I. Giriş
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesi, hırsızlık suçunda malın değerinin azlığı hâlinde hâkime iki seçenekli bir takdir yetkisi tanımaktadır: cezada indirim yapılması veya suçun işleniş şekli ve özellikleri gözetilerek ceza vermekten vazgeçilmesi. Kanun koyucu bu maddeyle, hırsızlık suçunun fiilî ağırlığı ile yaptırım arasındaki dengeyi koruyan bir esneklik mekanizması yaratmıştır.
Ne var ki TCK m.145, "değer azlığı" kavramına rakamsal bir sınır getirmemiş; bu belirlemeyi somut olayın özelliklerine göre hâkimin takdirine bırakmıştır.1 Uygulamada bu boşluk, Yargıtay'ın istikrarlı içtihadı yoluyla doldurulmaktadır. Bu makale; Yargıtay'ın azlık kavramını belirlerken esas aldığı kriterleri, indirim ile ceza vermekten vazgeçme arasındaki ayrımı ve somut olaylarda kabul edilen değerleri ele almaktadır.
II. Yasal Çerçeve
TCK m.145 hırsızlık (m.141) ve nitelikli hırsızlık (m.142) suçları bakımından uygulanmaktadır. Madde, yağma suçunda öngörülen m.150 düzenlemesine paralel bir yapıda olmakla birlikte; yağmadaki "konusunu oluşturan malın değerinin azlığı" ifadesi yalnızca indirim öngörürken, hırsızlıkta hâkime ek olarak ceza vermekten vazgeçme yetkisi tanınmıştır. Bu farklılık, hırsızlık suçunun fiilî ağırlığının yağmadan düşük olmasıyla bağlantılıdır.
TCK m.3 uyarınca suç ve cezada orantılılık ilkesi, m.145 uygulamasının da temel yorum kuralıdır: belirlenen ceza ile suça konu malın değeri arasında bir orantı bulunmalı, ceza adaleti hakkaniyet çerçevesinde sağlanmalıdır.2
III. Yargıtay'ın Azlık Belirleme Kriterleri
1. Rakamsal Sınırın Yokluğu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, "değer azlığı" için sabit bir parasal sınır bulunmadığını; hâkimin suç tarihindeki paranın satın alma gücünü ve dönemin ekonomik şartlarını dikkate alması gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır.3 Bu yaklaşım, enflasyonist süreçlerde sabit bir rakam belirlenmesinin maddenin amacına aykırı sonuçlar doğuracağı kaygısına dayanmaktadır.
2. Orantılılık İlkesi
Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre; TCK m.3 uyarınca verilecek ceza ile mağdurun uğradığı zarar arasında bir hakkaniyet dengesi bulunmalıdır. Bu denge, m.145 uygulamasının zeminini oluşturmaktadır.4
3. 765 sayılı TCK'dan Farklılık
5237 sayılı TCK'daki "değer azlığı", mülga 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki "hafif" veya "pek hafif" kavramlarından farklı, yeni ve özgün bir kavramdır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, eski kanun dönemindeki yıllık değer ölçüleri üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin yorumlanamayacağını açıkça ortaya koymuştur.5
4. "Çoğun İçinde Azı Alma" Kriteri
Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından geliştirilen ve "daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" biçiminde formüle edilen bu kriter, m.145 uygulamasında bütünüyle reddedilmemekle birlikte maddenin tek uygulama koşulu olarak da görülmemektedir. 17. Ceza Dairesi, maddenin temel dayanağının malın objektif olarak değerinin az olması olduğunu vurgulamıştır.6
5. Failin Kastı
Failin kastının "ne bulursa almaya" yönelik olması durumunda değer azlığı indirimi uygulanmayabilir. Yargıtay 22. Ceza Dairesi, m.145'in yalnızca failin kastını düşük değerli bir eşyaya özgülediği hâllerde gündeme geleceğini ifade etmektedir.7
6. Kamu Hizmetine Tahsis Edilmiş ve Özel Nitelikli Eşyalar
Rögar kapağı, araç plakası, elektrik kablosu gibi kamu hizmetine tahsis edilmiş ya da hırsızlık konusu olduğunda toplumsal güveni zedeleyen özel nitelikli eşyalar bakımından Yargıtay, salt rakamsal değere bakılarak m.145 indiriminin uygulanmaması gerektiğini kabul etmektedir.8
IV. Cezadan İndirim ve Ceza Vermekten Vazgeçme Ayrımı
Hâkimin takdir yetkisi iki aşamalı bir yapı arz etmektedir.
Birinci aşama — Cezadan İndirim: Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin ifadesiyle, sadece malın değerinin az olması, indirim yapılması için yeterli bir nedendir. Bu aşamada suçun işleniş biçimi belirleyici değildir; objektif değer üzerinden takdir kullanılır.9
İkinci aşama — Ceza Vermekten Vazgeçme: Bu kararın verilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: malın değerinin "ehemmiyetsiz ölçüde" (nasafeten haklı saydıracak alt düzeyde) olması ve suçun işleniş şekli ile özelliklerinin de bu sonucu desteklemesi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu ikinci aşamaya geçilmesinin istisnai bir yetki olduğunu ve gerekçenin titizlikle yazılması gerektiğini vurgulamaktadır.10
V. Uygulamada Kabul Edilen Değerler
Yargıtay kararlarında "az" kabul edilen veya tartışılan değerlerin somut örnekleri uygulayıcı için yön gösterici niteliktedir.
1. Az Kabul Edilen Değerler
Çeşitli Yargıtay kararlarında değer azlığı indirimine konu olmuş kalemler şöyle örneklenebilir: 3,00 TL (ıslak mendil), 5,00 TL (küpe / su torbası), 7,25 TL (bozuk para), 10,00 TL (battaniye / hafıza kartı), 15,00 TL, 20,00 TL, 25,00 TL, 30,00 TL, 39,90 TL, 50,00 TL (parfüm), 60,00 TL (tavşan), 70,00 TL (mutfak tüpü), 80,00 TL (gıda maddesi).
2. Az Kabul Edilmeyen Değerler
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 200,00 TL değerindeki inşaat demiri ve 260,00 TL değerindeki alkollü içeceğin değer azlığı kapsamında değerlendirilemeyeceğini hükme bağlamıştır.11
3. Asgari Ücretin %10'u Ölçütü
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, istisnai nitelikteki bir kararında 28.06.2014 tarihinden önceki olaylar için 50,00 TL sınırını, sonraki olaylar için ise asgari ücretin %10'una karşılık gelen tutarı pratik bir referans olarak zikretmiştir. Bu yaklaşım yerleşik bir kural niteliğinde olmamakla birlikte enflasyonist süreçte uygulayıcının kullanabileceği bir yön ölçütü sunmaktadır.12
VI. Değer Tespitinde Bilirkişi ve Yargılama Usulü
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, değer azlığı belirlenirken bilirkişi marifetiyle malın ikinci el değerinin tespit edilmesinin gerekli olabileceğini, ancak tek başına bilirkişi raporunun yeterli olmadığını; suçun işleniş biçimi ve sanığın kişiliği gibi sübjektif unsurların da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.13
Bunun yanı sıra Yargıtay 2. Ceza Dairesi, malın değerinin hiç tespit edilmemiş olmasını başlı başına bir bozma sebebi olarak kabul etmektedir; zira bu durumda TCK m.145'in uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması imkânsız hâle gelmektedir.14
Sonuç
Yargıtay, TCK m.145 bağlamında "azlık" kavramını sabit bir rakamdan ziyade; suç tarihindeki ekonomik koşullar, malın objektif değeri, failin daha fazlasını alma imkânı varken azla yetinip yetinmediği ve fiilin ağırlığı ile verilecek ceza arasındaki hakkaniyet dengesi üzerinden belirlemektedir. Hâkimin bu takdirini kullanırken yasal ve yeterli gerekçe göstermesi zorunludur; aksi takdirde karar bozma sebebi oluşturmaktadır.
Uygulayıcı için pratik sonuç şudur: m.145 savunması yapılırken yalnızca rakamsal değere değil, dosyadaki failin kastı, alma biçimi, malın niteliği ve dönemin ekonomik koşullarına bütünsel olarak değinilmeli; ceza vermekten vazgeçme talebinde ise suçun işleniş özelliklerinin de bu sonucu desteklediği titizlikle ortaya konulmalıdır.
Dipnotlar
- YARGITAY CGK, E. 2018/295, K. 2022/49, T. 25.01.2022 — değer azlığında rakamsal sınır yokluğu ve hâkimin takdir yetkisi.
- YARGITAY 17. CD., E. 2019/12529, K. 2019/14973, T. 28.11.2019 — TCK m.3 ve orantılılık ilkesinin m.145 uygulamasındaki rolü.
- YARGITAY CGK, E. 2022/588, K. 2023/201, T. 05.04.2023 — paranın satın alma gücü ve dönemin ekonomik koşullarının dikkate alınması.
- YARGITAY 17. CD., E. 2019/12529, K. 2019/14973, T. 28.11.2019.
- YARGITAY 2. CD., E. 2023/13968, K. 2023/3898, T. 22.06.2023 — 765 sayılı Kanun'daki "hafif/pek hafif" kavramından farklılık.
- YARGITAY 17. CD., E. 2015/29423, K. 2017/6492, T. 25.05.2017 — "çoğun içinde azı alma" kriterinin tek koşul olmadığı.
- YARGITAY 22. CD., E. 2015/11021, K. 2016/4141, T. 21.03.2016 — failin kastının düşük değerli eşyaya özgülenmesi koşulu.
- YARGITAY 2. CD., E. 2023/13968, K. 2023/3898, T. 22.06.2023 — kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyalar bakımından m.145'in uygulanmaması.
- YARGITAY 13. CD., E. 2013/13961, K. 2014/14051, T. 15.04.2014 — değerin azlığının indirim için tek başına yeterli olması.
- YARGITAY CGK, E. 2015/103, K. 2015/299, T. 29.09.2015 — ceza vermekten vazgeçmenin koşulları ve istisnai niteliği.
- YARGITAY 2. CD., E. 2014/32280, K. 2017/3437, T. 27.03.2017 (200 TL inşaat demiri); YARGITAY 2. CD., E. 2021/8340, K. 2023/563, T. 14.02.2023 (260 TL alkollü içecek).
- YARGITAY 2. CD., E. 2023/20453, K. 2025/542, T. 16.01.2025 — 28.06.2014 öncesi 50 TL, sonrası asgari ücretin %10'u referansı.
- YARGITAY CGK, E. 2017/176, K. 2017/235, T. 18.04.2017 — bilirkişi raporu ile birlikte sübjektif unsurların da değerlendirilmesi.
- YARGITAY 2. CD., E. 2024/16591, K. 2024/22048, T. 31.12.2024 — değerin tespit edilmemiş olmasının bozma sebebi olduğu.
Kaynakça ve Kararlar
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, md. 3, 141, 145.YARGITAY CGK, E. 2018/295, K. 2022/49, T. 25.01.2022 — rakamsal sınır yokluğu.
YARGITAY CGK, E. 2022/588, K. 2023/201, T. 05.04.2023 — ekonomik koşullar ve satın alma gücü.
YARGITAY CGK, E. 2017/176, K. 2017/235, T. 18.04.2017 — bilirkişi ve sübjektif unsurların değerlendirilmesi.
YARGITAY CGK, E. 2015/103, K. 2015/299, T. 29.09.2015 — ceza vermekten vazgeçmenin koşulları.
YARGITAY 2. CD., E. 2023/13968, K. 2023/3898, T. 22.06.2023 — 765 sk. ile farklılık ve özel eşyalar.
YARGITAY 2. CD., E. 2014/32280, K. 2017/3437, T. 27.03.2017 — 200 TL inşaat demiri.
YARGITAY 2. CD., E. 2021/8340, K. 2023/563, T. 14.02.2023 — 260 TL alkollü içecek.
YARGITAY 2. CD., E. 2023/20453, K. 2025/542, T. 16.01.2025 — asgari ücretin %10'u referansı.
YARGITAY 2. CD., E. 2024/16591, K. 2024/22048, T. 31.12.2024 — değer tespitinin yapılmamasının bozma sebebi.
YARGITAY 13. CD., E. 2013/13961, K. 2014/14051, T. 15.04.2014 — değer azlığının indirim için yeterliliği.
YARGITAY 17. CD., E. 2019/12529, K. 2019/14973, T. 28.11.2019 — orantılılık ilkesi.
YARGITAY 17. CD., E. 2015/29423, K. 2017/6492, T. 25.05.2017 — çoğun içinde azı alma kriteri.
YARGITAY 22. CD., E. 2015/11021, K. 2016/4141, T. 21.03.2016 — failin kastı ölçütü.