının açık ve net biçimde düzenlendiğinden kanunilik şartını sağladığını, VDK Başkanlığı bilgilerine göre üç ayda bir değerlendirme ve bir yıllık azami süre sınırı öngörülmesiyle ölçülülük ilkesine uygun olduğunu tespit etmiştir. Sonuç olarak ibarenin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine 26/2/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

07 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/132, Karar Sayısı: 2026/51 – 399 Sayılı KHK'ya Eklenen Ek 5. Maddenin Altıncı Fıkrasının İkinci Cümlesi (DHMİ Personeline Prim Ödemesinin Yapılmayacağı Haller) ↗

İptal davası kapsamında, DHMİ personeline performans primi ödenmeyeceği halleri düzenleyen ek 5. maddenin altıncı fıkrasının ikinci cümlesi; sağlık raporu, ücretli izin, görevden uzaklaştırma, tutuklanma ve gözaltına alınma gibi durumlara isabet eden günler için ödeme yapılmamasının sağlıklı yaşam, dinlenme ve masumiyet karinesini ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa'nın 2., 7., 13., 17., 35., 38., 50., 56., 90. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. AYM, söz konusu primin çalışmanın asıl maddi karşılığı olan maaşa yönelik olmayıp ek ödeme niteliğinde olduğunu, fiilî çalışma şartına bağlanmasının kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında bulunduğunu ve kişilere aşırı bir külfet yüklemediğini değerlendirmiştir. Kuralın Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine 26/2/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

08 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/132, Karar Sayısı: 2026/51 – 399 Sayılı KHK'ya Eklenen Ek 5. Maddenin Sekizinci Fıkrasında Yer Alan "…Cumhurbaşkanınca belirlenen…" İbaresinin İncelenmesi ↗

Ek 5. maddenin sekizinci fıkrasında, DHMİ ve SHGM personeline yapılacak prim ödemelerinin usul ve esaslarını belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanına verilmesi; temel ilkeler kanunda belirlenmeksizin yürütme organına düzenleme yetkisi tanındığı, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 104. ve 123. maddelerine aykırı olduğu öne sürülmüştür. AYM, maddede prim ödemesinin kapsamı, şartları ve üst sınırlarının kanunda belirlendiğini, sekizinci fıkrada dikkate alınacak ölçütlerin de açıkça sayıldığını, bu çerçevede Cumhurbaşkanına tanınan yetkinin ayrıntıları düzenlemeye yönelik olup yasama yetkisinin devri niteliği taşımadığını kabul etmiştir. Kuralın Anayasa'nın 7. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine 26/2/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

09 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/187, Karar Sayısı: 2026/53 (5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 7. Maddesi İkinci Fıkrası İkinci Cümlesi – (b) Bendi Yönünden Norm Denetimi) ↗

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı reklam ile öğrenci bilgilerinin kullanılması fiillerinin tekrarı hâlinde idari para cezasının beş kat artırılarak uygulanmasını öngören "(b) bendi" yönündeki düzenleme, tekerrüre esas teşkil edecek fiiller arasında herhangi bir zaman sınırı öngörülmediğinden kurumların faaliyet süreleri boyunca sürekli ağırlaştırılmış yaptırım tehdidiyle karşı karşıya kalmasına neden olduğu gerekçesiyle Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, söz konusu düzenlemeyi iptal etmiş; iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine oyçokluğuyla karar vermiştir.

10 / 11

Anayasa Mahkemesi Kararı – Esas Sayısı: 2025/187, Karar Sayısı: 2026/53 (5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 7. Maddesi İkinci Fıkrası İkinci Cümlesinde Yer Alan "…(d),…" İbaresinin "(d) Bendinde Yer Alan '…yönetmelik…' İbaresi" Yönünden Norm Denetimi) ↗

Aynı fıkranın ikinci cümlesinde yer alan "…(d),…" ibaresinin, 5580 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı fiillerin tekrarı hâlinde idari para cezasının beş kat artırılmasını öngören "…yönetmelik…" ibaresi yönünden inceleme yapılmış; tekerrür için herhangi bir süre öngörülmemesinin meşru amaç bakımından orantılı olmadığı saptanmıştır. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi de Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı bularak iptal etmiş; iptal hükmünün yine dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine oyçokluğuyla hükmetmiştir.

11 / 11

Mazlum Dağtekin Başvurusu - Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Kararı (Başvuru No: 2022/41459, Karar Tarihi: 11/3/2026) ↗

Başvurucu Mazlum Dağtekin, Diyarbakır 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda gerçekleştirilen aramada ele geçirilen ve PKK propagandası içerdiği değerlendirilen pusulanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş; yapılan disiplin soruşturması sonucunda 11 gün hücre cezasına çarptırılmasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini ihlal ettiğini öne sürmüştür. Disiplin Kurulu, İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi, yazının başvurucuya ait olduğu sonucuna yalnızca Mektup Okuma Komisyonu'nun karşılaştırmasına dayanarak ulaşmış; ancak bu karşılaştırmanın nasıl yapıldığı, hangi unsurlar esas alındığı ve yazının başvurucuya ait olduğunu doğrulayacak teknik inceleme hiçbir aşamada yapılmamıştır. AYM, teknik inceleme yaptırılmadan başvurucunun iddiasının ispatlanmasının mümkün olmadığını, bu durumun başvurucuyu Kurum'a nazaran zayıf konuma düşürdüğünü saptayarak Anayasa'nın 36. maddesi kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş; tazminat taleplerini reddederek yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı Diyarbakır 1. İnfaz Hâkimliği'ne göndermiştir.

Bilgilendirme. Bu özet Resmî Gazete'nin tam metni değildir; bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Resmi metin için resmigazete.gov.tr. Tereddüt halinde mutlaka avukatınıza danışınız.