22 Ekim 2026
Günün Kararı
Teneffüste başını kale direğine çarpan öğrenci ertesi gün öldü. Anneye haber verilmediği için devlet tazminat ödeyecek.
Danıştay 8. Daire · E. 2022/4552 · K. 2025/1601 · 04.03.2025
Okulda başını kale direğine çarpan öğrenci sağlık kuruluşuna götürülmedi, annesine haber verilmedi; ertesi gün beyin kanamasından öldü.
Tazminat kararı ONANDI.
“…okulda başını kale direğine çarpan …'in bir sağlık kuruluşuna sevk edilmemesi ve annesi davacıya bilgi verilmemesinde … tek başına davalı Milli Eğitim Bakanlığının ve bağlı taşra teşkilatının hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılarak … ödenmesine karar verilmiştir.”
21 Ekim 2026
Günün Kararı
5.000 TL istedi, 2.500 TL aldı. Davalıya da 2.500 TL vekâlet ücreti ödeyecek.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi · E. 2022/282 · K. 2022/351 · 17.02.2022
2017'de bir kavşakta iki araç çarpıştı; karşı sürücü yalnızca %25 kusurlu bulundu. 56 yaşındaki davacının bacağındaki yara enfeksiyon kaptı, ameliyat gerekti; iyileşmesi üç ay sürdü. Yerel mahkeme 1.250 TL manevi tazminata hükmetti; davacı az buldu, davalı yaralanmanın kazadan kaynaklanmadığını savundu.
Tazminat 2.500 TL'ye çıkarıldı; reddedilen kısım için davalı lehine 2.500 TL vekâlet ücreti takdir edildi. Oy birliği, KESİN.
“Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.”
20 Ekim 2026
Günün Kararı
İşveren sizi haksız yere mi işten çıkardı? Bu, kötüniyet tazminatı için yeterli mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2010/50388 · K. 2013/8318 · 11.03.2013
İşçi, asılsız bir suç isnadıyla kötü niyetle işten çıkarıldığını ileri sürdü; mahkeme feshi haksız VE kötü niyetli bularak tazminata hükmetti.
Kötüniyet tazminatı BOZULDU.
“İşverenin işçiyi işten çıkartmasında kötü niyetli davrandığına ilişkin bir delil bulunmadığından, kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekir.”
19 Ekim 2026
Günün Kararı
Boşanmadan 1 yıl sonra mı, 10 yıl sonra mı? Katılma alacağında zamanaşımı ne zaman başlar?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2013/2354 · K. 2013/11677 · 12.09.2013
Boşanmanın kesinleşmesinden yıllar sonra açılan katılma alacağı davası, 1 yıllık süre dolduğu gerekçesiyle reddedilmişti.
Ret kararı BOZULDU.
“Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zaman aşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur.”
18 Ekim 2026
Günün Kararı
İstifa dilekçesinde 'yeni işe başlıyorum' yazmak, emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkı doğurur mu?
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi · E. 2017/28051 · K. 2020/4027 · 03.03.2020
İşçi, DSİ'ye geçtiği için istifa ettiğini yazdı; sonradan emeklilik şartlarını taşıdığını ileri sürerek kıdem tazminatı istedi.
Kıdem tazminatı kararı BOZULDU.
“Davacı işçi bildirdiği fesih sebebi ile bağlı olup, bu fesih sebebi sonradan değiştirilemez.”
17 Ekim 2026
Günün Kararı
Kira sözleşmesi imzalandıktan sonra ayrıca verilen tahliye taahhüdü geçerli mi?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2012/2071 · K. 2012/2944 · 27.02.2012
Kiracı, sözleşme imzalandıktan sonra ayrı bir tahliye taahhüdü verdi; taahhüt tarihinde çıkmadı, kirayı ödemeye devam etti.
Ret kararı BOZULDU.
“Yazılı kira sözleşmesi kurulduktan ve kiracı kiralanana yerleştikten sonra verilen taahhüt geçerli olup kiracıyı bağlar.”
16 Ekim 2026
Günün Kararı
Ayıplı aracınız için hem değişim hem bedel iadesi aynı anda istenebilir mi?
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2015/40338 · K. 2018/5310 · 07.05.2018
Tüketici, 9 kez servise giden ayıplı aracı için önce değişim, olmazsa bedel iadesini talep etti; mahkeme ikisine birden hükmetti.
Karar BOZULDU.
“Tüketici bu haklardan hangisini seçtiğini bir kez bildirmekle seçim hakkını kullanmış olur ve artık tercihini değiştiremez.”
15 Ekim 2026
Günün Kararı
İhracat sigortasına rizikoyu geç bildirdiniz. Sigortacı bu yüzden tazminatı kesebilir mi?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi · E. 2023/1762 · K. 2024/689 · 02.05.2024
İhracatçı, alıcının ödeme yapmadığını poliçedeki 60 günlük süreden sonra bildirdi; sigorta şirketi bu yüzden tazminatı reddetti.
Sigorta şirketinin istinaf başvurusu REDDEDİLDİ.
“Rizikonun geç ihbar edilmiş olmasının ödemenin miktarında bir artışa neden olmadığı, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmaktadır.”
14 Ekim 2026
Günün Kararı
Nafaka artırım davasında hakim istediği kadar mı artırabilir, yoksa bir sınır var mı?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2016/10444 · K. 2017/711 · 26.01.2017
Anne, yoksulluk ve iştirak nafakasının 4 katına çıkarılmasını istedi; mahkeme daha ılımlı bir artışa hükmetti, baba bunu da fazla buldu.
Karar BOZULDU.
“Mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır.”
13 Ekim 2026
Günün Kararı
Fazla çalışmayı ispat etmek işçiye mi düşer, sadece tanık beyanı yeter mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2015/1450 · K. 2015/2845 · 09.12.2015
Temizlik işçisi fazla çalışma ücreti istedi; iddiasını yalnızca kendisiyle birlikte işten çıkarılan tanıkların beyanıyla kanıtladı, işveren aksini gösteren kayıt sunmadı.
Direnme kararı ONANDI.
“Dinlenen ve birbiri ile tutarlı tanık anlatımlarına göre fazla çalışma ücreti alacağı ortaya çıkmıştır; davalı, aksini gösteren kayıt ve belge sunmamıştır.”
12 Ekim 2026
Günün Kararı
Kapıcı dairesi, sığınak, kalorifer odası... Bu yerler işgal edilirse ecrimisil istenebilir mi?
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi · E. 2017/7096 · K. 2019/7362 · 11.12.2019
Kat maliki, binanın kalorifer dairesi ve sığınağını dükkânına kattı; diğer kat malikleri ecrimisil istedi, mahkeme reddetti.
Ret kararı ONANDI.
“Özel amaca tahsisli ortak yerlerin işgali sebebiyle ecrimisil istenemez.”
11 Ekim 2026
Günün Kararı
Tüm mirasçıların imzaladığı miras paylaşım sözleşmesinden dönenden cezai şart istenebilir mi?
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2016/14991 · K. 2020/5344 · 23.09.2020
Üç kardeşin imzaladığı miras paylaşım sözleşmesine uymayan kardeşten, diğer kardeş doğrudan cezai şart bedelini talep etti.
Tazminat kararı BOZULDU.
“Geçerli bir miras taksim sözleşmesi varken, ifasını istemek yerine sözleşmeden vazgeçip cezai şart istenmesi mümkün değildir.”
10 Ekim 2026
Günün Kararı
El yazılı bir vasiyetnameye sonradan eklendiği iddia edilen bir not, vasiyeti geçersiz kılar mı?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/291 · K. 2024/5330 · 28.11.2024
Kardeşe itiraz edilen el yazılı vasiyetnamede sonradan eklendiği iddia edilen bir not vardı; bilirkişi yazı ve imzanın murise ait olduğunu tespit etti.
Ret kararı ONANDI, KESİN.
“Vasiyetnamede bulunan isim, yazılar ve imzaların murisin eli ürünü olduğu tespit edildiğinden, vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir sebep bulunmamaktadır.”
9 Ekim 2026
Günün Kararı
Liman/depo gürültüsü şikayetinde, teknik ölçüm yapılmadan 'aykırılık yok' denilebilir mi?
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2016/14237 · K. 2019/6438 · 09.10.2019
Konteyner sahasının gece gürültüsünden şikayetçi olan aile, şirketten gürültünün önlenmesini ve tazminat istedi; mahkeme aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
Ret kararı BOZULDU.
“Gürültünün teknik aletlerle ölçümü yapılmadan, hoşgörü sınırlarının aşılıp aşılmadığı tespit edilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”
8 Ekim 2026
Günün Kararı
Trafik kazasında aracın uğradığı 'değer kaybı' hangi yönteme göre hesaplanmalı?
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2016/14600 · K. 2019/6626 · 23.05.2019
Trafik kazası sonrası talep edilen değer kaybı tazminatı, yerel mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak belirlenmişti; rapor temyizde yetersiz bulundu.
Değer kaybı kısmı BOZULDU, yeniden bilirkişi incelemesi gerekiyor.
“Değer kaybının belirlenmesinde, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır.”
7 Ekim 2026
Günün Kararı
Banka, kredi bedelinden kestiği 'bayi komisyonunu' inşaat firması hesabından aldığı için gizleyebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/576 · K. 2019/1022 · 08.10.2019
Konut kredisinden kesilen 6.461 TL'lik "bayi komisyonu" inşaat firmasının hesabından alınmıştı; mahkeme bu yüzden tüketicinin talep hakkı olmadığına karar vermişti.
Ret kararı BOZULDU.
“Borcun asıl borçlusu olan davacı, yapılan ödemenin haksız şart olduğu iddiasıyla iadesini talep etmeye hakkı olduğu kabul edilmelidir.”
6 Ekim 2026
Günün Kararı
Babasına ağır sözler söylediği için mirasçılıktan çıkarılan evlat, saklı payını yine de alabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/53 · K. 2024/464 · 25.09.2024
Baba, oğlunu hem vekaleti kötüye kullandığı hem de bir tartışmada ağır sözler söylediği gerekçesiyle mirasçılıktan çıkardı; oğul vasiyetnamenin iptalini istedi.
Ret kararı BOZULDU — koşullar oluşmamıştır.
“Mirasçının, miras bırakana ağır bir suç işlemesi ya da aile yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmesi şarttır; somut olayda bu koşulun gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.”
5 Ekim 2026
Günün Kararı
Kooperatifte 'faiz uygulanmasın' kararı sonradan değiştirilirse, hangi tarihten itibaren geçerli olur?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi · E. 2021/1476 · K. 2024/1415 · 23.10.2024
Kooperatif üyesi, genel kurulda alınan "faiz uygulanmasın" kararına dayanarak gecikme faizine itiraz etti; kooperatif ise sonraki bir genel kurulla faiz uygulamasına yeniden geçildiğini savundu.
Kooperatifin faiz talebi esas olarak haklı bulundu, KESİN.
“Genel kurulda faiz uygulanmaması kararı alınması, geriye değil karar tarihinden itibaren ileriye etkilidir; sonraki bir kararla değiştirilene dek geçerlidir.”
4 Ekim 2026
Günün Kararı
Mirası reddeden bir eş, ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığı için yine de tazminat isteyebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2007/4-222 · K. 2007/222 · 18.04.2007
Trafik kazasında eşini kaybeden kadın, önce mirası reddetmiş, sonra destekten yoksun kalma tazminatı talep etti; davalılar bunun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savundu.
Mirası reddetmenin davaya engel olmadığı UYGUN bulundu.
“Destekten yoksun kalma tazminatı bağımsız bir hak olup, mirasın reddedilmiş olması bu davanın açılmasına ve esasına ilişkin karar verilmesine engel, yasal bir neden değildir.”
3 Ekim 2026
Günün Kararı
İnternetten satılan ürün kargoda kaybolursa, kargo şirketi sorumluluğunu kg başına sınırlayabilir mi?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi · E. 2023/1480 · K. 2026/441 · 05.03.2026
Kargo firması, alıcısına ulaşmayan gönderileri sisteminde "teslim edildi" gösterdi ama imzalı teslim belgesi sunamadı; satıcı şirket zararının tazminini istedi.
İstinaf reddedildi, TAM tazminat KESİNLEŞTİ.
“Davalı tarafça teslim edildiği ispatlanamayan eşyanın kaybı davalının pervasızca davranışından kaynaklandığından, davalı sorumluluk sınırlamasından yararlanamaz.”
2 Ekim 2026
Günün Kararı
Hesabından dolandırıcılıkla para çekilen müşteri ile banka, zarardan ne oranda sorumlu tutulur?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi · E. 2019/87 · K. 2021/797 · 31.10.2024
Şirketin hesabından SMS şifrelerinin ele geçirilmesiyle bir gecede 83.200 TL çekildi; banka ile müşteri karşılıklı birbirini suçladı.
%60 banka - %40 müşteri kusur paylaşımı KESİNLEŞTİ.
“Bankanın kusursuz sorumluluğu bulunsa da, davacının da dolandırıcılık işleminin gerçekleşmesinde kusurunun bulunduğu, %60 oranında bankanın kusurlu kabul edilmesi gerektiği değerlendirmesinde aykırılık bulunmamaktadır.”
1 Ekim 2026
Günün Kararı
Eşin bilgisi olmadan ele geçirilen özel yazışmalar, boşanmada kusur delili sayılır mı?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2019/1601 · K. 2019/8698 · 16.09.2019
Kadın, erkeğin başka bir kadınla yaptığı özel yazışmaları boşanma davasında delil olarak sundu; erkek bu yazışmalara nasıl ulaşıldığının belirsiz olduğunu savundu.
Kusur ve tazminat kısmı BOZULDU.
“Üçüncü kişiyle yapılan yazışmaların davacı tarafından ne şekilde elde edildiği belli olmadığından, hukuka aykırı olan bu delile itibar edilerek kusur yüklenmesi yerinde olmamıştır.”
30 Eylül 2026
Günün Kararı
Sitede vaat edilen sosyal alanların başkasına ait çıkması, 30 günlük ayıp bildirimine mi tabidir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/597 · K. 2022/960 · 21.06.2022
Sitede satın alınan villanın "sosyal donatı alanları" olarak pazarlanan kısmının aslında belediyeye ait olduğu ortaya çıktı; satıcı 30 günlük ayıp ihbarının geçtiğini savundu.
Tüketici lehine direnme UYGUN bulundu.
“Davacı tüketicinin iddiası, ihbar koşuluna bağlı olmaksızın on yıllık genel zamanaşımı süresine tabi eksik ifa iddiası olarak değerlendirilmelidir.”
29 Eylül 2026
Günün Kararı
Performans düşüklüğü nedeniyle 'haklı sebeple' çıkarılan işçi, kıdem tazminatından mahrum kalır mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2015/1598 · K. 2017/643 · 05.04.2017
Üretim hedefinin çok altında kalan işçi, disiplin kurulu kararıyla "haklı nedenle" feshedildi; işveren kıdem/ihbar tazminatı ödemeyi reddetti.
Ret kararı BOZULDU — tazminatlar ödenmeli.
“Performans düşüklüğü geçerli fesih nedenidir; haklı fesih nedenleri arasında yer almadığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekir.”
28 Eylül 2026
Günün Kararı
Komşu arsadaki inşaat kazısı bina hasarı verirse ve zarar sürüyorsa, zamanaşımı dolar mı?
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/3272 · K. 2025/1362 · 09.07.2025
Bankaya ait arsada yapılan inşaat, bitişikteki bina ve işletmeye hasar verdi; davalılar zamanaşımı süresinin dolduğunu savundu.
Zamanaşımı itirazı reddedildi, dava esastan devam edecek.
“Dava tarihi itibariyle temadi eden zararlar nedeniyle zamanaşımının dolduğu söylenemeyeceğinden davalılar vekillerinin zamanaşımına değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.”
27 Eylül 2026
Günün Kararı
Müvekkil, avukatını haksız yere azlederse, avukat yine de vekalet ücretinin tamamını alabilir mi?
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2013/23262 · K. 2014/6068 · 05.03.2014
Müvekkil, avukatını "uzlaşmayı bozdu, fazla masraf aldı" diyerek azletti; avukat azlin haksız olduğunu ileri sürerek vekalet ücretinin tamamını istedi. Yerel mahkeme azli haklı bulup davayı reddetti.
Ret kararı, avukat yararına BOZULDU.
“Avukatın azlinde ücretin tamamı verilir; mahkemece azlin haksız olduğu kabul edilip vekalet ücretinin hesaplanması gerekirken davanın reddi bozma nedenidir.”
26 Eylül 2026
Günün Kararı
Kiracı erken tahliye ederse, ev daha yüksek bedelle kiralanınca bu kiracı lehine sayılır mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2018/76 · K. 2023/989 · 25.10.2023
Kiracı, yeni dönem başlar başlamaz erken tahliye etti; ev iki ay sonra daha yüksek bedelle yeniden kiralandı, kiraya veren depozitoyu bu yüzden iade etmedi.
Direnme kararı BOZULDU.
“Sözleşmeye aykırı davranan kiracı, kiraya verenin sonradan yüksek bedelle kiracı bulmasından fayda sağlayamaz; bu hakkaniyete aykırı olur.”
25 Eylül 2026
Günün Kararı
Şerhsiz tapuyla taşınmaz alan kişi, mülk elinden alınırsa ödediğini geri alabilir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/2302 · K. 2025/5864 · 03.12.2025
Müteahhit, ipoteğini kaldırıp 3.000.000 TL ödeyerek aldığı taşınmazların, kendisine tebligat yapılmadan üçüncü kişiye devredildiğini öğrendi; ödediği bedeli eski malikten istedi.
Davanın kabulü ONANDI.
“Tapu sicili doğru olmasa bile iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı geçerlidir; devir anında şerh yoksa davacı ödediği bedeli davalıdan isteyebilir.”
24 Eylül 2026
Günün Kararı
Vesayet talebinde, iddiayı destekleyen somut delil sunulmadı diye dava dosya üzerinden reddedilebilir mi?
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi · E. 2014/9990 · K. 2014/18789 · 22.12.2014
Akıl hastalığı ve savurganlık nedeniyle vesayet talep edildi; mahkeme rapor başvurusu yapılmadığı ve delil sunulmadığı gerekçesiyle duruşma bile açmadan davayı reddetti.
Ret kararı BOZULDU.
“Vesayet kamu düzenine ilişkindir; mahkemece resen araştırma yapılması ve akıl hastalığı iddiası yönünden rapor alınması gerekirken, yetersiz araştırmayla davanın reddi doğru değildir.”
23 Eylül 2026
Günün Kararı
Araç kiralama uyuşmazlığı, ticaret mahkemesinde görülüp karara bağlanmışsa bu geçerli olur mu?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi · E. 2022/1366 · K. 2025/143 · 17.01.2025
Araç kiralayan bir kadın, kendisinden boş imzayla alınan bir bono üzerinden başlatılan icra takibine karşı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıp kazandı.
Karar, kimse itiraz etmemiş olsa da yanlış mahkemede görüldüğü için KALDIRILDI.
“Uyuşmazlık araç kira sözleşmesine dayandığından, davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”
22 Eylül 2026
Günün Kararı
Ortaklığın giderilmesi davasında, taşınmaza hiç gidilmeden satışa karar verilebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2003 · K. 2018/502 · 21.03.2018
Bir arsadaki paydaşlığın giderilmesi davasında mahkeme, taşınmaza hiç gitmeden (keşifsiz) dosya üzerinden satış kararı verdi; paydaşlardan Hazine kararı temyiz etti.
Karar BOZULDU.
“Paydaşlığın giderilebilmesi için taşınmazın tapu kayıtları incelenip mahallinde keşif yapılması gerekirken, keşifsiz karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”
21 Eylül 2026
Günün Kararı
Apartman yöneticisinin imzaladığı sözleşmeden doğan alacak, doğrudan kat malikinden istenebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/423 · K. 2018/1364 · 27.09.2018
Yüklenici, apartman yönetimiyle yaptığı tadilat sözleşmesi gereği iş bedelini alamayınca davayı kat maliklerine (aralarında bir belediyenin de bulunduğu) karşı açtı; belediye "sözleşmeyi ben imzalamadım" diyerek itiraz etti.
Husumet itirazı reddedildi, davanın kat malikine karşı açılması usulen doğru bulundu.
“Davanın kat maliklerine karşı açılması durumunda nisbilik ilkesi uygulanmaz; sözleşmenin tarafı olunmadığı yönündeki husumet itirazı dinlenmez.”
20 Eylül 2026
Günün Kararı
İnternetten alınan tatil paketinde 'henüz yararlanmadım' demek cayma hakkı süresini uzatır mı?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2015/25017 · K. 2018/556 · 25.01.2018
Tüketici, internetten aldığı tatil paketi için cayma hakkını kullanmak istedi; şirket reddedince "henüz hizmetten yararlanmadım" diyerek dava açtı.
Kabul kararı, davalı yararına BOZULDU.
“Cayma hakkının sözleşme tarihinden itibaren kullanılabileceği anlaşıldığından, süresinde kullanılmayan cayma hakkına dayalı davanın kabulü bozma sebebidir.”
19 Eylül 2026
Günün Kararı
İstifadan 1 gün sonra rakip şirkette işe başlayan bölge müdürü, rekabet yasağı cezai şartından kurtulabilir mi?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi · E. 2021/865 · K. 2024/869 · 30.05.2024
Bölge müdürü istifasından 1 gün sonra rakip şirkette aynı pozisyonda işe başladı; sözleşmede 12 aylık rekabet yasağı ve cezai şart vardı.
Ret kararı KALDIRILDI — cezai şart indirilerek 40.800 TL'nin tahsiline KESİN karar verildi.
“İş akdinin sona erdiği tarihten itibaren 12 ay geçmeden rakip şirkette çalışmaya başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiğine göre, cezai şarttan sorumludur.”
18 Eylül 2026
Günün Kararı
Nişan bozulursa, takılan altınların ve ziynet eşyalarının iadesi için kimin kusurlu olduğunun kanıtlanması gerekir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2012/22223 · K. 2013/599 · 17.01.2013
Nişanın bozulması üzerine taraflar karşılıklı dava açtı; biri hediyelerin iadesini, diğeri maddi-manevi tazminat istedi.
Karşı davadaki maddi tazminat kısmı BOZULDU; hediyelerin iadesi kısmı onaylandı.
“Nişanın bozulması sebebiyle hediyelerin geri alınması istemine dair davalarda kusur aranmayacağı gibi mutad dışı hediyelerin aynen iade edilmesi gerekeceğinden, altın ve ziynet eşyası mutad hediye kapsamında olmayıp iadesi gereken hediyelerdir.”
17 Eylül 2026
Günün Kararı
Anne ile baba, boşandıktan sonra da çocuğun kiminle kalacağı konusunda sürekli çekişiyorsa, mahkeme yine de ortak velayete karar verebilir mi?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/5611 · K. 2025/3196 · 27.03.2025
Farklı şehirlerde yaşayan ve çocuğun kalacağı yer konusunda uzlaşamayan taraflar için ilk derece mahkemesi ortak velayete karar vermişti.
Velayet yönünden BOZULDU — uzman heyet incelemesi yaptırılmalı.
“Taraflar arasındaki çekişme dikkate alındığında, ortak velâyet düzenlemesinin çocuğun üstün yararına uygun olmadığı anlaşılmaktadır.”
16 Eylül 2026
Günün Kararı
İş kazasında ölen işçinin kendi kusuru varsa, bu kusur payından işveren de mi sorumlu tutulur?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/6520 · K. 2025/566 · 14.01.2025
İş kazasında ölenler arasında işveren vekili sıfatıyla görev yapan bir işçi de vardı; bilirkişi ona da kusur yüklemiş, mahkeme işvereni bu kusur payından da sorumlu tutmuştu.
İstinaf ve ilk derece kararı BOZULDU.
“Hak sahiplerinin bizzat iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunmaları da Kurumun bu kişilere yönelik rücu hakkını doğurmaz... davalı işveren, yasa gereği, iç ilişkide diğer kusurlu işçi, ölen ...'in hak sahiplerine rücu edemeyeceğinden, bu kişiye ait kusurdan da sorumlu tutulmamalıdır.”
15 Eylül 2026
Günün Kararı
Devlet aracının kusurlu kazasında %30 malul kalan yolcu, manevi tazminatını bakanlıktan isteyebilir mi?
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/263 · K. 2022/518 · 08.04.2022
Çocukları şenliğe götüren kamu otobüsü karşı şeride geçip çekiciye çarptı; içindeki yolcu %30,2 oranında malul kaldı.
32.000 TL manevi tazminata KESİN olarak hükmedildi.
“Araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, 32.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.”
14 Eylül 2026
Günün Kararı
Kira sözleşmesiyle imzalatılan boş tarihli tahliye taahhüdünü, şirket temsilcisinin Türkçe bilmemesi geçersiz kılar mı?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1918 · K. 2025/5080 · 22.10.2025
Restoran işletmek üzere kiralanan yerde 2.000.000 USD yatırım yapan şirketin yabancı yetkilisi, Türkçe bilmediğini ve tahliye taahhüdünü anlamadan imzaladığını ileri sürdü.
Temyiz reddedildi, tahliye kararı ONANDI.
“Kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütname kiracının serbest iradesini yansıttığı kabul edilerek, usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.”
13 Eylül 2026
Günün Kararı
Boşanmada, eşin kişisel malına yapılan katkı ile edinilmiş maldaki yasal payı birbirinden nasıl ayrılır?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2016/549 · K. 2016/13580 · 11.10.2016
Boşanan kadın, kişisel mallarının satışından alınan bir mesken ve ödediğini iddia ettiği bir bağ için eski eşinden 140.000 TL alacak talep etti; yerel mahkeme davayı reddetti.
Ret kararı KISMEN BOZULDU — bu iki alacak türü ayrı değerlendirilmeden karar verilmiş.
“Değer artış payı alacağı, eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine esaslı katkıda bulunması durumunda doğan bir alacak hakkıdır; artık değere katılma alacağı ise yasadan kaynaklanan bir hak olup bu hakkı talep eden eşin ayrıca katkıda bulunmasına gerek yoktur — bu iki alacak birbirinden farklıdır.”
12 Eylül 2026
Günün Kararı
Kredi kartı ve şifresi çalınıp bildirimden önce para çekilirse, zarardan kart sahibi mi banka mı sorumlu?
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2015/18393 · K. 2016/8120 · 03.05.2016
Kredi kartı ve maaş kartı çalınan kişi aynı gün bankayı aradı; ancak çalınma ile bildirim arasında günlük limitin çok üzerinde 4.980 TL nakit çekildi.
Dava KISMEN KABUL edilerek ONANDI — müşteri 150 TL, banka kalan 4.830 TL'den sorumlu.
“Davacının 24 saat içinde yapılan işlemlerden Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında 150 TL ile sınırlı olmak üzere sorumluluğu olduğu, bildirim tarihinden sonraki işlemlerden ise davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir.”
11 Eylül 2026
Günün Kararı
Boşanmadan yıllar sonra nafaka alan taraf, karşı tarafın gelirinde değişiklik olmasa bile nafakanın artırılmasını isteyebilir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2018/1094 · K. 2018/1893 · 03.04.2018
Boşanma kararıyla bağlanan yoksulluk ve iştirak nafakaları, 3 yıl sonra yetersiz kalınca artırım davası açıldı; yerel mahkeme "ekonomik durumda önemli değişiklik yok" diyerek reddetti.
Ret kararı BOZULDU — nafaka TÜİK oranında artırılmalıydı.
“Nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK'in yayınladığı oranda artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.”
10 Eylül 2026
Günün Kararı
Belediyeye terk edilen bir arazi, sonradan komşu bir işletme tarafından izinsiz kullanılırsa, ecrimisil (haksız kullanım bedeli) nasıl hesaplanır?
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2016/18312 · K. 2017/175 · 12.01.2017
Yola terk edilen bir arazi parçası, komşu araç muayene istasyonu tarafından giriş yolu olarak kullanıldı; alan sonradan arazi sahibine tekrar tescil edildi ve sahibi ecrimisil talep etti.
Kullanımın durdurulması ONANDI; ecrimisil hesabı hatalı olduğundan BOZULDU.
“Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır; ilk dönem için belirlenen ecrimisile ÜFE oranı yansıtılarak hesaplama yapılmalıdır.”
9 Eylül 2026
Günün Kararı
Kiraladığı evde parkelerin kurtlandığını fark eden kiracı, evi terk edip ödediği kira ve depozitoyu geri isteyebilir mi?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2016/3311 · K. 2016/3420 · 26.04.2016
Kiracı, evin parkelerinde kurtlanma tespit ettirip insan sağlığına uygun olmadığı gerekçesiyle taşınmazı terk etti; kira, masraf ve depozitonun iadesi için icra takibi başlattı.
Ret kararı KISMEN BOZULDU — depozito yönünden eksik inceleme var.
“Davacı depozito tutarının banka hesabına ödendiğini iddia etmiş olmasına göre, banka kayıtları getirtilerek depozito bedelinin ödenip ödenmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.”
8 Eylül 2026
Günün Kararı
İkinci el alınan bir araç sürekli arızalanıyorsa, sadece 'defalarca servise gitti' demek aracın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi için yeterli mi?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/458 · K. 2025/523 · 28.03.2025
Sürücü, ikinci el aldığı aracı 4 yılda 14 kez servise götürdü; garanti süresi içinde üreticiden aracın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini istedi.
Kabul kararı KALDIRILDI — bilirkişi raporu yetersiz, dosya yeniden incelenecek.
“Araç motorunda üretimden kaynaklanan ve onarılamayacak nasıl bir gizli ayıp olduğu anlaşılamamıştır; davanın kabulüne karar verilmesi, teknik tespite dayanmayan yetersiz bilirkişi raporuna dayandığından isabetli değildir.”
7 Eylül 2026
Günün Kararı
İşveren, bir avukatı 9 ay içinde 30 kez farklı illere görevlendirirse bu psikolojik taciz (mobbing) sayılır mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2012/1925 · K. 2013/1407 · 25.09.2013
14 yıl İstanbul'da avukat olarak çalışan işçi, aniden Adana'ya atandı; ardından 9 ay boyunca 30 kez farklı illere görevlendirildi.
Direnme kararı BOZULDU — bu uygulama mobbingdir, manevi tazminat verilmelidir.
“Psikolojik taciz olgusunun somut olayda gerçekleştiğinin kabulü ile davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.”
6 Eylül 2026
Günün Kararı
Başkasının köpeği bir çocuğu ısırırsa, hayvan sahibinin kusuru ayrıca ispatlanmak zorunda mı?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2013/10365 · K. 2013/13791 · 03.10.2013
3,5 yaşındaki çocuk, büyükleri yanında olmadan komşularına ait zincirle bağlı köpekle oynamaya gitti; köpek huysuzlanıp çocuğu ısırdı.
Köpek sahibinin sorumluluğu ONANDI; çocuğun gözetim durumu ayrıca araştırılmak üzere kısmen BOZULDU.
“Hayvan idare edenin sorumluluğu özel bir sorumluluktur; hayvanın sebebiyet verdiği zararlardan sorumluluktan kurtulabilmesi, gerekli özeni gösterdiğini ya da özen gösterilse dahi zararın önlenemeyeceğini ispatlamasına bağlıdır.”
5 Eylül 2026
Günün Kararı
Komşusunun inşaatının temel kazısı sırasında evi çatlayan kişi, karşı tarafın kusurunu ispatlamak zorunda mı?
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2014/6654 · K. 2014/12064 · 30.10.2014
Bir kişi, bitişik komşusunun inşaatının temel kazısı sırasında evinde çökme ve çatlaklar oluştuğunu ileri sürerek tazminat talep etti; yerel mahkeme davayı reddetti.
Ret kararı BOZULDU — zarar bilirkişiyle tespit edilip tazminata hükmedilmelidir.
“Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara zarar vermekten kaçınmak zorundadır; bu sorumluluk kusura bağlı bir sorumluluk olmadığından, davalının kusursuz olması tazminat miktarının düşürülmesinde etkili olamaz.”
4 Eylül 2026
Günün Kararı
Kasko sigortası hasar bedelini ödedikten sonra, aracı kullanan sürücüye rücu davası açabilmesi için ne kanıtlaması gerekir?
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2017/5562 · K. 2018/8529 · 03.10.2018
Sürücü direksiyon hakimiyetini kaybedip tek taraflı kaza yaptı, kasko hasar bedelini ödedi. Sigorta şirketi ardından "asli kusurlu sensin" diyerek ödediği parayı sürücüden rücuen istedi.
Yerel mahkeme kararı BOZULDU — rücu hakkı bulunmamaktadır.
“Kasko sigortası kapsamında teminat dışı bir halin varlığı iddia ve ispat edilemediğinden, davacının ödediği tazminatı davalılardan rücu hakkının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir.”
3 Eylül 2026
Günün Kararı
Avukatına dava açması için teminat parası veren müvekkil, avukat parayı sahte dekontla oyalayıp iade etmezse ne olur?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi · E. 2017/27727 · K. 2017/19051 · 28.09.2017
Müvekkil, tapu iptal davası için avukatına 12.500 euro teminat gönderdi. Avukat davayı hiç açmadı, parayı kendi borçlarında kullandı ve müvekkile sahte dekont verdi.
Mahkumiyet kararı ONANDI.
“Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiş ve hüküm onanmıştır.”
2 Eylül 2026
Günün Kararı
Cazip bir teklifle işe alınıp birkaç ay sonra düşük performans gerekçesiyle işten çıkarılan işçi, otomatik olarak kötüniyet tazminatı alır mı?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2015/4888 · K. 2016/17969 · 17.10.2016
Banka çalışanı, rakip bankanın şube müdür yardımcılığı teklifiyle 13,5 yıllık işinden ayrıldı; vaat edilen kadro boşalmayınca 5 ay 13 gün sonra işine son verildi.
Yerel mahkeme kararı BOZULDU — kötüniyet tazminatının koşulları oluşmamıştır.
“Davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için gerekli koşullar oluşmamıştır; fesih hakkının kötüye kullanıldığı ispatlanamamışsa kötüniyet tazminatı talebi reddedilmelidir.”
1 Eylül 2026
Günün Kararı
Miras bırakan, ölümünden yıllar önce yaptığı bağışla evlatlığının saklı payını etkisiz kılmaya çalışırsa bu bağış geçerli kalır mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/380 · K. 2024/192 · 24.04.2024
76 yaşındaki miras bırakan, evlatlığıyla arası açılınca ölümünden 4 yıl önce taşınmazlarının çıplak mülkiyetini bir vakfa bağışladı. Evlatlık, saklı payının kaçırıldığını ileri sürerek tenkis davası açtı.
Bağış, saklı payı zedelemek amacıyla yapıldığından TENKİSE TABİDİR (oy çokluğu).
“Bağış şeklindeki tasarrufların, evlatlık olan davacının saklı payını zedelemek amacıyla yapıldığı ortaya konulduğundan, kazandırmanın tenkise tabi tutulması gerekir.”
31 Ağustos 2026
Günün Kararı
Apartman aidatını geciktiren kat maliki, borcu öğrenmeden önceki aylar için de gecikme tazminatı ödemek zorunda mı?
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi · E. 2017/4160 · K. 2018/1403 · 26.02.2018
Site yönetimi aidat borcu için icra takibi başlattı, kat maliki itiraz etti. Mahkeme itirazın iptaline karar verirken gecikme tazminatını borcun ait olduğu ayın başından hesapladı.
Karar BOZULDU — tazminat borcun doğduğu aydan değil, kat malikinin borcu öğrendiği tarihten itibaren işler.
“Ortak gider borcuna ilişkin gecikme tazminatının başlangıcı; kat malikinin karara katıldığı, katılmadıysa kararın veya işletme projesinin kendisine tebliğ edildiği ya da borcu öğrendiği tarih esas alınarak belirlenmelidir.”
30 Ağustos 2026
Günün Kararı
İnternetten alınıp kurulumu yapılmış, 6 gün kullanılmış bir telefonda cayma hakkı otomatik olarak düşer mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2022/6784 · K. 2022/8533 · 07.11.2022
Tüketici internetten aldığı telefondan memnun kalmayınca cayma hakkını kullanmak istedi. Satıcı, telefonun kurulumunun yapılıp 6 gün kullanıldığını, "sıfır" özelliğini kaybettiğini ileri sürerek reddetti. Tüketici hakem heyeti talebi kısmen kabul etti; karar Adalet Bakanlığınca kanun yararına temyiz edildi.
Ret kararı kanun yararına BOZULDU — eksik inceleme.
“Tüketici malın mutat kullanımından kaynaklanan değişikliklerden sorumlu değildir; mutat kullanım sınırının aşılıp aşılmadığı uzman bilirkişiyle araştırılmadan cayma hakkının düştüğüne karar verilemez.”
29 Ağustos 2026
Günün Kararı
"Kendini polis gibi tanıtıp telefonu kapattırmadan mağduru bankaya yönlendiren" dolandırıcılıkta, her banka/kuyumcu ziyareti ayrı suç mu sayılır?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi · E. 2019/16016 · K. 2020/312 · 15.01.2020
Sanıklar mağduru arayıp polis olarak tanıttı; "telefon açık kalsın, bankada benimle konuşmayın" diyerek görüşme boyunca hattı kapattırmadan mağduru önce bankaya sonra kuyumcuya yönlendirdi. Mağdur teslim etmeden yakalandı. Yerel mahkeme, mağdurun farklı yerlere gitmesini gerekçe göstererek zincirleme suç hükümlerini uygulayıp cezayı artırdı.
Zincirleme suç uygulaması oybirliğiyle BOZULDU — tek bir kesintisiz suç vardır.
“Fail, görüşme boyunca telefonu kesintisiz açık tutarak mağduru farklı yerlere yönlendiriyorsa, bu kesintisiz eylem zincirleme suç değil tek bir suç oluşturur.”
28 Ağustos 2026
Günün Kararı
Ameliyat sonrası ortaya çıkan zarar, tıbben kaçınılmaz bir "komplikasyon" ise hekim hiç sorumlu tutulamaz mı?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2020/10326 · K. 2021/9514 · 05.10.2021
Ameliyat sonrası istenmeyen bir sonuç ortaya çıktı. Tüm bilirkişi ve Adli Tıp raporlarında hekimin tıbbi hatası olmadığı, durumun kabul edilebilir bir komplikasyon olduğu tespit edildi; mahkeme bu raporlarla davayı reddetti. Davacı ise hep aynı noktayı vurguluyordu: ameliyattan önce bu risk konusunda hiç bilgilendirilmediğini.
Ret kararı oybirliğiyle BOZULDU — komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
“Ortaya çıkan hasarın tıbbi bir komplikasyon olması, hekimin hastayı bu komplikasyon ihtimali konusunda önceden aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.”
27 Ağustos 2026
Günün Kararı
"Aracımı satması için galeriye bıraktım" diyen araç sahibi, galeri çalışanı kazaya karışınca sorumluluktan kurtulabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2009/375 · K. 2011/7 · 25.01.2011
Kazaya karışan aracın maliki, aracı galeriden yeni araç alırken eski aracını satması için galeriye bıraktığını, sorumluluğun galeri sahibinde olduğunu savundu. Ancak dosyada aracın galeriye teslim edildiğine dair yazılı hiçbir belge yoktu; galeri çalışanı ise aracın kendisine (galeriye değil) bırakıldığını beyan etti.
Malikin sorumsuzluk savunması oybirliğiyle REDDEDİLDİ — malik işleten sıfatıyla sorumlu tutulmalı.
“Aracın galeriye yazılı bir belgeyle teslim edildiği kanıtlanmadıkça, malik "aracı galeriye bıraktım" demekle işleten sıfatından ve sorumluluktan kurtulamaz.”
26 Ağustos 2026
Günün Kararı
Noterde usulüne uygun görünen bir sözleşmeyle araç alan kişi, araç sonradan çalıntı çıkarsa parasını noterden geri alabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2014/14381 · K. 2015/1811 · 17.02.2015
Alıcı, noterde düzenlenen satış sözleşmesiyle araç satın aldı; araç çalıntı çıkınca elinden alınıp gerçek malikine verildi. Satıcı, gerçek malikin bilgilerini taşıyan sahte bir sürücü belgesine kendi fotoğrafını yapıştırıp notere sunmuştu. Mahkeme, sahteciliği yapanın ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini kabul ederek davayı reddetti.
Ret kararı oybirliğiyle BOZULDU — noterin illiyet bağı kesilmedi.
“Sahte belgedeki imza farklılığını ve tutarsız ifadeleri gözden kaçıran noter, özen yükümlülüğünü kusurlu şekilde aksatmış sayılır ve illiyet bağı kesilmez.”
25 Ağustos 2026
Günün Kararı
Kredi kartı borcunu taksitlendirip tamamen ödeyen emekli, banka yıllarca maaşından kesinti yapmaya devam ederse bu parayı geri alabilir mi?
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2016/12332 · K. 2017/6649 · 05.10.2017
Emekli, kredi kartı borcunu yasa gereği taksitlendirip tamamen ödemişti. Buna rağmen banka 2008-2013 arasında maaş hesabından kesinti yapmaya devam etti, yaklaşık 9.000 TL tahsil etti. Mahkeme, "yıllarca süren kesintiyi bilmemek hayatın olağan akışına aykırı" diyerek davayı reddetti.
Ret kararı oybirliğiyle BOZULDU — haksız kesilen tüm tutar iade edilmeli.
“Emekli maaşından kesinti ancak icra takibinden sonra verilen açık ve yazılı muvafakatle yapılabilir; yıllarca kesintilere itiraz etmemiş olmak zımni muvafakat sayılmaz.”
24 Ağustos 2026
Günün Kararı
Kiracı eş tek başına tahliye taahhüdü verdikten SONRA, diğer eş "burası aile konutu" derse taahhüt geçersiz olur mu?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3374 · K. 2025/4997 · 20.10.2025
Bölge adliye mahkemeleri arasında bu konuda kesin kararlar çelişiyordu — bazıları bildirim öncesi verilen taahhüdün geçerli kaldığını, bazıları sonraki bildirimle taahhüdün de geçmişe dönük geçersizleştiğini kabul ediyordu. Bir avukatın başvurusuyla Yargıtay bu çelişkiyi gidermek için devreye girdi.
Bildirim öncesi verilen tahliye taahhüdü GEÇERLİDİR — sonraki bildirim onu geçersiz kılmaz (kesin).
“Verildiği tarih itibarıyla geçerli olan tahliye taahhütnamesi, kiracı olmayan eşin sonradan yaptığı aile konutu bildirimiyle geriye etkili olarak geçersiz hale gelmez.”
23 Ağustos 2026
Günün Kararı
Boşanmadan sonra velayet anneye verilirse, çocuğun soyadı annenin soyadıyla değiştirilebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2012/200 · K. 2012/489 · 02.10.2012
Anne ile baba boşandı, küçük kızın velayeti anneye verildi. Anne, çocuğun babasının soyadını taşımasının okulda rahatsızlık yarattığını, kendisini de resmî işlemlerde zora soktuğunu ileri sürerek çocuğun soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesini istedi. Yerel mahkeme davayı kabul etti; nüfus idaresi itiraz etti.
Kabul kararı BOZULDU — çocuğun soyadı değiştirilemez.
“Velayetin sırf anneye verilmiş olması, çocuğun soyadının değiştirilmesi için haklı bir sebep sayılmaz; velayet 18 yaşına kadar süren geçici bir haktır.”
22 Ağustos 2026
Günün Kararı
Karı-koca birbirine karşı ayrı ayrı boşanma davası açıp bu davalar birleştirilirse, mahkeme kusuru her dava için AYRI mı belirler?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2018/4948 · K. 2018/9862 · 25.09.2018
Eşlerden her biri diğerine karşı boşanma davası açtı; iki dava birleştirilerek görüldü. Mahkeme, erkeğin davasında kadını kusurlu bulup erkek lehine tazminata, kadının davasında erkeği kusurlu bulup kadın lehine tazminata hükmetti — yani iki ayrı dava için iki ayrı kusur belirlemesi yaptı.
Karar oybirliğiyle BOZULDU — kusur tek seferde belirlenmeliydi.
“Evlilik birliği sona erinceye kadar açılmış tüm boşanma davalarında taraflara yüklenen kusurlar birlikte değerlendirilip, kusur oranı bir kez belirlenmelidir.”
21 Ağustos 2026
Günün Kararı
İflas eden bir kişinin babasından kalacak miras payına, iflas idaresi vasiyetnameyi iptal ettirerek el koyabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/540 · K. 2021/1223 · 14.10.2021
Bir kişi şahsi iflasla iflas etti, tasfiyeyi TMSF yürütüyordu. Yıllar sonra babası vefat etti; baba hayattayken iki vasiyetnameyle oğlunu mirasçılıktan ıskat etmişti. İflas idaresi, mirasın açılmasıyla oğula düşecek payın iflas masasına girip alacaklılara dağıtılabileceğini belirterek vasiyetnamelerin iptalini/tenkisini istedi; TMSF de en büyük alacaklı sıfatıyla davaya katıldı.
Direnme kararı, vasiyetnamenin geçerliliği tartışması yönünden oy çokluğuyla BOZULDU.
“İflas idaresinin, iflas masasına girecek miras payını korumak amacıyla müflisi mirastan ıskat eden vasiyetnamenin gerçekliğini sorgulayan davayı açmakta hukuki yararı vardır.”
20 Ağustos 2026
Günün Kararı
Bir haber sitesinin Facebook sayfasında hedef gösterilen kişi, "hesap bana ait değil" savunmasına karşı manevi tazminatı nasıl kazanır?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/14649 · K. 2024/5177 · 23.05.2024
Bir hâkim hakkında "ODATV" isimli Facebook sayfasında hedef gösteren bir paylaşım yapıldı, altına hakaret içerikli yorumlar geldi. Hâkim, sayfanın imtiyaz sahibi haber sitesine karşı tazminat davası açtı. Dava, sayfanın gerçekten o siteye ait olup olmadığı konusunda iki kez bozuldu; mahkeme yalnızca bir il emniyetinden teyide muhtaç bir raporla hüküm kurdu.
Ret kararı BOZULDU — içerik sağlayıcı kimliği tam tespit edilmeden hüküm kurulamaz.
“Sosyal medyadaki bir sayfanın gerçek içerik sağlayıcısı, yalnızca açık kaynak araştırmasıyla elde edilen ve teyide muhtaç olduğu belirtilen bilgiyle kesin biçimde tespit edilmiş sayılamaz.”
19 Ağustos 2026
Günün Kararı
Aracınız önceki bir kazada hasar aldıysa, sonraki kazadan doğan "değer kaybı" tazminatını hiç alamaz mısınız?
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/2049 · K. 2026/731 · 29.04.2026
Sürücünün aracına tam kusurlu bir başka araç çarptı; bilirkişi 5.000-15.000 TL arası değer kaybı tespit etti. Karşı sigorta, aynı bölgenin 2013'teki önceki bir kazada zaten ağır hasar aldığını belirledi. Mahkeme, güncel rapor değer kaybı tespit etse de bu kaza ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
Ret kararı istinafta ONANDI.
“Aracın aynı bölgesi önceki bir kazada zaten ağır hasar almışsa, sonraki kazanın o bölgede ayrıca değer kaybı doğurduğu iddiası illiyet bağı kurulamadığı için reddedilebilir.”
18 Ağustos 2026
Günün Kararı
İşçinin imzaladığı bordroda fazla mesai "yok" görünüyorsa, işçi gerçekte fazla çalıştığını tanıkla ispat edebilir mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2015/25462 · K. 2018/22543 · 05.07.2018
Otel işletmesinde çalışan işçi, kış sezonunda ayda birkaç kez saat 02:00'ye kadar mesai yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini ileri sürdü. İşveren puantaj ve kamera kayıtlarıyla fazla mesai yapılmadığını savundu. Mahkeme, tanık beyanlarına dayanarak işçinin fazla çalıştığını kabul etti.
Fazla mesai hesabındaki teknik eksiklik yönünden BOZULDU; tanıkla ispat ilkesi onandı.
“İmzalı bordroda fazla mesai hiç görünmüyorsa, işçi fazla çalıştığını tanık dahil her türlü delille ispat edebilir; bordronun imzalı olması tek başına yeterli değildir.”
17 Ağustos 2026
Günün Kararı
Banka, kredinin erken kapatılmasında "erken kapama komisyonu" adı altında dilediği bedeli tahsil edebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/656 · K. 2022/1350 · 20.10.2022
Şirket, bankadan kullandığı 3,9 milyon Euro'luk krediyi erken kapatmak istedi; banka "erken kapatma komisyonu" adı altında 241.169 Euro tahsil etti. Şirket bu kesintinin fahiş olduğunu ileri sürerek fazlasının iadesini istedi. Mahkemeler emsal banka ortalamalarıyla karşılaştırıp komisyonu bir orana indirdi.
Direnme kararı BOZULDU — sözleşmedeki hesap yöntemi esas alınmalı.
“Erken kapama komisyonu, sözleşmede belirlenen açık hesap yöntemine göre hesaplanır; emsal banka ortalamasıyla karşılaştırılarak hakkaniyete uygun bir oran belirlenmesi sözleşme hükmünün yerini tutmaz.”
16 Ağustos 2026
Günün Kararı
Engelli aracı için ödenmeyen ÖTV, tescilden hemen önce vefat eden kişinin mirasçılarından istenebilir mi?
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu · E. 2025/21 · K. 2026/1 · 28.01.2026
%100 engelli raporuyla ÖTV istisnasından yararlanarak araç satın alan kişi, fatura düzenlenip vergi dairesine bildirim yapıldıktan sonra, aracın tescil edildiği gün ama tescil saatinden önce vefat etti. Vergi dairesi "tescil anında istisna sahibi hayatta değildi" diyerek ödenmeyen ÖTV'yi ceza ve faiziyle mirasçılardan istedi; bölge idare mahkemeleri arasında görüş ayrılığı çıktı.
Mirasçılardan tarhiyat yapılmasının hukuka uygun olmadığı yönünde oy çokluğuyla içtihat birleştirildi (kesin).
“Fatura tarihinde istisna koşullarını taşıyan engellinin bu tarihten sonra, tescilden önce vefat etmesi, ÖTV istisnasından yararlanılmasına engel değildir.”
15 Ağustos 2026
Günün Kararı
Kendini adliye görevlisi gibi tanıtıp dolandıran kişi, sıradan dolandırıcıdan daha ağır cezalandırılır mı?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/471 · K. 2023/176 · 22.03.2023
Sanık, telefon görüşmelerinde kendisini adliyedeki uzlaştırma bürosu görevlisi olarak tanıttı, bir aşamada avukat olduğunu da söyledi; bu yolla mağduru dolandırdı. Yerel mahkeme eylemi nitelikli dolandırıcılık sayıp 6 yıl 3 ay hapis verdi. Başsavcılık, avukat iddiasının tek başına yetmediğini ileri sürerek itiraz etti.
İtiraz oybirliğiyle REDDEDİLDİ — nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyeti kesinleşti.
“Failin kendisini bir kamu kurum ve kuruluşuyla ilişkili olarak tanıtması, bu sıfatı gerçekten taşımasa da tek başına nitelikli dolandırıcılık unsurunu oluşturur.”
14 Ağustos 2026
Günün Kararı
Eşler bir taşınmazı yarı yarıya adlarına tescil ettirirse, biri "asıl parayı ben ödedim" diyerek fazla pay isteyebilir mi?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2022/8592 · K. 2023/6500 · 25.12.2023
Evlilik birliği içinde bir daire, taraflar adına yarı yarıya paylı mülkiyet olarak tapuya tescil edildi. Boşanma davasında erkek, taşınmaza kişisel birikimiyle katkıda bulunduğunu ileri sürerek 143.500 TL katkı/katılma payı istedi; ilk derece mahkemesi tanık beyanlarına dayanarak bu talebi kabul etti.
Alacak talebinin reddi kararı oybirliğiyle ONANDI.
“Taşınmazın evlilik içinde eşlerin serbest iradesiyle yarı yarıya paylı tescil edilmesi, her payın o eşin kişisel mal grubuna terk edildiği anlamına gelir; ek katkı iddiası ayrıca ispatlanmalıdır.”
13 Ağustos 2026
Günün Kararı
Sahte kimlikle mağazadan çekilen kredinin zararından mağaza mı, banka mı sorumludur?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi · E. 2019/1948 · K. 2022/58 · 20.01.2022
Bir kişi başkasının sahte nüfus cüzdanıyla mağazadan kredili alışveriş yaptı. Mağaza SMS ile onaylanan başvuruda kimliği inceleyip bankaya gönderdi; banka krediyi onaylayıp tutarı aktardı. Gerçek kimlik sahibinin şikâyetiyle sahtecilik ortaya çıktı. Banka, kimlik doğrulama yükümlülüğünün mağazaya ait olduğunu ileri sürerek zararı mağazadan istedi.
Bankanın davası oybirliğiyle REDDEDİLDİ, istinaf esastan reddedilerek onandı.
“Sahte kimliği gözle inceleyen mağazanın bunu anlaması mümkün değildir; kimliğin gerçekliğini teyit etme yükümlülüğü istihbarat imkânına sahip bankaya aittir.”
12 Ağustos 2026
Günün Kararı
Kapıdan satışta cayma bildirimini süresinde gönderen tüketici, bildirimin satıcıya geç ulaşmasından sorumlu tutulabilir mi?
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2015/9995 · K. 2016/15283 · 15.06.2016
Tüketici, evine gelen şirket yetkilileriyle bir eğitim seti için kapıdan satış sözleşmesi imzaladı; iki gün sonra cayma hakkını kullandığını bildirdi. Bu bildirim satıcıya ancak dokuz gün sonra ulaştı. Mahkeme, bildirimin satıcıya 7 gün içinde ulaşmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
Ret kararı oybirliğiyle BOZULDU — cayma geçerlidir.
“Cayma hakkının süresinde kullanıldığının ispatı için bildirimin satıcıya ulaşma tarihi değil, süresi içinde satıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir.”
11 Ağustos 2026
Günün Kararı
İşe iade davasını kazanan işçiyi "işe davet edip" çalıştırmayan işveren tazminattan kurtulabilir mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2013/15377 · K. 2015/10446 · 12.03.2015
Sendikal nedenle işten çıkarılan işçi işe iade davasını kazandı, işe başlatmama tazminatı 1 yıllık ücret olarak belirlendi. İşveren işçiyi işe davet etti; işçi gittiğinde ilk gün evrak eksikliği bahane edilip başlatılmadı, üçüncü gün farklı işte çalıştırılmak istendi. Mahkeme, işçinin işe başlayıp kendi isteğiyle ayrıldığını kabul ederek tazminatı reddetti.
Karar oybirliğiyle BOZULDU — işe başlatmama tazminatı hüküm altına alınmalı.
“İşverenin işe iade davası açan işçileri işyerinde ilan ederek bir daha giremeyeceklerini duyurması, işçiyi kâğıt üzerinde başlatmış gibi gösterme çabasının kanıtıdır.”
10 Ağustos 2026
Günün Kararı
Eski eşinden yoksulluk nafakası alan kadın, başka biriyle fiilen evli gibi yaşarsa nafakası kesilir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2015/17451 · K. 2017/5145 · 12.04.2017
Boşanma sonrası kadına aylık 200 TL yoksulluk nafakası bağlandı. Erkek, kadının 2012'den beri bir başka kişiyle birlikte yaşadığını ve bu birliktelikten 2013'te babası tarafından tanınan bir çocuğun doğduğunu belirterek nafakanın kaldırılmasını istedi. Mahkeme, kadının doğumdan sonra yine ailesiyle yaşadığı gerekçesiyle talebi reddetti.
Karar oybirliğiyle BOZULDU — nafaka kaldırılmalıydı.
“Fiilen evli gibi yaşadığı tanıklarca doğrulanan ve bu birliktelikten tanınan bir çocuğu olan nafaka alacaklısı bakımından, birlikteliğin kısa sürmesi veya sonradan bitmesi bu olguyu ortadan kaldırmaz.”
9 Ağustos 2026
Günün Kararı
Eşin "beni çekme" diye tepki gösterdiği ev içi görüntü kaydı boşanmada delil olur mu?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/26 · K. 2022/1434 · 02.11.2022
Kadın, eşinin yıllarca aşağılayıcı sözler söylediğini ileri sürerek boşanma davası açtı. Erkek, evde çektiği görüntülerle tarafların dava sonrası da birlikte yaşadığını, kadının bu davranışları affettiğini savundu. Kayıtlarda kadının defalarca "beni çekme, mahkemede mi kullanacaksın" dediği görülüyordu. Mahkeme kaydı esas alıp af olduğuna hükmetti; Özel Daire kaydın rızasız olduğu gerekçesiyle bozdu; mahkeme direndi.
Direnme, değişik gerekçeyle oy çokluğuyla BOZULDU (kesin) — boşanmaya karar verilmelidir.
“Kişinin çekim sırasında "beni çekme" diyerek tepki göstermesi, çekimin farkında olduğunu gösterir; bu hâliyle kayıt, kişinin bilgisi dışında hukuka aykırı yolla elde edilmiş sayılmaz.”
8 Ağustos 2026
Günün Kararı
Miras bırakanın ölümünden tam 3 ay sonra yapılan ret başvurusu süresinde midir?
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2015/2376 · K. 2015/5130 · 06.05.2015
Muris 30 Ocak 2014'te vefat etti. Mirasçılar mirası reddetmek için 30 Nisan 2014'te sulh hukuk mahkemesine başvurdu. Mahkeme "3 aylık yasal süre içinde ret beyanında bulunulmadığı" gerekçesiyle davayı reddetti.
Ret kararı oybirliğiyle BOZULDU — süre dolmadan başvurulmuştu.
“Mirasın reddi süresinin hesabında gün sayısı değil TBK'daki ay hesabı esas alınır; üç aylık süre dolmadan yapılan başvuru süresindedir.”
7 Ağustos 2026
Günün Kararı
Yağmurda ıslanan metro yürüyen merdiveninden düşen yolcu idareden tazminat alabilir mi?
Danıştay 8. Daire · E. 2022/5353 · K. 2022/7988 · 22.12.2022
Yolcu, metro istasyonunun yürüyen merdiveninin yağmur suyuyla ıslanması nedeniyle kayıp düşerek yaralandı; maddi ve manevi tazminat istemiyle belediyeye başvurdu, ret üzerine dava açtı.
Ret kararı oy çokluğuyla ONANDI (2 karşı oy).
“Yürüyen merdivenin teknik şartnamelere uygun olduğu, ıslanmanın anlık olarak gözlemlenip anında müdahale edilmesinin pratikte mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.”
6 Ağustos 2026
Günün Kararı
Tek taraflı kazada sürücü kendi kusuruyla ölürse ailesinin tazminat davasında zamanaşımı 2 yıl mı 15 yıl mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1104 · K. 2018/670 · 04.04.2018
Aracın sürücüsü ve maliki, tek taraflı kazada direksiyon hâkimiyetini kaybederek öldü; birden fazla yolcu da yaralandı. Eşi ve çocukları sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı istedi. Sigorta şirketi, Karayolları Trafik Kanunu'ndaki 2 yıllık zamanaşımının dolduğunu savundu; mahkeme davayı bu gerekçeyle reddetti.
Ret kararı oy birliğiyle BOZULDU — 15 yıllık ceza zamanaşımı uygulanmalıydı.
“Zarara yol açan fiil aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiilse, ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı süresi tazminat davası için de geçerlidir; failin ceza davasına konu olması aranmaz.”
5 Ağustos 2026
Günün Kararı
İşvereni cep telefonuyla gizlice görüntüleyen işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2013/7615 · K. 2013/11138 · 13.06.2013
2 yıl 4 ay çalışan salon personeli, işten kovulduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istedi. İşveren, işçinin kendisini gizlice cep telefonuyla görüntülediğini, bunu eski çalışanların açtığı davalara "delil" olarak hazırladığını savundu. Mahkeme bu iddiayı tutanakla belgelenmediği için dikkate almadı ve tazminatları hükmetti.
Karar oybirliğiyle BOZULDU — tazminat talebi reddedilmeliydi.
“İşvereni işyerinde rızası dışında gizlice görüntülemek doğruluk ve dürüstlükle bağdaşmaz; bu davranış işverene tazminatsız fesih hakkı tanır.”
4 Ağustos 2026
Günün Kararı
Nişanda takılan altınların "sahte" olduğu iddiası kim tarafından ispatlanmalı?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2015/3347 · K. 2015/8639 · 26.02.2018
Bir yıl nişanlı kalan çift ayrıldı; kadın, nişanda takılan 6 bilezik, söz bileziği ve bir takı setinin iadesini istedi. Erkek tarafı, o gün takılan altınların sahte olduğunu, gerçeklerinin düğünde takılacağının kararlaştırıldığını, kadın tarafının bunu bildiğini savundu. Mahkeme ispat yükünü kadına yükleyerek davayı reddetti.
Ret kararı oybirliğiyle BOZULDU — ispat yükü ters çevrilmiştir.
“Nişan yüzüğü dışındaki tüm altın ve takılar mutad dışı hediye sayılır; bunların sahte olduğunu iddia eden taraf bu iddiasını ispatla yükümlüdür.”
3 Ağustos 2026
Günün Kararı
Fazla mesai isteyen işçinin tanığı, başka bir davada "ücretler ödendi" demişse bu talebi çürütür mü?
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi · E. 2016/13131 · K. 2019/12162 · 30.05.2019
İşçi fazla mesai ücretinin ödenmediğini ileri sürerek dava açtı; yazılı kayıt olmadığından mahkeme tanık beyanlarına göre haftada 7 saat fazla çalışmaya hükmetti. Ancak aynı işçi, daha önce başka bir işçinin aynı işverene karşı açtığı davada tanık olarak dinlenmiş ve o duruşmada "fazla mesai ücretlerinin ödendiğini" beyan etmişti.
Karar oybirliğiyle BOZULDU — fazla mesai talebi reddedilmeliydi.
“İşçinin başka bir davada tanık sıfatıyla hâkim huzurunda 'fazla mesai ücretleri ödendi' şeklindeki beyanı, kendi açtığı davadaki fazla mesai talebini çürütür.”
2 Ağustos 2026
Günün Kararı
Velayeti kendisine bırakılan anne, çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2015/135 · K. 2016/118 · 29.01.2016
Boşanan çiftin velayeti anneye bırakılan çocuğu, babasının soyadını taşımaya devam ediyordu. Anne, farklı soyadların çocuğu okulda ve resmî işlemlerde zor durumda bıraktığını ileri sürerek soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesini istedi. Asliye hukuk mahkemesi davayı esastan inceleyip kabul etti.
Karar oy çokluğuyla, değişik gerekçeyle BOZULDU — görevsizlik kararı verilmeliydi.
“Velayet hakkının sırf anneye verilmiş olması, çocuğun soyadının değiştirilmesi için haklı bir neden sayılmaz; evlilik birliğinde doğan çocuk ailenin soyadını taşımaya devam eder.”
1 Ağustos 2026
Günün Kararı
Kirası devam eden ama o an boş bulunan daireyi satın alan yeni malik, çilingirle girip kilidi değiştirirse suç işlemiş olur mu?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2023/2648 · K. 2024/10059 · 26.12.2024
Yeni malik, satın aldığı dairenin kiracısına ihtarname gönderip boşaltmasını istedi; kiracı eşyalarının bir kısmını çıkarmış ama henüz taşınmamıştı. Yeni malik, dairenin o an boş olduğu bir aralıkta çilingirle girip kilidi değiştirdi. Savcılık "daire o an boştu, mülkiyete dayanılarak girildi" diyerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi; itiraz da reddedildi.
Karar oybirliğiyle KANUN YARARINA BOZULDU — kovuşturma açılmalıydı.
“Hakkı olmayan yere tecavüz suçu malik tarafından kiracıya karşı da işlenebilir; kira sözleşmesi devam ederken taşınmaza çilingirle girilip kilit değiştirilmesi kamu davası açılmasını gerektirir.”
31 Temmuz 2026
Günün Kararı
Düğün salonu "kapora iade edilmez, iptalde ücretin tamamı alınır" şartını uygulayabilir mi?
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2016/9475 · K. 2018/11752 · 10.04.2012
Çift, düğün salonuyla organizasyon sözleşmesi imzaladı; salon, düğün tarihinden 30 gün önce sözleşmeyi tek taraflı iptal etti. Sözleşmede "kapora iade edilmez, merasimden vazgeçilirse aynı tarih satılmasa dahi ücretin tamamı alınır" şartı vardı. Salon, bakiye ücret için icra takibi başlattı; çift itiraz etti, mahkeme davayı reddetti.
Ret kararı oybirliğiyle BOZULDU — zarar iddiası bilirkişiyle araştırılmalı.
“Kaporanın yanacağını ve iptalde ücretin tamamının alınacağını öngören şart haksız şarttır; işletmeci ancak somut kâr kaybını ispatlarsa gerçek zararını ayrıca isteyebilir.”
30 Temmuz 2026
Günün Kararı
Apartman yöneticiliği aleyhine alınan ilam, ismi ilamda yazmayan kat malikine karşı da icraya konulabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1677 · K. 2019/1422 · 19.12.2019
Kapıcılık alacağı için apartman yöneticiliği aleyhine açılan davada işçi lehine hüküm kuruldu, kesinleşti. Alacaklı ilamı, hem yöneticilik hem de ilamda adı hiç geçmeyen bir kat maliki hakkında icraya koydu. Kat maliki, "ilamın tarafı değilim" diyerek takibin iptalini istedi. İcra mahkemesi şikâyeti reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Direnme oy çokluğuyla ONANDI (kesin) — kat malikine çıkarılan icra emri usule uygundur.
“Apartman yönetimi kat maliklerini temsilen bulunduğundan, yönetim aleyhine alınan ilam bağımsız bölüm maliklerine karşı da icraya konulabilir; malikin ilamda ismen yazılı olması şart değildir.”
29 Temmuz 2026
Günün Kararı
Estetik ameliyat sonrası enfeksiyon gelişirse doktorun tıbbi kusuru aranır mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/284 · K. 2022/1423 · 02.11.2022
Fiziksel görünümüne bağlı bir meslekten kazancını sağlayan davacı, estetik operasyon yaptırdı. Ameliyat sonrası enfeksiyon gelişti, ikinci bir operasyon geçirmek zorunda kaldı, yatarak tedavi gördü. Mahkeme 5.000 TL manevi tazminata hükmetti; dosya HGK önüne geldi.
Direnme oy çokluğuyla BOZULDU — tazminat artırılmalı.
“Estetik ameliyat eser sözleşmesi niteliğindedir; yüklenici bir sonuç taahhüt eder, amaçlanan sonuç elde edilemezse tıbbi kusur aranmaksızın ayıplı ifadan sorumluluk doğar.”
28 Temmuz 2026
Günün Kararı
Kirası ödenmeyen kiracı, aynı dönemde farklı gerekçeli iki ihtarla da tahliye edilebilir mi?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2013/13330 · K. 2013/14773 · 04.11.2013
Kira tespit davasıyla aylık kira 1.400 TL'ye yükseltilip kesinleşti. Ev sahibi bu ilama dayanarak geçmiş kira farkı için icra takibi başlattı (1. ihtar); birkaç ay sonra aynı kira döneminde bir başka ay için ayrı noter ihtarnamesi çekti (2. ihtar). Kiracı ödemeyince ev sahibi iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası açtı; mahkeme "ihtarlar farklı aylara ait" diyerek reddetti.
Ret kararı oybirliğiyle BOZULDU.
“İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel değildir; aynı kira dönemi içinde iki ayrı yazılı ihtara sebebiyet veren kiracı tahliye edilir.”
27 Temmuz 2026
Günün Kararı
İşe iade davası açan işçi, aynı olaylar için mobbing tazminatı da isteyebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2019/571 · K. 2020/23 · 16.01.2020
Banka çalışanı, yıllardır amirleri ve iş arkadaşlarınca psikolojik tacize uğradığını, üst makamlara defalarca bildirdiğini ancak sonuç alamadığını, sonunda istifaya zorlanarak işten çıkarıldığını ileri sürerek manevi tazminat istedi. Aynı olaylar için ayrıca işe iade davası da açmıştı. Mahkeme "çelişkili davranış" diyerek delil toplamadan davayı reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Direnme oy birliğiyle BOZULDU (kesin) — deliller toplanıp yeniden karar verilecek.
“İş güvencesi hükümlerinden yararlanan işçinin hak arama özgürlüğü kapsamında açtığı işe iade davası, aynı olaylara dayalı tazminat davasında işçi aleyhine yorumlanamaz.”
26 Temmuz 2026
Günün Kararı
Restoranın otopark görevlisine bırakılan araç çalınırsa işletme sorumlu mu?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/3076 · K. 2018/498 · 21.03.2018
Lokantaya gece gelen müşteri, aracını anahtarıyla lokantanın otopark görevlisine bıraktı; araç 45 dakika içinde çalındı. Kasko şirketi malike 74.000 TL ödeyip işletmeye rücu etti. Mahkeme "görevli, sigortalının adamı sayılır" diyerek davayı reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararı oy çokluğuyla BOZULDU — işletmenin sorumluluğu esas alınarak zarar kapsamı araştırılacak.
“Aracı teslim alan, çalınmaması için her türlü tedbiri almak zorundadır; otopark görevlisi işletmecinin çalışanı olduğundan meydana gelen zarardan işletme sahibi sorumludur.”
25 Temmuz 2026
Günün Kararı
Sürücü alkollü çıktı diye kasko hasarı ödemeyi otomatik reddedebilir mi?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi · E. 2022/1143 · K. 2022/1280 · 20.10.2022
Kazadan 47 dakika sonra alınan kanda 0,387 promil alkol çıktı; yönetmelikteki geriye dönük hesaplamayla kaza anı için 0,504 promil bulundu. Kasko şirketi, yasal sınır (0,50) aşıldığı için 48.234 TL'lik hasarı teminat dışı sayarak ödemedi; ilk derece mahkemesi davayı reddetti.
İstinaf başvurusu oy birliğiyle KABUL edildi; ret kararı kaldırılıp dosya mahkemesine iade edildi (kesin).
“Teminat dışılık için yasal sınır üzerinde alkol tek başına yeterli değildir; kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediği bilirkişi incelemesiyle tespit edilmelidir.”
24 Temmuz 2026
Günün Kararı
Hayat sigortalı kredi borçlusu ölürse banka doğrudan mirasçıyı takip edebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/416 · K. 2022/1767 · 20.12.2022
25.000 TL bireysel kredi kullanan ve lehine hayat sigortası yapılan borçlu, dört ay sonra vefat etti. Sigorta şirketi "önceden gelen kanser teminat dışı" diyerek ödemedi. Banka, sigortacıya dava açmak yerine doğrudan mirasçılar ve kefil hakkında icra takibi başlattı. Mahkeme davaları reddetti, Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Direnme, değişik gerekçeyle oy çokluğuyla ONANDI — mirasçılara açılan davalar reddedildi (kesin).
“Banka, sigorta bedelinin ödenmesi için sigorta şirketine karşı dava dâhil tüm hukuki yolları tüketmeden kredi borcu için mirasçılara başvuramaz.”
23 Temmuz 2026
Günün Kararı
Aldatılan eş, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiden tazminat isteyebilir mi?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/18324 · K. 2023/12951 · 04.12.2023
Kadın, eşinin kendisini eşinin öz amcasıyla — kamuoyunun tanıdığı bir kişiyle — aldattığını, ilişkinin görüntülerle ifşa olup aylarca haber konusu olduğunu belirterek amcadan 1.000.000 TL manevi tazminat istedi. İlk derece ve istinaf mahkemeleri davayı reddetti.
Ret kararı oy birliğiyle ONANDI.
“Başkaca bir kişilik hakkı ihlali bulunmadıkça, salt evli bir kişiyle birlikte olmak şeklindeki eylemden dolayı aldatılan eş üçüncü kişiden manevi tazminat isteyemez.”
22 Temmuz 2026
Günün Kararı
Bıçakla üzerine yürüyen saldırganı vuran taksiciye ceza verilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2012/1557 · K. 2014/233 · 06.05.2014
61 yaşındaki taksici, gece 04.00'te ücreti eksik ödeyen üç yolcuyla tartıştı; poşetle alnına vuruldu. Havaya ve yere ateş etmesine rağmen yolculardan biri sustalı bıçakla "vur lan delikanlıysan" diyerek üzerine yürüdü. Geri çekilip defalarca uyaran taksici tek el ateş etti; saldırgan öldü. Mahkeme ceza vermedi; Başsavcılık "haksız tahrikle kasten öldürme" diyerek itiraz etti.
İtiraz oy çokluğuyla REDDEDİLDİ — ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşti.
“Saldırının etkisiyle paniğe kapılıp korkan failin meşru savunma sınırını aşması hayatın olağan akışında beklenebilecek bir durumdur; bu hâlde faile ceza verilmez.”
21 Temmuz 2026
Günün Kararı
Noterde yapılan vasiyetname bile iptal edilebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/726 · K. 2024/511 · 09.10.2024
Okuma yazma bilmeyen anne, noter vasiyetnamesiyle iki taşınmazını tek oğluna bıraktı. Ölümünden sonra diğer kardeşler iptal davası açtı; tanık şerhinde vasiyetnamenin "okunmak üzere vasiyetçiye verildiği ve kendisinin okuduğu" yazılıydı — oysa vasiyetçi okuma bilmiyordu. BAM vasiyetnameyi iptal etti, Özel Daire bozdu, BAM direndi.
Direnme oy çokluğuyla ONANDI — vasiyetname iptal edildi (kesin).
“Okuma yazma bilmeyenin vasiyetnamesinde memur, tasarrufun tamamını iki tanık huzurunda sesli okumak zorundadır; şekil şartlarından birinin eksikliği vasiyetnameyi geçersiz kılar.”
20 Temmuz 2026
Günün Kararı
Düğününden iki gün önce "evlilik sebebiyle" istifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/4245 · K. 2024/5687 · 26.03.2024
İşçi, 26.01.2022 tarihli dilekçesiyle "kendi isteğimle evlilik sebebiyle ayrılmak istiyorum" diyerek işten ayrıldı; iki gün sonra 28.01.2022'de evlendi. Mahkeme kıdem tazminatına hükmetti, karar kesindi. Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz yoluna gitti.
Karar oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULDU — kıdem talebinin reddi gerekirdi.
“Evlilik nedeniyle fesih hakkı, evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; nikâhtan önce yapılan fesihte evlilik nedeniyle fesih şartları oluşmaz ve kıdem tazminatı doğmaz.”
19 Temmuz 2026
Günün Kararı
"Tahliye taahhüdünü boş kâğıda imzalattılar" diyen kiracı tahliyeden kurtulur mu?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/975 · K. 2021/1108 · 28.09.2021
İşyeri kiracısı, yazılı taahhütle taşınmazı belirli tarihte boşaltmayı üstlendi; boşaltmayınca kiraya veren tahliye davası açtı. Kiracı, taahhütnamenin kira sözleşmesi imzalanırken boş ve tarihsiz alındığını, manevi cebir altında imzalatıldığını savundu. Mahkeme kiracıyı haklı buldu; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Kiracı lehine verilen direnme kararı oy çokluğuyla BOZULDU.
“Taahhüdün kira sözleşmesinden önce imzalatıldığını kiracı ispatlamalıdır; tarihlerin sonradan doldurulması belgeyi geçersiz kılmaz, aykırı doldurulduğunu da kiracı ispatlar.”
18 Temmuz 2026
Günün Kararı
Şube müdürünün yönlendirdiği "yüksek getirili işlem"de para kaybolursa banka sorumlu mu?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2019/173 · K. 2022/570 · 19.04.2022
Şube müdürü, müşteriyi "1,5 milyar Avro'luk transferin işlem masrafı" olarak 167.000 USD'yi Tayvan'daki bir hesaba göndermeye ikna etti; paranın on günde %15 faiziyle döneceğini, işlemin bankanın güvencesinde olduğunu ve havalenin "şartlı" gönderileceğini söyledi. Şart gerçekleşmeden para karşı tarafça çekildi. Mahkeme, davayı "husumet havale alıcısına yöneltilir" diyerek reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararı oy birliğiyle BOZULDU — dava bankaya yöneltilebilir, işin esası incelenmelidir.
“Banka bir güven kurumudur; şube müdürünün yanlış bilgi ve tavsiyelerle, talimata aykırı işlemle verdiği zarardan ifa yardımcısının eyleminden sorumluluk gereği banka sorumludur.”
17 Temmuz 2026
Günün Kararı
Üç yıl sonra freni arızalanan "sıfır" araç, sıfırıyla değiştirilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/35 · K. 2021/317 · 23.03.2021
2012'de 56.010 TL'ye satın alınan araçta 2015'te yokuş inişte fren pedalı aniden sertleşti; sürücü ancak el freniyle durabildi. Serviste üretim hatası niteliğinde gizli ayıp tespit edildi, arıza 1.949,91 TL'ye onarıldı. Tüketici aracın sıfır km misliyle değiştirilmesini talep etti; mahkeme ve BAM kabul etti, Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Değişime hükmeden direnme kararı oy çokluğuyla BOZULDU — onarım masrafının iadesi değerlendirilmelidir.
“Onarımla giderilmiş üretim hatası için aracın misliyle değiştirilmesini istemek, iyiniyet kurallarına aykırıdır ve taraflar arasında aşırı dengesizliğe yol açar.”
16 Temmuz 2026
Günün Kararı
İnternetten reklam geliri elde eden öğrenciye vergi mükellefiyeti açılabilir mi?
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu · E. 2022/184 · K. 2024/77 · 14.02.2024
Üniversite öğrencisi, tasarladığı internet siteleri üzerinden iki yılda toplam yaklaşık 29 bin TL gelir elde etti; ödemelerin çoğu Google reklam bedeliydi. İhbar üzerine vergi dairesi, geriye dönük olarak ticari kazanç yönünden gelir vergisi ve KDV mükellefiyeti tesis etti. Vergi mahkemesi işlemi iptal etti, Danıştay 4. Dairesi bozdu, mahkeme ısrar etti.
Israr kararı oy çokluğuyla ONANDI — mükellefiyet tesisi hukuka aykırı.
“Sermaye gücüne dayanmaksızın, ticari bir organizasyon bulunmaksızın şahsi emeğe ve ilmî bilgiye dayanılarak yürütülen işlerden elde edilen gelir, ticari kazanç olarak nitelendirilemez.”
15 Temmuz 2026
Günün Kararı
Hâkime "Allah belanı versin" demek hakaret suçu mu?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2014/328 · K. 2014/386 · 16.09.2014
Hırsızlık suçlamasıyla sorguya sevk edilen sanık, hâkim tutuklama kararını açıklayınca duruşma salonunda yüksek sesle "Allah belanı versin" dedi. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaretten 1 yıl hapis cezası aldı; Özel Daire bozdu, yerel mahkeme direndi.
Mahkûmiyette direnme kararı BOZULDU — beraat gerekir (oy çokluğu, 7 karşı oy).
“Zarar ve sıkıntıya düşmeyi yaratıcıdan dileme mahiyetindeki sözler, somut bir fiil isnadı içermediği veya sövme oluşturmadığı takdirde hakaret olarak kabul edilemez.”
14 Temmuz 2026
Günün Kararı
Eşinizin WhatsApp yazışmalarını gizlice ele geçirirseniz boşanmada delil olur mu?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/5012 · K. 2024/1780 · 14.03.2024
Koca, eşinin telefonundan kendi bilgisayarında WhatsApp Web oturumu açıp yazışma kayıtlarını aldı ve "aldatma" iddiasıyla boşanma davası açtı. İlk derece mahkemesi bu kayıtlara dayanarak kadını tam kusurlu saydı ve boşanmaya hükmetti; istinaf başvurusu da esastan reddedildi.
Erkeğin boşanma davasının kabulü yönünden karar oy birliğiyle BOZULDU.
“Hukuka aykırı olarak elde edildiği tespit edilen delil, itiraz ileri sürülmese dahi dikkate alınamaz; kusur belirlemesinde kullanılamaz ve sadakatsizlik bu delille eşe kusur olarak yüklenemez.”
13 Temmuz 2026
Günün Kararı
Düğün takılarını isteyen kadın kocasına yemin teklif ederse ne olur?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1002 · K. 2018/494 · 21.03.2018
Kadın, düğünde takılan altınların bozdurulup koca adına bankaya yatırıldığını ve bir kısmıyla minibüs hattı alındığını ileri sürdü. Tanıkla ispat edemeyince kocaya yemin teklif etti. Koca "bir kısmını birlikte bozdurup harcadık, kalan altınlar eşimde, bende kalan yok" diye yemin etti. Yerel mahkeme davayı reddetti; Özel Daire "yeminde bozdurma ikrarı var" diyerek bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararı ONANDI, oy çokluğuyla — yemin altında söylenen sözler bölünemez; koca "bende kalan altın yok" dediğine göre iddia kanıtlanamamıştır.
“Yemin ile iddianın sonucu, yemin edecek kimsenin iradesine ve vicdanına bırakılmış olur ve yemin altında söylenen sözler bölünemez; beyan bir bütün olarak değerlendirilir.”
12 Temmuz 2026
Günün Kararı
Sosyal medyada isim vermeden hedef göstermek kişilik hakkı ihlali midir?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2024/2755 · K. 2025/10151 · 26.06.2025
Bir havalimanındaki kaza sonrası, kendini gazeteci olarak tanıtan bir kullanıcı Twitter'da paylaşım yaptı. Havalimanı otopark yöneticisi, paylaşımdaki ifadelerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat istedi. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul edip 6.000 TL tazminata hükmetti; BAM ise davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, oybirliğiyle karar verildi — paylaşımda davacıya yönelik "matufiyet" gerçekleşmediğinden kişilik hakkı ihlali ve manevi tazminat koşulları oluşmamıştır.
“Kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminatta 'matufiyet' şartı aranır; kişinin adı açıkça anılmasa dahi konumu, sıfatı veya içerikten kime yöneldiği kuşkuya yer bırakmayacak biçimde anlaşılıyorsa isim anılmış sayılır. Sözlerin belirli kişiyle bağlantısı kurulamıyorsa kişilik hakkı ihlali oluşmaz.”
11 Temmuz 2026
Günün Kararı
Kasko; aracın değer kaybını, araçsız kalmayı ve manevi tazminatı öder mi?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi · E. 2017/1150 · K. 2018/1307 · 15.11.2018
Sigortalının aracı, olaylar (halk hareketi) sırasında hasar gördü. Sigortalı kaskodan; hasar bedeli dışında 20.000 TL değer kaybı, 5.000 TL araç mahrumiyeti (kullanamama) zararı ve 15.000 TL manevi tazminat istedi. Sigorta şirketi hasarı ödedi ama diğer kalemleri reddetti. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyeti talebi reddetti; sigortalı istinafa başvurdu.
İstinaf başvurusunun reddi — değer kaybı, araç mahrumiyeti ve sigortalının kendi manevi zararı, ek prim/ek teminat olmadıkça kasko kapsamında değildir.
“Araç değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı dolaylı zarar niteliğinde olup, ek sözleşme ve ek primle teminata dâhil edilmedikçe kasko kapsamında değildir; poliçedeki manevi tazminat klozu da sigortalının kendi zararını değil, aracın üçüncü kişilere verdiği zararları karşılar.”
10 Temmuz 2026
Günün Kararı
Borç yüzünden tek evim satılır mı? 'Haline münasip ev' nasıl korunur?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2024/7210 · K. 2025/447 · 22.01.2025
İcra takibinde borçlunun evine haciz konuldu. Borçlu, evin kendisine ve ailesine uygun (haline münasip) tek konutu olduğunu, bu nedenle haczedilemeyeceğini ileri sürerek meskeniyet (haczedilmezlik) şikayetinde bulundu. Bilirkişi mahcuz evi 2.500.000 TL, borçlunun haline münasip ev değerini 1.500.000 TL olarak belirledi. İcra mahkemesi şikayeti kısmen kabul etti: ev 1.500.000 TL'den az olmamak üzere satılacak, bu tutar borçluya bırakılacak, kalanı alacaklıya ödenecek. Tartışma, değerin haciz tarihine mi yoksa altı gün sonraki şikayet tarihine göre mi belirleneceği noktasında çıktı.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, oy çokluğuyla karar verildi — değer şikayet tarihine göre belirlenmiş olsa da 6 günlük fark sonuca etkili görülmedi. Bir üye karşı oyda değerlemenin kesin haciz tarihine göre yapılması gerektiğini belirtti.
“Borçlunun haline münasip evi haczedilemez; mahcuzun değeri bu bedelden fazlaysa ev satılır, borçluya haline münasip bir ev alabileceği kadar para bırakılır, artan kısım alacaklıya ödenir (İİK m.82). Evin haline münasip olup olmadığı kural olarak kesin haciz tarihine göre belirlenir.”
9 Temmuz 2026
Günün Kararı
Kiracının yaptığı kaçak imalatın imar cezası mülk sahibine kesilir mi?
Danıştay 6. Daire · E. 2019/9593 · K. 2020/8974 · 07.10.2020
İzmir Konak'ta bir taşınmaz, maliki tarafından banka şubesi olarak kiralandı. Kira sözleşmesinde, kiralanan yerde yapılacak tadilat için ruhsat alma ve doğabilecek ceza/yaptırımların — mal sahibi adına düzenlenmiş olsa dahi — tamamen kiracının sorumluluğunda olduğu açıkça yazılıydı. Belediye, bodrum katında ruhsatsız ilave imalat tespit edip mülk sahibine (malike) 3194 sayılı İmar Kanunu m.42 uyarınca idari para cezası kesti ve yıkım kararı aldı. İdare Mahkemesi, malikin sorumlu olduğunu kabul ederek davayı reddetti.
Para cezasına ilişkin kısım BOZULDU, yıkıma ilişkin kısım onandı (oybirliği) — kaçak imalatı kiracı yaptıysa, mal sahibine imar para cezası verilemez.
“Cezaların şahsiliği ilkesi gereğince imar para cezası, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan veya yaptıran yapı sahibi adına verilir; yapı sahibi her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olmak zorunda olmadığından, aykırılığı yapanın malikten farklı biri (örneğin kiracı) olduğu anlaşıldığında ceza malike değil, yapıyı yapana verilir.”
8 Temmuz 2026
Günün Kararı
Çocukla görüş düzenlenirken otizm/özel durum nasıl gözetilir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/7592 · K. 2024/8799 · 19.11.2024
Anlaşmalı boşanmada ortak çocukların velayeti babaya verildi. Sonra çocuklardan birine otizm teşhisi konuldu; çocuk özel eğitim alıyor ve ortam değişikliğine zor uyum sağlıyor. Baba, anneyle görüşmenin çocuğun düzenini bozduğunu ileri sürerek kişisel ilişkinin yatısız ve sınırlı yeniden düzenlenmesini istedi; anne ise velayetin kendisine verilmesini talep etti. İlk derece mahkemesi, uzman görüşü ve sosyal inceleme raporları doğrultusunda otizmli çocuğun üstün yararı gereği görüşmeyi belirli saatlerde ve yatısız düzenledi; velayet değişikliği talebini reddetti. BAM istinafı esastan reddetti.
Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine ilişkin karar ONANDI (oybirliği); velayet ve nafakaya yönelik temyiz usulden reddedildi.
“Çocukla kişisel ilişkinin kapsamı ana-babanın istekleriyle değil, çocuğun üstün yararına göre belirlenir; özel gereksinimli (otizmli) çocukta ortamın uzun süreli değişmesi çocuğu olumsuz etkiliyorsa, kişisel ilişki çocuğun tedavi ve rutini korunacak biçimde düzenlenir.”
7 Temmuz 2026
Günün Kararı
Sözleşmeye 'kefil' diye imza attım; el yazımla tutar–tarih yoksa sorumlu muyum?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi · E. 2018/184 · K. 2018/1080 · 20.09.2018
Bir acentelik sözleşmesinde kişi "müşterek borçlu ve müteselsil kefil" sıfatıyla imza attı. Acentenin borcu ödenmeyince alacaklı şirket hem acente hem kefil hakkında icra takibi başlattı. İlk derece mahkemesi, sözleşmede kefalet limiti/azami miktar bulunmadığından kefaleti geçersiz sayıp kefil yönünden davayı reddetti. Alacaklı "kefil cevap dilekçesinde geçersizlik savunması yapmadı, mahkeme resen dikkate alamaz" diyerek istinafa başvurdu.
İstinaf başvurusunun reddi — kefalet geçersiz, kefil borçtan sorumlu değil; geçersizlik mahkemece resen (kendiliğinden) gözetilir.
“Kefalet sözleşmesi, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe; müteselsil kefalette ise bu ibare kefilin el yazısıyla yazılmadıkça geçerli değildir (TBK m.583). Akit şekle tabi olduğundan, kefaletin geçersizliği taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resen gözetilir.”
6 Temmuz 2026
Günün Kararı
Mirastan mal kaçırmada zamanaşımı var mı? 33 yıl sonra dava açılır mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2013/2302 · K. 2015/1313 · 06.05.2015
Miras bırakan, 1974-75'te taşınmazlarını kızına ve damadına "satış" yoluyla devretti; 1976'da vefat etti. Diğer mirasçılar, bu devirlerin mirastan mal kaçırmak için danışıklı (muvazaalı) olduğunu ileri sürerek ölümden 33 yıl sonra tapu iptali ve tescil davası açtı. Yerel mahkeme "aradan çok zaman geçti, dava açmak dürüstlük kuralına aykırı" diyerek reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme önceki kararında direndi.
Direnme kararının BOZULMASINA, oy çokluğuyla karar verildi — muris muvazaasında süre yoktur; 33 yıl sonra açılan dava hakkın kötüye kullanımı değildir.
“Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı söz konusu değildir; muvazaalı işlem zamanla geçerli hâle gelmez ve dava herhangi bir süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabilir. Ölümün üzerinden uzun süre (somut olayda 33 yıl) geçmiş olması, davayı hakkın kötüye kullanılması hâline getirmez.”
5 Temmuz 2026
Günün Kararı
"Baskı yüzünden istifa ettim" diyen işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2016/1208 · K. 2020/590 · 15.09.2020
10 yıllık ürün müdürü, baskıyla istifa ve ibraname imzalatıldığını ileri sürüp kıdem istedi. İşveren kendi isteğiyle ayrıldığını savundu. Yerel mahkeme işçiyi haklı buldu; Özel Daire "mobbing ispatlanamadı" diyerek bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle karar verildi (işçi aleyhine, kıdem yok).
“İstifa dilekçesi ve ibraname imzalayan işçi, üzerinde baskı/mobbing uygulandığını somut delillerle (yaklaşık da olsa) ispatlayamazsa iş sözleşmesini kendi iradesiyle feshetmiş sayılır ve kıdem tazminatına hak kazanamaz.”
4 Temmuz 2026
Günün Kararı
Yönetim planı "köpek beslenemez" diyorsa, kimseyi rahatsız etmeyen köpek de çıkarılır mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/3018 · K. 2022/6 · 18.01.2022
Site sakini dairesinde köpek besliyordu. Yönetim, planındaki "yüksek katlı binada kedi-köpek beslenemez" hükmüne dayanıp köpeğin çıkarılmasını istedi. Yerel mahkeme "rahatsızlık yok" diyerek reddetti; Özel Daire "yasak geçerli" diyerek bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararının BOZULMASINA, oy çokluğuyla karar verildi (köpek çıkarılır).
“Yönetim planı tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşmedir; planda evcil hayvan besleme yasağı varsa, köpek kimseyi rahatsız etmese bile bu yasağa dayanılarak uzaklaştırılması istenebilir (çoğunluk görüşü; aksi yönde karşı oylar mevcuttur).”
3 Temmuz 2026
Günün Kararı
Sürücü alkollüyse kasko sigortası ödemeyi reddedebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2005/11-624 · K. 2005/713 · 14.12.2005
Kasko sigortalı araç tek taraflı kazada hasarlandı. Sigorta "sürücü alkollüydü, teminat dışı" deyip ödemedi. Sigortalı, kazanın salt alkolden kaynaklanmadığını ileri sürdü. Yerel mahkeme reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararının BOZULMASINA, oy çokluğuyla karar verildi (sigortalı lehine).
“Sürücünün alkollü olması hasarı tek başına teminat dışı bırakmaz; kazanın yalnızca (münhasıran) alkolün etkisiyle meydana geldiğini ispat yükü sigortacıdadır.”
2 Temmuz 2026
Günün Kararı
15 yıl–3600 günle ayrılan işçi kıdem alıp hemen başka işe girerse tazminatı yanar mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/881 · K. 2021/547 · 29.04.2021
İşçi, 15 yıl sigortalılık ve 3600 prim gününü doldurunca SGK yazısıyla istifa edip kıdem istedi. İşveren "emeklilik değil, başka işe geçmek için ayrıldı, hakkını kötüye kullandı" dedi. Yerel mahkeme reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle karar verildi (işçi lehine).
“Yaş dışındaki emeklilik şartlarını (15 yıl sigortalılık ve 3600 gün) tamamlayıp kendi isteğiyle ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanır; ayrıldıktan sonra başka işe girmesi hakkın kötüye kullanılması sayılmaz.”
1 Temmuz 2026
Günün Kararı
Baba malını ölmeden bir çocuğuna düşük bedelle devrederse diğer mirasçılar iptal ettirebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1265 · K. 2020/764 · 14.10.2020
Baba, iki dairesinin tapu payını 1997'de tek erkek oğluna "satış" gibi devretti. Diğer mirasçılar bunun mirastan mal kaçırma (muvazaa) olduğunu ileri sürüp tapu iptali istedi. Yerel mahkeme muvazaayı kabul etti; Özel Daire "düşük bedel + baba-oğul tek başına yetmez" diyerek bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararının ONANMASINA, oy çokluğuyla karar verildi (mirasçılar lehine, tapu iptali).
“Satışa ihtiyacı olmayan murisin, bedelinin ödendiği kanıtlanmadan ve gerçek değerinin çok altında bir bedelle malını kayırdığı çocuğuna 'satış' gibi devretmesi, diğer olgularla birlikte muris muvazaasını gösterir; diğer mirasçılar tapu iptalini isteyebilir.”
30 Haziran 2026
Günün Kararı
Boşanınca düğün takıları kimin olur, geri almak için kim ispat edecek?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1055 · K. 2020/367 · 09.06.2020
Kadın, düğünde takılan altınların evlilik sürerken koca tarafından "sonra iade ederim" denilerek alındığını ileri sürdü. Koca altınlara dokunmadığını savundu. Yerel mahkeme "kadın ispatlayamadı" diyerek reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle karar verildi (kadın lehine).
“Düğünde takılan ziynet kadının kişisel malıdır; iade edilmek üzere kocaya verildiğini ispat yükü kadında olsa da kadın bunu tanık dâhil her türlü delille kanıtlayabilir.”
29 Haziran 2026
Günün Kararı
Sıfır aldığınız araç gizlice boyanmış çıkarsa yenisiyle değiştirilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/633 · K. 2020/663 · 23.09.2020
Tüketici bayiden sıfır km araç aldı; iki ay sonra çamurluğun verniğinin attığını, aracın satıştan önce boyandığını öğrendi. Ayıpsız yenisiyle değişim istedi, reddedildi. Mahkeme tüketici lehine karar verdi; Özel Daire "ayıp küçük, bedel indirimi/onarım değerlendirilmeli" diyerek bozdu, mahkeme direndi.
Direnme kararının ONANMASINA, oy çokluğuyla karar verildi (ayıpsız misli ile değişim).
“Satıştan önce yapılıp tüketiciden gizlenen boya, '0 km' satılan araçta gizli ayıptır; onarım bedeli düşük olsa dahi tüketici aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteyebilir.”
28 Haziran 2026
Günün Kararı
Çocuğun 'annemde/babamda kalmak istiyorum' tercihi bağlayıcı mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/3117 · K. 2018/1278 · 27.06.2018
Velayetin değiştirilmesi davasında, velayeti babada bulunan çocuk dava boyunca idrak çağındaydı (8–12 yaş). İlk derece mahkemesi, uzmanların çocukla görüşmesini yeterli sayıp değiştirme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetti ve Özel Dairenin bozmasına direndi.
İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması gerektiği gerekçesiyle direnme kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir.
“İdrak çağındaki çocuğa velayet konusunda danışılır ve görüşüne önem verilir; ancak çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa tercihinin aksine de karar verilebilir.”
27 Haziran 2026
Günün Kararı
Üst komşunun su kaçağı evimi bastı — zararı kim öder?
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi · E. 2017/3669 · K. 2017/8514 · 30.10.2017
Aynı binadaki üst kattaki dairenin banyo temiz su hattındaki kaçaktan alt komşunun evine duvardan su sızdı; boya ve duvarda hasar oluştu, pis koku meydana geldi. Alt komşu, bildirmesine rağmen önlem alınmadığını belirterek delil tespiti yaptırdı ve 5.500 TL zararın tazminini istedi.
Üst kat malikinin 5.500 TL zararı tazmin etmesine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve kanuna uygun bulunarak ONANMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir.
“Üst kattaki dairenin tesisatından sızan su alt komşuya zarar verirse, kat maliki Kat Mülkiyeti Kanunu m. 19/3 gereği bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.”
26 Haziran 2026
Günün Kararı
Köpek birine saldırırsa sahibi kusuru olmasa bile sorumlu mu?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2017/13265 · K. 2019/4609 · 16.05.2019
Davacı, davalının bakım ve gözetimindeki köpeklerin saldırısı sonucu kaçarken korkuluksuz merdivenden düşüp kemiğini kırdı, ameliyat oldu. İlk derece mahkemesi, davacının kamuya açık olmayan alanda bulunduğunu ve zararın kendi kusurundan kaynaklandığını belirterek davayı reddetti.
Davanın reddi hukuki olmayan gerekçeye dayandığından, hükmün davacı yararına BOZULMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir.
“Hayvan bulunduranın sorumluluğu kusura dayanmaz; zarar görenin kusur ispatına gerek yoktur. Sahip ancak gerekli özeni gösterdiğini ispatlarsa sorumluluktan kurtulur.”
25 Haziran 2026
Kanun Yararına Bozma
Cezaevi dışında görevliye hakaret eden hükümlüye disiplin cezası verilir mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2017/1460 · K. 2017/2495 · 03.07.2017
Hükümlü, hastaneye götürülmek üzere mahkûm kabul birimine getirildiği sırada jandarma devriyesine hakaret etti. Disiplin kurulu bunu "kurum görevlilerine hakaret" sayarak 5 gün hücre cezası verdi. İnfaz hâkimliği cezayı kaldırdı; ağır ceza mahkemesi ise itirazı kabul edip cezayı onadı.
Ağır ceza mahkemesi kararının CMK m. 309 uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir.
“İnfaz disiplin cezaları kurumda işlenen eylemlere özgüdür; hükümlünün kurum dışında (hastaneye sevk sırasında) görevliye hakareti hücre disiplin cezası gerektirmez.”
24 Haziran 2026
Günün Kararı
Vazgeçen alıcı verdiği kaporayı geri alabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2019/722 · K. 2022/297 · 10.03.2022
Alıcı, ikinci el bir makinenin satışı için 50.000 Euro peşinat ödedi; sonra alımdan vazgeçip peşinatın iadesini istedi. Satıcı, sözleşmeden cayma nedeniyle zarara uğradığını, parayı bu zarara mahsup ettiğini savunarak iadeyi reddetti.
Bağlanma parasının iadesi gerektiği yönündeki direnme kararının ONANMASINA oybirliğiyle, kesin olarak karar verilmiştir.
“Sözleşme yapılırken verilen para, açıkça 'cayma parası' kararlaştırılmadıkça bağlanma parası (pey akçesi) sayılır ve sözleşme bozulduğunda geri istenebilir.”
23 Haziran 2026
Günün Kararı
Sel/aşırı yağışta işyerini su basarsa "doğal afet" denilip belediye sorumluluktan kurtulur mu?
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2025/2025 · K. 2025/3082 · 10.12.2025
Edirne'de bir işyerini 2018'deki aşırı yağışta taşkın suları bastı, duvarı patladı. İşletme Belediye ve DSİ'nin hizmet kusuru olduğunu ileri sürüp ~600.000 TL tazminat istedi. İdare Mahkemesi belediyeyi %80 kusurlu buldu; Bölge İdare Mahkemesi "160 yılda bir görülen afet, mücbir sebep" deyip reddetti ve ısrar etti.
Israr kararının BOZULMASINA, oy çokluğuyla karar verildi; dosya yeniden incelenmek üzere geri gönderildi.
“Aşırı yağış/doğal afet idarenin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; afet çoğu kez illiyet bağını kesmeyip yalnızca idarenin kusuru oranında indirim sebebi olur. Hizmetin kusursuz yürütüldüğü varsayımıyla, gerekli araştırma yapılmadan dava reddedilemez.”
22 Haziran 2026
Günün Kararı
Nafaka alan eş sevgilisiyle tatile gidiyorsa nafakası kesilir mi?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2020/1980 · K. 2020/3397 · 29.06.2020
Anlaşmalı boşanmada kadına aylık 8.000 TL yoksulluk nafakası bağlandı. Eski koca, kadının başka biriyle evli gibi yaşadığını ileri sürerek nafakanın kaldırılmasını istedi. Bölge adliye mahkemesi; sosyal medya paylaşımları, otel kayıtları, tanık beyanları ve birlikte Kıbrıs tatilini esas alarak fiilen evli gibi yaşandığını kabul edip nafakayı kaldırdı.
Nafakanın kaldırılması koşulları oluşmadığından, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.
“Yoksulluk nafakasının kesilmesi için, aynen evlilik gibi ortak bir hayat kurularak fiilen birlikte yaşandığının somut delille ispatı gerekir; sık görüşme ya da birlikte tatil tek başına yeterli değildir.”
21 Haziran 2026
Günün Kararı
Hile iddiasında 1 yıllık süre temlik tarihinden mi, öğrenme tarihinden mi başlar?
1. Hukuk Dairesi · E. 2024/3028 · K. 2025/3163 · 19.06.2025
Davacı, psikolojik rahatsızlığından yararlanan davalının, eşinin boşanma davası açacağı ve taşınmazın satılacağı gibi söylemlerle onu yönlendirdiğini, bu yolla İstanbul Başakşehir'deki taşınmazdaki payını bedelsiz devraldığını ileri sürdü. Dava, temlikten yaklaşık 6 yıl sonra açıldı. İlk derece ve BAM, hile iddiasını 1 yıllık hak düşürücü süre geçirildiği gerekçesiyle reddetti.
BAM kararı ortadan kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu; hile iddiası esastan incelenmek üzere dosya iade edildi.
“Hile iddiasında 1 yıllık hak düşürücü süre öğrenme tarihinden başlar; daha erken öğrenildiğini iddia eden taraf bunu ispat etmek zorundadır.”
20 Haziran 2026
Günün Kararı
İhtiyaç bahanesiyle çıkarılan kiracı tazminat alabilir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/4399 · K. 2024/2384 · 18.09.2024
Kiracı, ev sahibinin "kızımın konut ihtiyacı var" gerekçeli ihtarı üzerine, tahliye davası açılmasını beklemeden evi kendi rızasıyla boşalttı. Ne var ki ev sahibi taşınmazı kızına değil, üçüncü bir kişiye kiraya verdi. Kiracı, yeniden kiralama yasağına dayanarak bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat istedi.
Davanın reddine ilişkin yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi kararları usul ve kanuna uygun bulunarak ONANMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir.
“Yeniden kiralama yasağı tazminatı ancak kiracının mahkeme kararı veya icra yoluyla tahliyesi sağlanmışsa doğar; kendiliğinden tahliye eden kiracı bu tazminata hak kazanamaz.”
19 Haziran 2026
Günün Kararı
Sıfır araç günler içinde arızalandı; yenisiyle değişim mümkün mü?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1199 · K. 2025/4999 · 21.10.2025
Tüketici 1.420.134 TL'ye sıfır araç aldı; araç teslimden iki gün sonra tüm arıza lambaları yanarak çalışmaz hâle geldi, motorunun arızalı olduğu anlaşıldı. Tüketici ayıpsız misli ile değişim istedi. Satıcı ve distribütör, arızanın basit bir parça değişimiyle düşük maliyetle giderilebileceğini, değişimin orantısız güçlük yaratacağını savundu.
Aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve kanuna uygun bulunarak ONANMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir.
“Üretim kaynaklı gizli ayıbı bulunan ve arızası süren sıfır araçta tüketici, basit onarımla yetinmek zorunda olmayıp aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteyebilir.”
18 Haziran 2026
Kanun Yararına Bozma
Kanunda yazılı olmayan eylem için hücre hapsi disiplin cezası verilebilir mi?
1. Ceza Dairesi · E. 2016/2215 · K. 2016/3086 · 14.06.2016
Açık ceza infaz kurumunda kalan hükümlü, kurum sabit hatlarından kurum dışındaki bir kişiyi defalarca arayarak telefonla cinsel taciz ve huzur bozma eylemlerinde bulundu. Disiplin kurulu, 5275 sayılı Kanun'un 44/3-f maddesini gerekçe göstererek hükümlüye 15 gün hücre hapsi disiplin cezası verdi. Hükümlünün itirazı hem infaz hâkimliği hem de ağır ceza mahkemesince reddedildi.
Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.02.2015 tarihli kararı, CMK m. 309 uyarınca kanun yararına oybirliğiyle bozuldu.
“Disiplin cezalarında kıyasa dayanak madde iptal edildiğinden, kanunda sayılmayan eylem disiplin cezasıyla karşılanamaz.”
17 Haziran 2026
Günün Kararı
Otel çalışanı rakip otele geçince rekabet yasağı cezası nasıl hesaplanır?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/1763 · K. 2025/2057 · 15.12.2025
Bir otelin grup satış müdürü olarak çalışan davalı, 2023 yılında istifa ederek aynı bölgede faaliyet gösteren rakip bir otel zincirinde yine satış direktörü olarak işe başladı. İş sözleşmesinin 15. maddesindeki rekabet yasağı hükmü, İstanbul Anadolu yakasında turizm sektöründe çalışmamayı ve aykırılık halinde 10 aylık brüt ücret tutarında cezai şart ödemeyi öngörüyordu. Davacı şirket, 475.348 TL cezai şartın ödenmesi için dava açtı.
İlk derece kararı kaldırılarak cezai şart 100.000 TL'ye tenkis edildi ve dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline oy birliğiyle karar verildi.
“İşçiyi zarurete düşürecek cezai şart asgari ücretin 20 katına ulaştığında hakkaniyete aykırı bulunarak tenkis edilmelidir.”
16 Haziran 2026
Kanun Yararına Bozma
Defter ibraz etmemek somut zarar doğurmuyorsa HAGB engeli var mıdır?
1. Ceza Dairesi · E. 2016/1812 · K. 2016/1828 · 11.04.2016
Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan yargılanan iki sanık, defter ve belgelerini vergi incelemesine esas olmak üzere yapılan talebe rağmen yetkili mercie ibraz etmedi. Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesi sanıkları 10'ar ay hapis cezasıyla cezalandırarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi. Merci mahkeme ise "zarar giderilmedi" gerekçesiyle bu kararı kaldırdı.
Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.03.2012 tarihli kararı, CMK m. 309 uyarınca kanun yararına oybirliğiyle bozuldu.
“Defter ibraz etmeme eylemi somut bir zarar doğurmuyorsa HAGB uygulamasına engel teşkil etmez.”
15 Haziran 2026
Günün Kararı
Dolandırıcılıkla hesaptan çekilen parayı banka öder mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2224 · K. 2018/1753 · 22.11.2018
Davacının hesabından, bilgisi ve izni dışında internet bankacılığı yoluyla 9.788 TL üçüncü kişilere EFT edildi. Yerel mahkeme davacıyı %40, bankayı %60 kusurlu kabul ederek bedelin bir kısmına hükmetti; Özel Daire'nin "tüm kusur bankada" bozmasına karşı direndi.
Kusur dağılımının eksik incelendiği gerekçesiyle yerel mahkemenin direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.
“İzinsiz çekilen para doğrudan bankanın zararıdır; güven kurumu olan banka en hafif kusurundan dahi sorumludur. Müşterinin ispatlanan kusuru oranında ise mahsup yapılır.”
14 Haziran 2026
Günün Kararı
Komşunun avlusunu gören güvenlik kamerası suç mudur?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2020/1886 · K. 2022/5413 · 07.09.2022
Komşusuyla husumetli sanık, evinin terasına kamera kurdu; kamera komşunun avlusunu ve kapı girişini görüntülüyordu. Bilirkişi, kameranın başka pek çok noktaya konulabilecekken bilerek bu açıya yerleştirildiğini tespit etti. Sanık "güvenlik amaçlı" savundu, ilk derece mahkemesi beraat verdi; katılan temyiz etti.
Eylemin TCK m. 123/1 kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu, bu suçtan mahkumiyet gerekirken beraat hükmü kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün BOZULMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir.
“Kamerayı pek çok yere koyabilecekken komşusunun avlusunu ve girişini gösterecek şekilde yerleştirip onu sürekli gözetim altına almak, huzur ve sükunu bozma suçunu oluşturur.”
13 Haziran 2026
Günün Kararı
Düğünde damada takılan altınlar kime aittir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1038 · K. 2021/458 · 13.04.2021
Boşanan kadın, düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmazsa bedelini talep etti. Davalı erkek, yörelerinin örf ve adetine göre düğünde takılan altınların erkek tarafına ait olduğunu savundu ve bu yönde bir muhtar tanık dinletti. Yerel mahkeme, damada takılan altınları erkeğin kişisel malı sayarak davayı kısmen reddetti ve Özel Dairenin bozmasına direndi.
Düğünde damada takılan ziynet ve paralar yönünden de davacı kadının talebinin kabulü gerektiğine; yerel mahkemenin direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.
“Düğünde takılan ziynet, kim takarsa taksın ve hangi eşe takılırsa takılsın kadına bağışlanmış sayılır; erkeğe takılan altın ve paralar da aksi kanıtlanmadıkça kadına aittir.”
12 Haziran 2026
Günün Kararı
İzinsiz fotoğraf paylaşımında manevi tazminat davası hangi mahkemede görülür?
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2026/294 · K. 2026/224 · 01.04.2026
Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren davacı, gizlilik yükümlülüğü kapsamındaki bir şirket toplantısına katılmış; davalı, davacının açıkça göründüğü fotoğrafları rızası alınmaksızın WhatsApp üzerinden paylaşmıştır. Fotoğrafların kaldırılması talebi karşılıksız kalmış, davacı iş ve sosyal çevresinden tepki görmüştür. Davacı, kişisel verilerinin ihlali ve itibarının zedelenmesi gerekçesiyle 50.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın görevli merciin tayini için HMK m. 21/1-c ve m. 22/2 uyarınca ortak görevli üst mahkemeye gönderilmesine karar verildi.
“Salt kişisel verilerin ihlali sebebiyle açılan manevi tazminat davası ticari dava değildir; görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.”
11 Haziran 2026
Kanun Yararına Bozma
Tutuklama kâğıtta kaldıysa cezadan düşürülebilir mi?
1. Ceza Dairesi · E. 2016/1792 · K. 2016/1337 · 21.03.2016
Hükümlü, 5 yıl 15 günlük cezasının infazı sırasında başka bir dosyadan tutuklanmıştır; ancak bu tutuklama müzekkeresi, hükümlünün zaten başka bir suçtan cezaevinde bulunması nedeniyle sıraya alınmış ve fiilen uygulanmamıştır. Mahkeme, 14/05/2013–19/09/2013 tarihleri arasındaki bu süreyi hükümlünün cezasından mahsup etmiştir. Adalet Bakanlığı bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurmuştur.
Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin mahsup talebini kabul eden kararı, CMK m. 309 uyarınca kanun yararına oybirliğiyle bozuldu.
“Tutuklama müzekkeresi fiilen infaz edilmemişse, o süre hükümlünün cezasından mahsup edilemez.”
10 Haziran 2026
Günün Kararı
Aynı gün imzalatılan ibra ve arabuluculuk tutanağı geçerli mi?
9. Hukuk Dairesi · E. 2025/6791 · K. 2025/8673 · 17.11.2025
Davalı şirket, iş sözleşmesi sona eren yaklaşık 150 işçiyi bir otele davet ederek bazı belgeleri imzalatmış; imzalanmadığı takdirde işçilik alacaklarının ödenmeyeceği yönünde baskı yapılmış. Davacı, söz konusu belgelerin ihtiyari arabuluculuk belgesi olduğunu bilmediğini, arabulucu ile hiçbir iletişim kurmadığını ileri sürerek tutanağın iptalini istemiş.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına oyçokluğuyla karar verildi.
“Daire, tutanağın usul ve kanuna uygunluğu gerekçesiyle iptal isteminin reddini oyçokluğuyla onadı; karşı oy ise uyuşmazlık doğmadan başlatılan arabuluculuğun geçersizliğini savundu.”
9 Haziran 2026
Kanun Yararına Bozma
Avukatlık soruşturmasında müşteki karara itiraz edebilir mi?
5. Ceza Dairesi · E. 2017/4817 · K. 2017/4127 · 02.10.2017
Bir avukat hakkında görevi kötüye kullanma suçlamasıyla açılan soruşturmada mahkeme, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verdi. Suçtan zarar gören müşteki bu karara itiraz etti; mahkeme ise Avukatlık Kanunu m.60 uyarınca müştekinin itiraz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetti. Müşteki karara bir kez daha itiraz etti, mercii mahkeme de reddi onadı.
Kanun yararına bozma isteminin reddine oybirliğiyle karar verildi.
“Avukat soruşturmasında son soruşturmanın açılmaması kararına yalnızca Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir; suçtan zarar görenin bu hakkı bulunmamaktadır.”
8 Haziran 2026
Günün Kararı
Doğumda eş ve bebek öldü — hastane kusursuz mu bulunur?
3. Hukuk Dairesi · E. 2023/157 · K. 2023/913 · 03.04.2023
Davacı, 37 haftalık hamile eşini doğum için davalı hastaneye götürdü. Sezeryan sırasında genel anestezi uygulanan eş, doğum sonrası yoğun bakıma alınmak üzere başka hastaneye sevk edildi ve yaklaşık 11 ay sonra vefat etti. Down Sendromlu doğan bebek ise doğumdan 3 ay sonra hayatını kaybetti. Davacı, gerekli özen gösterilmediği iddiasıyla maddi-manevi tazminat talep etti.
İlk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı oy birliğiyle onanmıştır.
“Davalı hastaneye atfedilebilecek bir kusur bulunduğu davacı tarafından ispat edilemediğinden dava reddedilmiştir.”
7 Haziran 2026
Günün Kararı
İş sözleşmesi sürerken imzalanan arabuluculuk tutanağı geçerli mi?
9. Hukuk Dairesi · E. 2025/8330 · K. 2025/9735 · 10.12.2025
Davacı işçi, davalı şirkete ait işyerinde reyon görevlisi olarak çalışırken, işyeri sahibi tarafından niteliğini bilmediği bir yere götürülerek arabuluculuk tutanağı imzalatılmıştır. Tutanakta kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti dahil pek çok alacağa karşılık toplam 7.000,00 TL ödeneceği kararlaştırılmış; davacıya işine devam edeceği, bunun sadece formalite olduğu söylenmiştir. Ertesi gün işe gelmemesi bildirilmiştir. Davacı, tutanağın iptalini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK m.370/1 uyarınca onanmasına oy birliğiyle karar verildi.
“İş sözleşmesi sona ermeden kıdem ve ihbar tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğini korur; bu durum arabuluculuk tutanağını geçersiz kılar.”
6 Haziran 2026
Günün Kararı
Eşinin annesini öldüren koca tam kusurlu sayılır mı?
2. Hukuk Dairesi · E. 2023/10133 · K. 2024/7566 · 17.10.2024
Davacı kadın, eşinin 2016'da psikotik bozukluk teşhisi aldığını, kendisi işte iken kocanın kadının annesini birden fazla bıçak darbesiyle öldürdüğünü ileri sürerek boşanma, velayet ve tazminat talep etmiştir. Ceza yargılamasında erkeğin akıl hastalığı bulunmadığı belirlenip kısıtlılığı kaldırılınca akıl hastalığına dayalı dava reddedilmiş; erkek tam kusurlu sayılarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesi 40.000'er TL maddi-manevi tazminata karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi miktarları yetersiz bularak her birini 50.000 TL'ye yükseltmiştir; davalı erkek bu kararı temyiz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK m.370/1 uyarınca onanmasına oy birliğiyle karar verildi.
“Erkeğin kadının annesini öldürmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu sabit olunca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi hakkaniyete aykırı değildir.”
5 Haziran 2026
Günün Kararı
Yazılı arama emri olmadan yapılan aramada bulunan delil mahkumiyete dayanak olabilir mi?
10. Ceza Dairesi · E. 2021/4236 · K. 2022/9409 · 21.09.2022
Kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulan takside sanığa ait siyah poşet içinde yapılan aramada metamfetamin ele geçirilmiştir. Dosyada gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısından saat 16:30'da arama emri alındığı belirtilmiş; ancak araçtan ele geçirilen uyuşturucunun tartım tutanağı 16:15'te düzenlenmiş, arama 16:30'da tamamlandığı tutanakla belirtilmiş ve savcıya bildirim 17:00'da yapılmıştır. Yerel mahkeme mahkumiyete, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf reddine hükmetmiştir.
Hüküm bozularak dosya İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir; sanığın tahliye talebi reddedilmiştir.
“Usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla yapılan arama işleminde usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunmadığından arama açıkça hukuka aykırı olup, bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması da mümkün değildir.”
4 Haziran 2026
Günün Kararı
Medyum dolandırıcısına banka hesabını kullandıran kişi suça yardım etmiş sayılır mı?
15. Ceza Dairesi · E. 2017/11833 · K. 2020/610 · 21.01.2020
Diğer sanık, medyumluk faaliyeti adı altında müştekinin dini inanç ve duygularını istismar ederek paralarının tamamını almıştır. Sanığın ise bu eylem sırasında banka hesabını kullandırdığı, paraların hesabına aktarılmasını sağlayarak nitelikli dolandırıcılık fiiline yardım ettiği iddia olunmuştur. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın eylemi zincirleme biçimde işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine; sanık müdafii ise kararı temyize konu yapmıştır.
Hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verildi.
“Sanığın müştekiye yönelik dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçuna yardım ettiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.”
3 Haziran 2026
Kanun Yararına Bozma
İzinde alkol içen hükümlüye ceza infaz kurumunda disiplin cezası verilebilir mi?
1. Ceza Dairesi · E. 2016/5973 · K. 2017/103 · 23.01.2017
Konya Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda kalan hükümlü, başka bir kurumdan nakil sırasında izinli olduğu sürede alkol almış ve 1,72 promil alkollü şekilde kuruma giriş yapmıştır. Disiplin Kurulu, 5275 sayılı Kanun'un 44/2-g maddesi uyarınca hükümlüye 1 gün hücre hapsi cezası vermiştir. Hükümlünün şikâyeti İnfaz Hâkimliği tarafından reddedilmiş; ancak Ağır Ceza Mahkemesi itirazı kabul ederek disiplin cezasını iptal etmiştir. Adalet Bakanlığı bu karara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur.
Kanun yararına bozma talebinin reddine, disiplin cezasının iptaline ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediğine oybirliğiyle karar verildi.
“Kurum dışında izinliyken alkol alan hükümlüye, kuruma alkollü gelmesi gerekçesiyle disiplin cezası verilemez.”
2 Haziran 2026
Günün Kararı
Kargoda çalınan çekle icra takibi yapılabilir mi?
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2023/160 · K. 2024/869 · 17.12.2024
Davacı keşideci şirket, davacı lehtar şirkete göndermek üzere kargoya teslim ettiği iki çek, taşıma sırasında çalınmıştır. Çekler, davacılarla hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan davalıların eline geçmiş; davalılar bu çeklere dayanarak icra takibi başlatmıştır. Davacılar, çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespitini ve çeklerin istirdadını talep etmiştir.
Davanın kabulüyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin son hamilden istirdadına ve %20 kötüniyet tazminatına karar verildi.
“Kapalı şirketlerden oluşan sahte ciro silsilesi ve birden fazla icra dosyası, çeki iktisap edenin kötüniyetli olduğunu kanıtlar.”
1 Haziran 2026
Günün Kararı
İş kazasında asıl işveren mi, üçüncü kişi mi? Sorumluluk kime ait?
10. Hukuk Dairesi · E. 2025/15532 · K. 2026/615 · 02.02.2026
Davalı mühendislik şirketinin işçisi olan davacı, müşteri firmanın fabrikasında arızalı bir hidrolik pres makinesini tamir ederken kör tıpanın basınç sonucu fırlayan kızgın yağla birlikte sağ gözüne isabet etmesi sonucu gözünü kaybetmiştir. Davacı, hiçbir koruyucu ekipman verilmeksizin bu işe gönderildiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Makineyi satan işveren şirket ile makineyi kullanan davalı firma arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ise yargılama boyunca tartışmalı kalmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak dosya yeniden incelenmek üzere gönderildi.
“Taraflar arasında asıl işveren–alt işveren ilişkisi bulunmadığında makineyi kullanan firma ancak üçüncü kişi sıfatıyla sorumlu tutulabilir.”
31 Mayıs 2026
Günün Kararı
Eşini hapisten çıkarmak için imzalanan senet geçerli mi?
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2024/471 · K. 2024/623 · 14.06.2024
Davacının eşi, davalı şirkete olan borcu nedeniyle taahhüdü ihlalden cezaevine girmiştir. Davacı, eşini kurtarmak için davalı şirket yetkilisiyle görüşmüş; araç devri de dahil çeşitli ödemeler yapılmasına rağmen üzerine 325.300 TL'lik bono imzalatılmış, ardından evi de davalının kardeşi olan diğer davalıya devretmek zorunda bırakıldığını ileri sürmüştür. Davacı, senedin hile ve korkutmayla alındığını, davalıların ticari kayıtlarında bu tutarda bir alacağın bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespiti ile tapu iptalini talep etmiştir.
Menfi tespit ve tapu iptal ile tescil taleplerinin reddine, davalı lehine TBK m.49 ve İİK m.72 kapsamında tazminata yer olmadığına karar verildi.
“Eşinin hapiste bulunması nedeniyle hile ve korkutmayla senet imzalatıldığı iddiası, dosya kapsamındaki delillerle ispat edilemediğinden kabul görmedi.”
30 Mayıs 2026
Günün Kararı
Ameliyatta kırılan vida doktor hatası sayılır mı?
3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1909 · K. 2025/1293 · 03.03.2025
Davacı, bel fıtığı teşhisiyle davalı hastanede ameliyat edilmiş; omurgasına vida takılmıştır. Ameliyat sonrasında başka bir hastanede yapılan muayenede vidalardan birinin kırık olduğu ve kırık vida üzerine ikinci bir vidanın eklendiği tespit edilmiştir. Davacı, ağrılarının arttığını, hareket etmekte zorlandığını ve iş göremez hale geldiğini ileri sürerek 5.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
HMK m.370 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına oy birliğiyle karar verildi.
“Doktorun özen borcunu yerine getirdiği, aydınlatılmış onam alındığı ve raporların uyumlu olduğu durumlarda kırık vida komplikasyon sayılır.”
29 Mayıs 2026
Günün Kararı
Muris muvazaasında mal kaçırma kastı nasıl ispat edilir?
1. Hukuk Dairesi · E. 2025/6241 · K. 2025/5964 · 15.12.2025
Mirasbırakan, 1979 yılında maliki olduğu taşınmazın 20/23 payını küçük yaştaki erkek çocuklarına satış görünümüyle devretmiştir. Kız çocukları olan davacılar, temlikin kız mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı biçimde gerçekleştirildiğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile ilk derece kararının HMK m.370/1 uyarınca onanmasına oy birliğiyle karar verildi.
“Mirasbırakanın temliği mal kaçırma amacıyla yaptığı tanıklarca somut olgularla ortaya konulamadığında ispat yükünü taşıyan davacı bu kastı kanıtlamış sayılamaz.”
28 Mayıs 2026
Günün Kararı
Şirket ortağını darp eden müdürün azli istenebilir mi?
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2025/178 · K. 2026/293 · 09.04.2026
Davacı, %25 hissedarı olduğu limited şirkete ait otelde görev yapan otel müdürünün kendisini müşteriler ve çalışanlar önünde darp ettiğini, şirket müdürlerinin bu kişinin iş akdini sona erdirmediğini ileri sürerek davalı şirket müdürlerinin TTK m.630/2 uyarınca azledilmelerini ve şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir. Davalılar ise yaşanan kavgada ilk saldırıyı davacının başlattığını, ceza yargılaması sonucunda davacının bizzat mahkûm edildiğini, şirket müdürlerinin ise şirket menfaatlerini gözeterek hareket ettiğini savunmuştur.
Davanın reddine karar verildi.
“Hukuki sonucun beklenmesine karar veren şirket müdürlerinin özen ve bağlılık yükümünü ağır biçimde ihlal ettiğine dair yeterli ispat bulunmadığı kabul edilmiştir.”
27 Mayıs 2026
Günün Kararı
İşçiden alınan boş senet icra takibine konulunca hangi mahkeme bakar?
9. Hukuk Dairesi · E. 2025/5469 · K. 2025/7112 · 29.09.2025
Davacı kılavuz kaptan, işe girişte teminat amacıyla bedel ve vade tarihi boş bırakılmış bir senedi davalı şirkete teslim etmiştir. İstifasının ardından davalı şirket, boş kısımları rızası dışında doldurak 110.000,00 USD üzerinden icra takibi başlatmıştır. Davacı, söz konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı görev yönünden bozularak dosya gönderildi.
“Boş senet kaynaklı uyuşmazlıklarda içtihadı birleştirme kararı gereği asliye ticaret mahkemeleri görevlidir, iş mahkemesi değil.”
26 Mayıs 2026
Günün Kararı
Mirası reddeden mirasçının taşınmazına haciz gelirse ne olur?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi · E. 2025/947 · K. 2025/849 · 16.07.2025
Davalı banka, vefat eden borçlu aleyhine başlattığı icra takibini, borçlunun annesi olan davacıya mirasçılık belgesiyle yöneltti. Davacı, kızının ölümünden sonra yasal süre içinde mirası usulüne uygun olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nde reddetti; ancak takipten haberdar olamadığı için itiraz edemedi ve taşınmazlarına haciz uygulandı. Davacı, açtığı menfi tespit davasında tedbiren icra takibinin durdurulmasını talep etti.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddedildi.
“Mirasın reddine dayalı itiraz borca itiraz niteliğinde olduğundan icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yoluyla takip durdurulamaz.”
25 Mayıs 2026
Günün Kararı
Sosyal mühendislik dolandırıcılığında banka sorumlu mu?
11. Hukuk Dairesi · E. 2025/2871 · K. 2025/6164 · 13.10.2025
Davacı, 17.08.2016 tarihinde kendisini banka genel müdürlüğünden arayan ve kredi kartının bloke edildiğini söyleyen kişi tarafından yaklaşık iki saat oyalanmış; bu süreçte hesabından 10.500,00 TL ve 52.000,00 USD tutarında işlem yapılmıştır. Davacı, bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığını ve ağır kusuru bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL ile 5.000,00 USD'nin en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
HMK m.370/1 uyarınca ilk derece kararının onanmasına oy birliğiyle karar verildi.
“Kullanıcının kişisel şifresini koruyamaması ve üçüncü kişilerce ele geçirilmesi sonucu gerçekleşen işlemlerde bankaya atfedilecek bir kusur bulunmamaktadır.”
24 Mayıs 2026
Günün Kararı
Ders kitaplarında aynı konuyu işlemek ve benzer tablo kullanmak intihal sayılır mı?
11. Hukuk Dairesi · E. 2026/596 · K. 2026/654 · 02.02.2026
Davacı yazar, Türkçe dil bilgisi ders kitaplarındaki tablo, boşluk doldurma ve konu anlatımlarının davalı tarafından intihal edilerek yeni kitaplara aktarıldığını ileri sürmüştür. İki ayrı bilirkişi heyeti inceleme yapmış; söz konusu yöntemlerin 1928'den bu yana dil bilgisi öğretiminde kullanılan genel metotlar olduğu, tablo ve alıştırmaların davacıya özgü hususiyet taşımadığı, müfredat gereği ortak konuların işlenmesinin olağan olduğu tespit edilmiştir. 5846 sayılı FSEK kapsamında eser koruması için aranan "hususiyetin" bulunmadığı saptanmıştır.
“Davacıya ait dava konusu kitaplardaki tablo ile boşluk doldurma ve anlatımın yeni olmayıp, 1928 yılından beri dil bilgisi öğretiminde kullanılan bir yöntem olduğu… tabloların ve boşluk doldurmanın davacının özgün fikri olmadığı, kitapların içeriğindeki tabloların eserin bir parçası olarak ayrıca hususiyet taşıyan eser vasfının bulunmadığı… davacıya ait dava konusu kitapların sahibinin hususiyetini yansıtan ve bir eser türü olarak korunan içerikler olmadığı…”
23 Mayıs 2026
Tazminat Hukuku
Asıl-alt işveren zincirinde iş kazası geçiren işçi, hangi şirketten tazminat alabilir?
10. Hukuk Dairesi · E. 2026/2019 · K. 2026/1160 · 10.02.2026
Kalıp-beton ustası olarak çalışan işçi, 04.03.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandı. İlk derece mahkemesi 299.891,66 TL maddi + 50.000 TL manevi tazminata hükmetti. Davacının istinafı üzerine BAM, manevi tazminatı 100.000 TL'ye yükseltti; asıl ve alt işveren şirketlerin müşterek-müteselsil sorumluluğunu onadı. Davalılar kusur oranına, ücret tespitine ve husumet yokluğuna itiraz ederek temyize başvurdu.
“Davanın kabulüne; 299.891,66 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 04.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine...”
22 Mayıs 2026
Ceza Hukuku
Azilden sonra vekil taşınmazı devrederse tapu iptali davası kime karşı açılmalı?
1. Hukuk Dairesi · E. 2026/1199 · K. 2026/1563 · 02.03.2026
Yurt dışında yaşayan davacı, kardeşini vekil tayin etmiş; ardından vekaleti azletmiştir. Davalı vekil, azilnameden haberdar olmasına rağmen dava konusu üç bağımsız bölümdeki payı üçüncü kişiye devretmiştir. Davacı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmış; yargılama sırasında dilekçeyle tazminat talebini de eklemiştir. Taşınmazlar, dava tarihi itibarıyla üçüncü kişiler adına kayıtlıdır.
“Dava konusu taşınmazların dava tarihi itibarıyla dava dışı 3. kişiler adına kayıtlı olduğu, tapu iptali-tescil istekli davanın kayıt maliklerine husumet yöneltilmeden açıldığı, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı da verilmeyeceği, davacının tapu iptali ve tescil isteği ile açtığı davada kamilen ıslah yapmak suretiyle usulüne uygun olarak davalı vekile yönelttiği tazminat talebinin de bulunmadığı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı…”
21 Mayıs 2026
Ceza Hukuku
Uyuşturucu taşıyanın önünden gitmek asli faillik mi sayılır?
10. Ceza Dairesi · E. 2022/3065 · K. 2022/9681 · 28.09.2022
Sanıklardan biri, suç konusu uyuşturucu maddeyi taşıyan diğer sanıkların önünden başka bir araçla giderek yol kontrolü yapmıştır. İlk derece mahkemesi bu sanığı asli fail kabul ederek TCK m.188 uyarınca cezalandırmış; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Diğer iki sanık hakkında ise TCK m.188/5 uyarınca ceza artırımına gidilmiştir.
Sanıkların temyiz istekleri CMK m.302/1 uyarınca esastan reddedildi.
“Sabit olan fiilleri, suç konusu uyuşturucu maddeyi taşıyan diğer sanıklar ... ve ...'nin önünden, başka bir araçla giderek (öncü araçta), yol kontrolü yapmak suretiyle, uyuşturucu maddenin taşınmasına yardım etmekten ibarettir… sanık ...'in eylemlerinin TCK'nın 39. maddesi kapsamında kaldığı, bu nedenle sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin de uygulanma şartlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanık ...'in TCK'nın 37. maddesi uyarınca asli fail kabul edilerek hakkında TCK'nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmaması yasaya aykırıdır.”
20 Mayıs 2026
Mülk & Kira
Kadastro öncesine dayanan yaylak parseli, zilyetlikle özel mülkiyete konu edilebilir mi?
1. Hukuk Dairesi · E. 2026/1225 · K. 2026/1808 · 05.03.2026
Davacılar; köy sınırları içindeki "yaylak" olarak sınırlandırılmış parselin belirli bölümlerinin gerçekte tarım arazisi niteliğinde olduğunu, irsen intikal ve 60 yılı aşkın eklemeli zilyetliğe dayandıklarını öne sürerek tapu iptali ve tescil talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; ancak Yargıtay bozma kararında taşınmazın kadimden beri yaylak olarak kullanıldığını, 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kamu orta malı sayıldığını ve zilyetlikle kazanılamayacağını tespit etmiştir. Mahkeme bozmaya uyarak davayı reddetmiş, bu karar da temyizde onanmıştır.
“Taşınmazın kadimden beri yaylak olarak kullanıldığı, yaz aylarında hayvan otlatma ve yaylacılık amacıyla değerlendirildiği, bu tür yerlerin 4342 sayılı Kanun kapsamında kamu orta malı niteliğinde olup zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesi ile… taşınmazın yaylak niteliğinde bulunduğu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.”
19 Mayıs 2026
İş Hukuku
Başka şirketin sahasındaki çivi tabancasını kurcalayan işçinin gözünü kaybetmesi iş kazası sayılır mı?
10. Hukuk Dairesi · E. 2026/2426 · K. 2026/1423 · 16.02.2026
Tır şoförü olarak çalışan davacı, yükleme için gittiği 3. şirkete ait sahada bırakılmış havalı çivi tabancasına basması sonucu çıkan çivinin sağ gözüne isabet etmesiyle gözünü kaybetmiştir. Davalı şirketler olayın davacının kendi kusuruna dayandığını ve işverenlik sıfatlarının bulunmadığını savunmuştur. İlk derece ve istinaf mahkemesi, tazminat taleplerini kısmen kabul etmiş; davalılar temyize başvurmuştur.
“Davacının kendisine verilen görev üzerine kullandığı tır ile yükleme yapmak için gittiği ...A.Ş. sahasında tırın yükleme alanında bırakılan havalı çivi çakma makinası tetiğine basması sonucu çıkan çivinin sekerek sağ gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığı… iş kazasının gerçekleşmesinde sigortalıya verilen %70 kusur oranının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalıların kusur oran ve aidiyetinin sorumlular arasında açılması imkanı bulunan rücu davasında değerlendirilerek sonuca bağlanmasının mümkün olmasına göre, mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla… hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.”
18 Mayıs 2026
Aile Hukuku
Evlenmeden önce eşe devredilen taşınmaz, hile iddiasıyla geri alınabilir mi?
1. Hukuk Dairesi · E. 2026/460 · K. 2026/1560 · 02.03.2026
Davacı, evlenmeden önce eşine güven duygusuyla taşınmazını satış göstererek bedelsiz devretmiş; ancak evlilikten 5-6 ay sonra eşinin tutum değiştirdiğini ve evi terk ettiğini ileri sürerek hileye dayalı tapu iptali davası açmıştır. Davalı ise taşınmazın mehir olarak verildiğini, imzalı mehir senedinin bulunduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, BAM de bu kararı onamıştır.
“Dava konusu taşınmazın bağış değil satış suretiyle devredildiği halde İlk Derece Mahkemesince bağıştan rücu şartlarının incelenmesinin yerinde olmadığı, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davanın hile iddiasına dayalı olduğu, tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarına göre hile iddiasının ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince sonucu itibarıyla davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu…”
17 Mayıs 2026
Günün Kararı
Tapu mükerrerliği yargılama sürerken idari yoldan giderilirse dava konusuz kalır mı?
1. Hukuk Dairesi · E. 2026/773 · K. 2026/1790 · 05.03.2026
Davacılar, adlarına kayıtlı birden fazla parselin, harman yeri vasfıyla kamu orta malı olarak sınırlandırılan başka bir parsel ile mükerrer olduğunu ileri sürerek mükerrerliğin giderilmesi ve beyanlar hanesindeki şerhin terkini istemiyle dava açmıştır. Yargılama sürerinde mükerrerlik idari yoldan giderilmiş, ilk derece mahkemesi "karar verilmesine yer olmadığına" hükmetmiştir. Hazine, taşınmazın kamu orta malı niteliği nedeniyle özel mülkiyete konu edilemeyeceğini savunarak karara itiraz etmiştir.
16 Mayıs 2026
Tazminat Hukuku
İş kazasında asıl-alt işveren zincirinde tüm işverenler sorumlu tutulabilir mi; manevi tazminat istinafta artırılabilir mi?
10. Hukuk Dairesi · E. 2026/2019 · K. 2026/1160 · 10.02.2026
Kalıp-beton ustası olarak çalışan işçi, 04.03.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 299.891,66 TL maddi + 50.000 TL manevi tazminata hükmetmiş; davacının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi manevi tazminatı 100.000 TL'ye yükselterek davanın tümüyle kabulüne karar vermiştir. Davalılar kararı temyize taşımıştır.